5/10
·160 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 11:14
İntibah/ Sergüzeşt-i Ali Bey Özet Ali Bey, varlıklı bir ailenin tek çocuğudur. İyi bir eğitim hayatı geçirmiş bir katiptir. Arkadaşlarıyla bir aradayken hiç adeti olmadığı üzere bir arabaya işaret yapar. Bu araba Ali beye durur. İçinden Mahpeyker adında bir kadın iner. Ve Ali bey ile buluşmalara başlarlar. Ali bey öyle bir hale gelir ki gözü Mahpeyker’den başkasını görmez olur. Ne var ki bu kadın Ali Bey'e pek de uygun değildir. Bir çok adamla dost hayatı yaşayan toplumda kabul görmeyen bir kadındır. Tüm bunlara rağmen Ali bey bu kadından şerefi için bile vazgeçmez. Ali Bey'in annesi ise oğlunun böyle bir kadını beğenmesini kabul etmez ve evlerine Dilaşup adında genç ve güzel bir cariye alır. fakat oğlunu vazgeçiremez. Bir gün Mahpeyker, Suriyede iş yapan aylık Mahpeyker’in geçimini üstlendiği bir dostu olan Abdullah Efendi ile buluşmaya gitmiştir. Tam o sırada Ali bey Mahpeyker’in evine gider. Fakat onu evde bulamaz ve bütün gece Mahpeyker'i bekler. Sabaha doğru Mahpeyker evine geldiğinde Ali beyle karşılaşır ve Ali bey daha fazla böyle bir kadınla görüşmemeye karar vererek Mahpeyker’ i terkeder. Bu ayrılıktan sonra Ali Bey, cariye olan Dilaşup'la ilgilenmeye başlar. Haremine alır. Kıskançlık krizlerine giren Mahpeyker ise Abdullah Efendi ile birlikte Dilaşup'a karşı bir plan yapar. Hamamda Dilaşup’un benlerini görüp namusuna leke sürdürür. Bazı erkekler Ali Bey'e bu plan dahilinde bir şeyler söyler, Ali Bey bu dedikodulardan sonra eve gidip Dilaşup’u hırpalar ve evden atar. Bu olaydan sonra Ali Bey hastalanır sıtma nöbetleri geçirir. Dilaşup'u ise esirciye satar. Dilaşup'u esirciden alan kişi ise Mahpeyker olur. Ve intikam için Dilaşup’u döver, hırpalar hatta kendi gibi iffetsiz olması için zorlar. Fakat başarılı olamaz. Ali Bey yaşadığı olaylardan sonra mal
İntibahNamık Kemal · Beyaz Balina Yayınları · 200549,2bin okunma
“LÜSYEN”
8/10
·541 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:00
Şair Abdülhak Hamit Tarhan’ ın 4. eşi Lüsyen’e olan aşkının anlatıldığı gerçek bir hayat hikâyesi. Hem Osmanlı’nın çöküş yıllarını, hem Cumhuriyetin kuruluş dönemini de anlatıyor arka planda. Kitabın yazarı Can Dündar’ın usta belgeselciliğini gördüğümüz zengin kaynakçalı bir roman. Dil ve üslup etkileyici. Merak unsuru kitabı elinizden bıraktırmıyor. Siyah beyaz fotoğraflarla zenginleştirilmiş olması da iyi destekliyor okunanı. Ve yer yer alınmış orijinal mektuplar da mevcut. Metinlerin arasına Abdülhak Hamit’in şiirlerinin serpiştirilmiş olması da ayrı bir güzellik katmış. Şiirlerin orijinal Osmanlı Türkçesinden çevrilip günümüz Türkçesiyle yazılmış olması, anlamı kolaylaştırıyor. Ayrıca cümle içinde geçen yabancı kelimelerin anlamlarının kitabın sonunda değil de aynı sayfada verilmesi, okumayı hızlandırıyor. Bir dönemin şair-i azamı, ‘Makber’ yazarımız Abdülhak Hamit Tarhan’ın çocukluğundan başlayan hareketli yaşamını anlatıyor. Abdülhak Hamit ne sıkıntılar yaşamış, o kadar kitap ne zorluklarla yazılmış bu kitabı okuyunca anlıyorsunuz. İlk eşi Fatma Hanım’ın ölümü üzerine ünlü ‘Makber’ şiirini yazan bir şair kendisi. Hem Cumhuriyet hem de Osmanlı dönemini görmüş ve bu dönemlerde oldukça iyi bir yaşam sürmüş olan şair, belli bir yaştan sonra kendisinden çok genç bir kız olan Lüsyen’i görür ve ona aşık olur. Aralarındaki büyük yaş farkına rağmen (60 ve 18) birbirlerine olan sevgileri gittikçe artan bu iki insanın yaşamlarına o dönemin ünlü kişileri de şahitlik eder. Atatürk’ün dans ettiği, Tevfik Fikret’in edebiyat dersi verdiği, İnönü’nün evlerinde satranç oynadığı, Nazım Hikmet’in sofralarında yemek yediği, O Lüsyen’i tanıma fırsatı buluyorsunuz. Bu belgesel tadındaki kitapta başka kimler yok ki; Mehmet Akif’ten Victor Hugo’ya, Damat Ferid’den Oscar Wilde’a, Yahya
Biyografi Edebiyat Roman
LüsyenCan Dündar · Can Yayınları · 20151,460 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Mor Dağların Balası ‎ ‎“Mor Dağların Balası” Yazar Tarık Torun’un yirmiye yakın eserinin içerisinde ki üçüncü hikâye kitabıdır. KDY Yayınları etiketiyle Temmuz 2025’te matbuat âlemine dâhil edilmiş. On beş hikâyenin yer aldığı kitap, yüz iki sayfa hacmindedir. “Mor Dağların Balası” kitap ismi, aynı zamanda kitapta yer alan ilk hikâyenin ismidir. Ayrıca kitabın, Aras’a ithaf edildiğini görmekteyiz. ‎ ‎Kitap da hayata dair çok çeşitli konular hikâye edilmektedir. “Kasabaya yetiştirilmeye çalışılan kadın doğum hadisesi, karşıt görüşlü iki gurubun söz düellosu, köy - yayla hayatı, etme bulma dünyasını örneklendirme, askere gidiş serüveni, baba sevgisi, ırmakta boğulmaktan kurtulma, hayvan otlatma, çobanlık. Bunlarla beraber köyden şehre göç, gecekondu hayatı, özellikle Ankara serüveni, şehir ve köy hayatının iç içe geçmesi, memuriyet hayatı, kitap sevgisi, korsan kitap mevzusu, misafirlik, öğretmenlik, hasta-doktor, bir dönemin şifacıları” bunlar gibi birçok konunun hikâyelere konu edindiğini görmekteyiz. Köy, kasaba dediğimiz özellikle tabiat güzelliği bakımından şen şadıman bir yeşillikte, menevişli hazlar yaşanılan güzel bir ortamdadır yaşanılanlar. ‎ ‎Hikâye anlatımlarında genellikle dış anlatıcı sesini duymaktayız. Ama zaman zaman başkarakter üzerinden bir anlatımda yer almaktadır. Aynı zamanda bazı hikâyelerde yazarın sesini de duymaktayız. Bu hikâyeler bir yönüyle anı tadındadır diyebiliriz. Öyle ya dünyamız bir boyutuyla daha çok hatırdan ve hatıradan müteşekkildir değil midir? Anlatımların geneli yazarın yaşadığı yerlerle ve zaman dilimiyle örtüşmektedir. Hikâyelerde geçen görüntülü telefon, arama motoru ve sanal ortam gibi kimi ifadelerden günümüzün hikâyelerine yer verildiğini de görmekteyiz. Hikâyelerde farklı zamansal geçişlere de şahitlik yapıyoruz. Elbette
Mor Dağların BalasıTarık Torun · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20251 okunma
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 20:01
Normalde bir kitap bu kadar uzun bir süre elimde kalmaz fakat çok yoğun olduğum bir dönemden geçtiğim için biraz uzun sürdü bitirmem. Buna rağmen büyük bir keyifle okudum. Yoğun da olsam her gün mutlaka az da olsa okudum. Okuduktan sonra öyle tıkanmış hissettim ki hemen inceleme yazmaya kendimi hazır hissedemedim. Ama şimdi yorumumu yapmaya hazırım; Roman, 11. yüzyılda İran'da bulunan Alamut Kalesi'nde geçiyor. Hikâye, Haşhaşiler tarikatının lideri olan Hasan Sabbah etrafında şekilleniyor. Hasan Sabbah, Selçuklu veziri Nizamülmülk ve Sultan Melikşah'a karşı mücadele etmek için gençleri yetiştirir. Bu gençler "Fedailer" olarak bilinir. Hasan Sabbah, gençleri cennetle ödüllendireceğine inandırmak için, uyuşturucu etkisi yaratan bir maddeyle bayıltır. Gözlerini açtıklarında kendilerini "sahte bir cennette" bulurlar. Bu durum sayesinde Hasan Sabbah için tereddütsüz canlarını feda etmelerine neden olur. Romanın merkezinde özellikle; İbni Tahir, Yusuf ve Halime yer alıyor. İbni Tahir; saf ve sorgulayıcıdır, olaylara eleştirel gözle bakar. Yusuf; Hasan Sabbah'a tam anlamıyla bağlı fedailerden biridir. Halime ise sahte cennette ki hurilerden biridir. Sadece bunlar değil, Meryem, Fatma, Süleyman, Abama ve daha birçok harika karakterlerle dolu muazzam bir kitaptı. En sevdiğim karakter kesinlikle Halime oldu, onu kendime o kadar yakın hissettim ki... Hem kurgu hem tarih hem de felsefe anlamında mükemmel bir kitaptı. Okuru düşündüren, sorgulatan şahane bir eser. Kitabı bitirdikten sonra düşündüğümde kendi kendime “Hiç mi sıkıldığım yer olmadı?” diye sordum ve gerçekten de hiç sıkılmadığımı fark ettim. Olay, zaman, karakterler her şey harikaydı, betimlemeler çok yerindeydi. Çok akıcı ve sürükleyiciydi. Övgüyü sonuna kadar hak eden bir eser. Kesinlikle tavsiyemdir. Mutlaka
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Puan vermedi·271 syf.·
2026 209. kitabı
Osmanlı devlet yönetiminde etkin bir rol oynamış Haseki Sultan ve Valide Sultan. Torununun saltanatında bile haremi yönetmiş ve büyük kayınvalidesi Safiye Sultan gibi kendisi de Büyük Valide Sultan olmuştur. Osmanlı padişahı I. Ahmed'in nikahlı eşi ve en sevdiği eşidir, padişah IV. Murad ile I. İbrahim'in annesidir ve IV. Mehmed'in babaannesidir. Safiye Sultan'ın isteği üzerine adı Mahpeyker olmuş Kösem Sultan Kimdir? Osmanlı tarihinin etkili kadınlarından olan Kösem Sultan, 1590 yılında Yunanistan'da Anastasya adıyla doğdu. Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul'a kızlarağasına gönderildi. Kösem Sultan küçük yaşta Harem'deki eğitime başladı. 15 yaşındayken Sultan I. Ahmet'e haseki oldu. . Keskin zekasıyla padişahı etkisi altına aldı ve bütün saraya nüfuzunu kabul ettirdi. Kösem Sultan, Safiye Sultan ve Hürrem Sultan'ı örnek alarak, kendi yoluna başladı. Bu sirada III. Mehmed vefat etti ve genç Şehzade Ahmed Osmanlı tahtına oturdu. I. Ahmed olarak 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslâm halifesi oldu.Kösem parlak zekası ve güzelliği ile Sultan Ahmet'i kendine aşık etmeyi başardı. Kocası ölünce önce tahta geçen kocasının kardeşi Sultan I. Mustafa ve daha sonra da kocasının başka bir kadından olma oğlu Sultan II. Osman zamanında devlet işlerinde etkinliği arttı. Fakat II. Osman yaşı çok genç olmakla birlikte Kösem Sultan'ın devlet işlerine çok karışmasından rahatsız oldu ve muhtemelen annesi Valide Sultan Mahfiruz Hatice Sultan'ın da etkisiyle onu eski saraya gönderdi. . Genç Osman'ın tahttan indirilmesi ve tekrar yerine geçen I. Mustafa'nın da tekrar tahttan indirilmesi üzerine tahta nihayet Kösem Sultan'ın kendi oğlu IV. Murat çıktı. IV. Murat tahta çıktığında sadece 11 yaşındaydı ve Kösem Sultan artık oğlu adına devleti büyük ölçüde yönetmeye başlamıştı. Kösem Sultan
Edebiyat - Roman - Tarih
Kösem SultanAhmed Refik · Yeditepe Yayınevi · 2015123 okunma
Geçmişten günümüze köprü
Puan vermedi
Yıldız Tek Gamlı nın isteği üzerine FISILDAYAN KALEMLER YAYINLARI ndan çıkan Geçmişten Günümüze Köprü antoloji kitabını ve kitapta emeği geçen tüm yazar kadrosunu 1000kitap uygulamasına ekledim. Yazar linki olmayan arkadaşlara yeni link açtım. Her hangi bir eksik ya da hata varsa özelden bildirirseniz ilk fırsatta düzeltirim. Ayrıca yazar linkine fotoğraf veya biyografi ekletmek isteyen yazar arkadaşlara da yardımcı olurum. Eserleri ile katkıda bulunan tüm yazar arkadaşlarıma teşekkür ederim. Keyifli okumalar... Mutlu Kılıç
Edebiyat
Geçmişten Günümüze KöprüKolektif · Fısıldayan Kalemler Yayınevi · 20267 okunma