Büyük Selçuklu Sultan'ı Melikşah'ın isteği üzerine yazılan eser devlet idaresi hakkında öğütler, hikayeler, kıssalar içeriyor.
Nizam-ı Mülk'ün 30 yıl süren vezirliği sonucu bildiği ve gördüğü devlet siyaseti ve daha önceki devletlerin incelemesi sonucu tüm tecrübelerini bu kitapta toplayarak Sultan için bir el kitabı hazırlamış.
Kitapta konu konu ayrılmış tekrarlarda içeren 51 fasıl bulunuyor.
Kadının devlette ki hatta hayatta ki rölü bence çok sert incelenmiş .
Diğer dinlere ve inanışlara karşı tutumu da aynı şekilde sert buldum. Tabiki o dönem haşaşiler ve diğer bâtınî mezhep calışmaları çok kötü olsada İslâm'daki höşgörü politikasını uygunluğu bence tartışılır. Cihat ve ceza için kesinlikle bu şekilde düşünmüyorum.
Kitap genel olarak okunması gereken özellikle Devlet kademesinde olanlar için kesinlikle okunmalı dediğim eserlerden.
Ağır bir kitap olarak düşünsemde çeviri rahatlığıyla çok rahat okunabiliyor.
NizamülmülkSiyasetname
Çox möhtəşəm idi.Əgər kitab oxumaqda çətinlik çəkdiyiniz dönəmdən keçirsinizsə ,bu kitabla davam edin.O qədər maraqlı davam edir ki, bölümlər arası fasilə vermək olmur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu kitapta cizilen çerçeve, ulaşılamaz bir ütopya değil, fıtratına sadık kalan her bireyin gerçekleştirebileceği muşahhas bir idealdir. İnsan-ı kamil ufkuna yürümek, düşe kalka da olsa yolda olmak, istikamet üzere kalmak ve her düşüşte yeniden "Bismillah" diyerek ayağa kalkmak demektir.
Modern çağın insanını; yalnızlık, yabancılaşma, aidiyet arayışı ve içsel boşluk üzerinden ele alan bu eser, okuyucuyu kendi ruh dünyasına doğru derin bir yolculuğa çıkarıyor.
Toplamda 5 fasıldan oluşan kitapta yalnızca düşünsel anlatımlar değil, duygulara dokunan şiirler de yer alıyor. Her fasıl insanın kendini ve varoluşunu sorgulamasına vesile olurken; satırlar arasında modern dünyanın karmaşası içinde kaybolan ruhumuza da ayna tutuyor.
Yazar, teknolojinin ve konforun arttığı bir çağda insanın neden bu kadar yalnızlaştığını sorgularken; insanın özüne dönüş yapabilmesinin önemini sade ama etkileyici bir dille aktarıyor.
Çokça altını çizdiğim cümleleri, düşündüren anlatımı ve şiirlerle harmanlanan yapısıyla okurken hem zihnime hem kalbime dokunan bir kitaptı..
Siz de kendi iç dünyanızı anlamaya, kendi varoluş yolculuğunuzu sorgulamaya dair bir okuma arayışındaysanız, bu kitapla tanışmalısınız.
Bu günə qədər oxuduğum ən mükəmməl əsərdir, deyə bilərəm. Uzun müddət də ən yaxşı kitablar kateqoriyamda birinci sırada qalacaq. Kitabı demək olar ki, fasilə vermədən 7 saata bitirdim. Dəfələrlə də oxuyacağam.İnsanlara çox mənalı fikirlər aşılanır, təsadüflərin olmadığı, hər şeyin kainatda bir bütöv olduğu incəliklə oxucuya çatdırılır. Kimliyindən asılı olmayaraq hər kəsə tövsiyə etdiyim əsərdir. Möhtəşəmliyini izah etməyə cümlələr yetmir.
KimyagərPaulo Coelho · Qanun Nəşriyyatı · 2015247bin okunma
Son Fasıl…Son iliklerimize kadar sinmiş kelimelerden… O kadar ki gündelik hayatımızda dahi onlarca kez kullandığımız, kullanıla kullanıla mecaz ve yan anlamlarını yitirmiş fakir ve garip bir kelime olarak varlığını sürdürüyor dilimizde. O kadar yalın ve sade devam ediyor ki varlığına…kendi son’una o kadar yaklaşmış ki…Halbuki çok daha kapsamlı ve derin olması gerekiyordu bu telaffuzda hafif ancak mana olarak ağır kelimenin.
Her şeyin son’u var…Geniş zaman kipinde devinen bir cümle oldu bu. Evet her şeyin sonu var…bir kendi sonu…bir de müşterek sonu…belki bunu sonun da sonu olarak nitelemek mümkün. Bir de son’suz var değil mi? Ne kadar trajik! Bir sonlu, bir fani iken gözünü sonsuza dikmek!
Kitabın ismi Yahya Kemal’in bir dizesinden geliyor. Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç…Münir Nurettin Selçuk’un bu şiiri bestelediğini hatırlıyorum. Nedim Bey bu eserinde insan hayatı ile mekanı “son” parantezine alıp açılımlıyor. Meşhurların hayatlarının son demlerinde nerede bulunduklarını hazin ve etkileyici bir dil ile okuruna sunuyor. Şehirler arası bir iletişim değil, metinler arası bir etkileşime şahit oluyoruz sayfalar arasında gezinirken. Farklı şehirlerin, farklı hayatlara nasıl sahne olduğuna, farklı hayatların farklı şehirlerde nasıl son bulduğuna dair hüznü duyumsuyoruz. Tarihin büyük hikayesi, şehirlerin derin ve sessiz şahitliğinde bireysel ölümlerle son bulup, şehir mezarlıklarında birkaç satıra sığan isim soy isim ve “açılır parantez” sadeliğinde okuyucuya sunuluyor. Ne kadar uzun ve ne kadar derin de yaşasak “açılır parantez”- “kapanır parantez” yani demem o ki bir satır okur gibi bitiyor ömürlerimiz. Meşhur şehirlerin meşhur ölüleri…bize sanırım bir mezar sahip olmak yetecek gibi…
Son FasılNedim Gürsel · Doğan Kitap · 202117 okunma
Âşık Paşa 1272 senesinde Kırşehir'de dünyaya gelip, 1333 senesinde yine Kırşehir'de Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Türbesi de aynı şehirde bulunmaktadır. Âşık Paşa'nın asıl ismi ise Ali'dir. "Âşık" onun mahlasıdır. "Paşa" ifadesi ise onun, babasının ilk oğlu olduğuna işarettir. Babasının ismi ise Muhlis Paşa'dır. Muhlis Paşa bir ara Konya şehrine hâkim olmuş ve altı aylık bir hâkimiyetten sonra şehri Karamanoğulları'na devretmiştir.
Âşık Paşa ilk derslerini Şeyh Osman'dan alır ve babasının da vasiyeti üzerine Şeyh Osman'ın kızı ile de evlenir. Âşık Paşa, bir ara Anadolu Valisi Timurtaş Paşa'nın da veziri olmuştur.
Âşık Paşa'nın öne çıkan eseri Garibnâme olmakla birlikte diğer eserlerinin isimleri şu şekilde: Fakrnâme, Vasf-ı Hal, Hikâye, Kimya Risalesi, Risale fî Beyani's-sema.
Ayrıca Âşık Paşa'nın yaşadığı devrin Arapça ve Farsça tesirinde kalmayarak, eserlerini Türkçe olarak yazması da dikkat çekici bir husustur.
Garibnâme, kendisinin 1330 senesinde kaleme aldığı, 12.000 beyitten oluşan, halkı eğitmek gayesiyle yazılmış, dinî ve tasavvufî bir eserdir. Eser on bölümden oluşuyor. Âşık Paşa, eserinin giriş bölümünde bu on bölümü şu şekilde özetliyor:
"Birincibölümde bir olanlar anlatılır. On hikâyeden oluşan birinci bölümde mânâ hazinesini yakından tanı. Hikâyelerin her birinde birlik içindekilere övgü, ikilik çıkaranlara yergi vardır.
İkincibölümde ikili olanlar anlatılır. On hikâyeden oluşan ve okuyup öğrenmek isteyenler için can-vücut ve yer-gök gibi kâinattaki zıt şeylerin bilinmesi gerekir.
Üçüncübölümde üçlü olanlar anlatılır. Bu bölümde on hikâye var. Allah "ol" diye emrettiği için bunlar gelecek, geçmiş ve içinde yaşanılan durum gibi üçerli yaratılanlardır.
Dördüncübölümde dörtlü olanlar anlatılır. Bu bölümde anlatılan
GaribnameAşık Paşa · Kapı Yayınları · 202325 okunma