Fatih İlbay

Fatih İlbay
@fatihilbay
İşletme
Meslek Lisesi
Münih
Münih, 6 Aralık 1978
27 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Bizim göçmen mahallemizin, her biri bir başka yerden göçüp gelen her ailesinin, konup göçtügü yerlere ait ayrı bir hikayesi vardı. Sınırların ötesinden sızan yeni göçmenlerle mahallenin halkı gün geçtikçe artardı. Bu yeni gelenler yuvalarını, topraklarını, doğdukları yerlerde bıraktıktan sonra, zahire, kap kacak, yorgan döşek, namına ne alabilirse, iri öküzlerin çektiği ağır arabalara atarlar, yollara dökülürlerdi. Kadınlarla çocuklar bu yüklerin üstüne bindirilirdi. Bu perişan kafileler, eski istila ordularının Balkanlar'da, Tuna'da ve daha ötede yerleşip, köy, şehir, kale kuran eski fatihlerin geri dönen çocukları, kalıntılarıydı. Şahin atlar üstünde Avrupa' ya giden ataların bu çocukları, şimdi her tarafindan torbalar, bakraçlar sarkan bu gıcırtılı arabalarla, yüzyıllarca süren bir egemenliğin ellerinde kalan bu hazin artıklarını geriye doğru taşıyorlardı.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Fatih İlbay

, bir kitap okudu
6/10
·288 syf.·
3 günde okudu
·
2022 8. kitabı
İlber Ortaylı
7.6/10 · 65,3bin okunma
Bak burada söyleyeyim, anne-babaların önce çocukların beslenmesine dikkat etmeleri lazım. Ama maalesef kendileri yemek yapmayı bilmedikleri için, çocuklarına da lezzetli ve organik yemek yediremiyorlar. Ben yaşadığım yerden görüyorum: Her eve kuryeler girip çıkıyor, mütemadiyen yemek taşıyorlar. Böyle çocuk yetiştirilmez. Kimse artık Türk mutfağını tatbik etmiyor. Çocukların ne yedikleri belli değil. Anne-babaların kendileri de ne yediklerini bilmiyor zaten. Ayrıca çocuk neyi isterse onu yediriyorlar. Bu da yanlış, çocuğa her istediği yedirilmez.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Çocuk Gelişimi
“Atatürk’ü anlatırken insani özelliklerine de girmek gerekir. Kendisi bu açılardan da bilinmesi gereken bir liderdir. Yakınındaki insanların ifadeleri, bize onun gündelik hayattaki özellikleri hakkında fikir veriyor. Küstahlığa rastlayana kadar mütevazıydi; nazikti, görgülüydü. İbadetine bağlı biri değildi ama ibadet edenlere hürmeti vardi. Kız kardeşi, Çanakkale şehitlerinin ruhuna, her yıl dönümünde mutlaka Kur'an okuttuğunu anlatıyor. Kendisi de Kur'an okur, iyi okunmasını istermiş. Ramazan ayı ya da kandil geceleri gibi özel zamanlarda ihtimamlı olduğu, ibadet edenlere kolaylık sağladığı, Köşke içki ve saz ekibi sokmadığı biliniyor. Müsrif, ağır tüketici değildi; hesaplıydı. Alkolle ilişkisi uç noktalara gitmezdi, kamu önünde sarhoş olduğu görülmemiştir. Yalnız kahve ve sigaraya ağır düşkündü. Türk yemeklerini severdi, Batı mutfağıyla pek arası yoktu. Türkçeyi son derece güzel kullanırdı. Küfretmezdi; en fazla "inatçı katır" dediği anlatılır. İltifat etmeyi, bilhassa kadınlara güzel sözler söylemeyi severdi. Ama iğneli konuşmalarda da ustaydı. Çok açık ki iyi bir hatiptir. Sözel yeteneklerinin yanı sıra, spora önem verirdi. Ata biner, yüzerdi; iyi de dans ederdi. Vücudunu doğru kullanmayı bilirdi; bunu, fotoğraflardaki duruşundan da anlıyoruz. O fotoğraflarda dikkatimizi çeken bir diğer husus da hem iyi giyindiği hem de giydiklerini iyi taşıdığıdır. Gençlik çağlarından beri üniforma giymeye alışmış askerler, sivil kıyafetleri taşımayı çok iyi beceremezler. Atatürk’ün böyle bir sorunu olmadığı, aksine bu konuda yetenekli oldugu açıktır.”
Sayfa 57·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Atatürk