Yazardan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen benim için olumlu bir okuma deneyimi oldu.
Katabasis, karanlık akademi ve cehenneme iniş temalı fantastik bir kitap. Birbirine rakip olan iki doktora öğrencisi, hocalarını kurtarmak için cehenneme iniyorlar. İkisi de son derece hırslı bir büyücü ve haliyle akademik başarı için her şeyi göze alan karakterler. Alice ve Peter cehennemin katları arasında dolaşırken, onların akademi ortamı, başarıyı algılama şekilleri, ilişkilere bakış açıları gibi konularda iç hesaplaşmalarını okuyoruz. Yazar akademik hayatın karanlık yüzünü (cinsiyetçilik, iki yüzlülük, pragmatizm vb.) eleştiriyor. İnsanların ve olayların iç yüzünün her zaman sandığımız gibi olmadığını güzel bir şekilde anlatmış. Kitap boyunca insan olmakla ve hayatla ilgili yerinde tespitler var. Hayatı aslında bizim karmaşık hale getirdiğimizi; unvan, statü ve başarı gibi şeylere gereğinden fazla anlam yükleyerek yaşamın özünü kaçırdığımızı gösteriyor.
Kitaptaki cehennem tasarımı ve büyü sistemi güzel düşünülmüş. Belirli bir matematiğe ve mantığa dayalı bir büyü sistemi inşa edilmiş. Cehennem tasviri ise klişeleşmiş zebanili, işkenceli cehennemden daha farklı bir sistem olarak tasarlanmış. Fantastik öğeler ve aksiyon ikinci planda kalırken, karakterin iç dünyası; onun ilişkiler, yaşam, ahlak gibi konular üzerine düşünceleri daha ön plana alınmış.
Yazar bu kitapta edebi ve mitolojik göndermelere, felsefi fikirlere epey yer vermiş. Özellikle de ‘İlahi Komedya’ gibi cehenneme iniş temalı eserlerden ya da Hades ve Orpheus gibi Antik Yunan mitolojisindeki karakterlerden sık sık bahsediliyor. Ben yeraltına iniş temalı herhangi bişey okumamış olmama rağmen zorluk çekmedim; yani direkt Katabasis’i okursanız pek sorun olacağını zannetmiyorum. Ama tabii ki bu kültürel referansları