Puan vermedi·140 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap, ismi verilmeyen bir "yeraltı adamının" kendi düşüncelerini anlattığı uzun bir iç konuşma şeklindedir. Bu adam toplumdan uzaklaşmış, insanlara karşı öfkeli, kendisiyle sürekli çelişen ve mutsuz bir memurdur. İlk bölümde insan doğası, özgür irade, akıl ve toplum üzerine düşüncelerini anlatır. İnsanların sadece mantıkla hareket etmediğini, bazen sırf özgür olduğunu göstermek için kendi zararına davranabileceğini savunur. İkinci bölümde ise geçmişinden bazı olayları anlatır. Eski okul arkadaşlarıyla yaşadığı aşağılanmalar, bir subaya karşı takıntısı ve Liza adlı genç bir kadınla kurduğu karmaşık ilişki üzerinden kendi karakterini gösterir. Sonunda hem başkalarına hem de kendisine zarar veren bir insan olduğunu görürüz. --- Ana Tema İnsanın kendi kendisiyle savaşı. Dostoyevski'nin temel sorusu şudur: > İnsan gerçekten mantıklı bir varlık mıdır, yoksa özgürlüğünü kanıtlamak için bazen bile bile yanlış seçimler mi yapar? Yeraltı adamı, aklın her şeyi çözeceğine inanan düşüncelere karşı çıkar. Ona göre insan: Çelişkili bir varlıktır. Özgürlüğü uğruna kendi çıkarına bile zarar verebilir. Kendini tanıdıkça daha mutsuz olabilir. Toplumdan koparsa yalnızlaşır ve iç dünyasında kaybolur. --- Ana Fikir
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
9/10
·80 syf.··
2026 11. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:45
Şiirlerde verilmiş sözlerin de atılan adımların da ne anlama geldiğini çok iyi bilen, her şeyin farkında bir ses var. Ve bu farkındalık, sitem değil; kendi içinde son derece haklı, her şeyi olduğu gibi görmüş ve kabullenmiş bir insanın sakinliğiyle şiirlere dönüşmüş.
Düşünce
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitap üzerine ufak bir inceleme
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:15
Merhabalar, Zaman Kurabiyecisi, zaman kavramını normalin dışında, adeta elle tutulur ve tadı alınır bir kurabiyeymiş gibi işleyen son derece özgün bir kitap. Kitabı okurken satır aralarından burnunuza sık sık mis gibi kurabiye kokularının geldiğini hissetmek içten bile değil. Akıcı dili sayesinde bir kez odaklandığınızda kendisini keyifle okutturan bir hikaye. Arka planda aslında görünenin göründüğü gibi olmadığını, önyargıların hayatımızı nasıl şekillendirdiğini ve yeni arkadaşlıklar, geçmişte yaşananlar ile toplumsal ilişkiler üzerinden bolca etkileşimi gözler önüne seriyor. Üstelik barındırdığı bu derinlikle, zaman zaman Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi havasını (vibe'ını) da yer yer hissettirmekte. ​Kitabın en güçlü yanlarından biri ise karakterlerin içsel çatışmalarının ve samimiyetlerinin oldukça gerçekçi, insancıl bir biçimde anlatılmış olması; öyle ki okurken kendinizi karakterlerle rahatça eşleştirebiliyorsunuz. Nihayetinde bizlere sahip olduğumuz şu anki zamanımızı en iyi şekilde geçirmemiz gerektiğini önemle belirten, zamana dair çok kıymetli bir farkındalık kazandırıyor.
1000Kitap
Zaman KurabiyecisiPoem Yu Jin · Yuzu Kitap · 202662 okunma
Kader Diyemezsin, Sen Kendin Ettin!
8/10
·208 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:12
Osokin… Ana karakterimiz, rüzgârın karşısındaki dal gibi yel nereden estiyse oraya yatan bir dostumuz. Bu kişilik tipi illaki size tanıdık gelecektir. Hatta uzaklarda aramaya gerek yoktur, insan ne kadar inkar etse de zaman zaman kendisini de böyle durumların içinde bulur. Osokin yaşamında birçok şans elde ettiğini ancak bunları hiç iyi değerlendiremediğini zaman geçtikten sonra fark eder. Ah, der keşke geriye dönebilseydim, o zaman yaptığım hataları yapmazdım. Buraya kadar da olaylar çok tanıdık değil mi? Devam edelim. Osokin’in kapısını çok önemli bir şans daha çalar ve spritüel çalışmalarıyla bir büyücüyle tanışır. Durumunu izah eder ve büyücü ona şu anki aklı ile geçmişe gidip istediği değişimi yapabileceğini söyler ve Osokin kendini geçmişte bulur. Geçmişinde istediği değişimi yaparak yaşamına devam edebilecektir. Hepimiz için bu ne kadar güzel olurdu değil mi? Fakat o da ne? Osokin geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaya devam eder, üstelik sonunun ne olduğunu bilmesine rağmen. Şimdi hiç ahkam kesmeyelim. Biz olsak kesin değiştirirdik, demeyelim. Şöyle bir düşündüm, belki ben de aynılarını yapabilirdim ve bu farkındalık beni dehşete düşürdü. Osokin için bir şeyleri bilmek işe yaramadı. Geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaması için önemli fedakarlıkları yapması, kendini değiştirme yolundaki önemli eşiği atlaması gerekiyordu ve bunu yapabilecek gücü yoktu. Şimdi size sorayım, kaçımızda bu güç ve cesaret var? Zaten bunun farkında olabilseydik geçmişte yaptığımız hataları tekrarlar durur muyduk? İşte, insanlığın er meydanı burası. Kitabı dil ve anlatım olarak tatmin edici olmasa da kurgusu ve farkındalık oluşturmak anlamında çok başarılı bulduğumu söylemek isterim. Kitabın sonunda Osokin için neler olduğunu ise okuyuculara bırakıyorum ve sözlerimi sağlıcakla
Ivan Osokin’in Tuhaf YaşamıP. D. Ouspensky · Dorlion Yayınları · 2020636 okunma
Puan vermedi·
"Sözüm ona modern çağda sevmekkk... Sevmek ne uzun ve zor kelime aslında haddini, edebini bilene tabi eskiler ne güzel demiş Edeb ya hû!!! İnsanların sevgi adı altında birbirlerinin arkasından işler çevirmesinden, samimiyetsizce gülümsemelerinden, kadınların da erkeklerin de 'bir sürü seçeneğim var' diyerek önüne geleni takip edip, beğenip sonra sessizce ortadan kaybolmalarıyla dolu bir çağda sevmek... İlişkileri bir ego tatmini aracına dönüştürmelerinden, kendi bencilliklerini masum insanların verdiği değerle beslemelerinden yorulduğumuz bir zaman.. Ne kadar kötü seven, ne kadar eksik kalan, ne kadar emek vermekten kaçan insanlarla dolu bir çağ bu. İnsan; durup dinlemeye, gerçekten bakıp görmeye, hissetmeye bile zaman bulamıyor. Belki de zaman bulmak istemiyor. Çünkü hissetmek sorumluluk getiriyor, anlamak emek istiyor, kalmak cesaret gerektiriyor. Bu yazılan satırlar bile muhtemelen yalnızca bir beğeninin ardından sonsuz kelimeler arasında kaybolup gidecek. İşte hızın acımasızca tükettiği çağın gerçeği bu. Hayallerden, kalplerden ve insanlığın içindeki güzel parçalardan çalarak büyüyen bir çağ... Dürüstlüğün bu kadar nadir, sevmenin bu kadar ucuz ve yüzeysel hâle gelmesine üzülüyorum. Neden herkes birbirini öylesine deniyor? Neden kimse gerçekten kalmaya niyet etmiyor? Neden bir insanın kalbini tanımaya çalışmadan, onu yalnızca bir ihtimalmiş gibi tüketip geçiyor? Biriniz de sahici olun istiyor insan. Biriniz de cesaret gösterin. Eğer samimiyetiniz yoksa insanların hayatına dokunmayın. Eğer kalmaya niyetiniz yoksa umut vermeyin. Eğer sevmeye cesaretiniz yoksa yüreği güzel insanları yaralamayın çünkü sevmek farkındalık ister güç ister kum fırtınasında güneşe bakamayacaksan niye güneşi hep görmek istiyorum diyorsun ki ? Bazen şöyle demek geliyor içimden: Bu çağın
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,385 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 1. kitabı
Edebi açıdan tatmin edici olmasada deneme tarzında oldukça faydalı ve yararlı bir kitap diye düşünüyorum. Bie tarihçinin gözünden gençler için farkındalık kazandırabilir. Keyifli okumalar
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma