İnsan manevi rahatını sağlama almak için her şeyi ama her şeyi yapar; bu rahatı bozacak bir şeyi yapmaya da hiçbir şekilde zorlanamaz ve ikna edilemez.
“Tanrım! Tanrım! Beni niçin bıraktın!” diye haykıran ses, tümüyle kendi içine sıkışan, kendinden yoksun kalan ve karşı konulmazcasına yitip giden insanın, kendi içsel derinliğinde bu yok oluşa karşı koymaya çalışan gücünün sesi değil midir?