O 'nu tanıdıkça kalbin yönünü kaybetmeyecek.
Bu nasıl bir rastlantıydı? Bizi bir araya getiren neydi? Kadere inanmazdım. Yaşadığım hiçbir şeyi kadere bağlamamıştım. Sorumlulugu ona yükleyip, kaçmamıştım. Sırf bu yüzden ikiye ayrılmış, iki kadın yaratmıştım kendimden. Bir yanım kendimi aklarken, bir yanımla suçlamıştım.
Sayfa 361 - Ephesus Yayınları
İkimiz de ayrı yolların taşlarına takılmış, tozunu yutmuştuk oraya gelene kadar. Artık olacakları birlikte bekleyecek, birlikte yaşayacaktık. Kaderimizin ne denli ortak olduğunu bilmiyordum o günlerde. Buna rağmen sürekli ve inatçı bir itkiyle ona yaklaşıyordum.
Sayfa 162 - Ephesus Yayınları
Göğsümün içindeki telaş, çırpınış, bana yabancıydı. Ah! Eyvah! Ne vakitsiz ne uygunsuz bir karmaşaydı. Ruhum örselenmiş, acılarım demliydi benim. Oraya gitmekle birkaç direk dikmiştim yıkık düzenimin altına. Ancak henüz harcım hamdı.
Sayfa 77 - Ephesus Yayınları
Sultanlara genellikle çok küçük yaşta nişan yapılıp nikâh ise daha sonra olurdu. Sultan II. Mustafa nin kızı Hibetullah Sultan gibi üç aylıkken Sultan llI. Mustafa'nın kızları Esma ve Beyhan Sultanlar gibi iki yaşlarında iken nişan yapılmış. Sultan llI. Ahmed'in kızı Fatma Sultan gibi beş, Sultan IV. Mehmed'in kızı Hadice Sultan gibi yedi yaşında evlendirilmiş sultanlar vardır. Küçük yaşta nişanlanan sultanların bazan evlilik gerçekleşmeden damat adayının ölümü veya verilen vazifede başarısız olması dolayısıyla nişanları bozulur ve daha sonra uygun bir şahısla tekrar nişan yapılırdı...
Sayfa 118·Kitabı okuyor
Alıntı