En güzel şekilde yaratılan insan, şu kainat ağacının bir meyvesi olarak halk edilmiş ve onun bütün güzelliklerinden ve nimetlerinden en güzel şekilde istifade edecek tarzda yaratılmış… Bu âlemin dikkatli bir seyircisi olmuş… Koca dünya kendisi için güzel bir ev olarak hazırlanmış… Dağlar ve denizler onun emrine verilmiş, hava latif bir binayı olmuş… Arılar ona bal yapmış, ipek böcekleri onu giydirmiş koyun ve kuzular onu beslemiş, kendisi çamur yiyen ağaçlar ellerini uzatarak en lezzetli meyveleri ona takdim etmiş… Ay lambası; Güneş, sobası; yıldızlar kandilleri hükmüne geçmiş ve İnsan, Kainat Sultanı’nın birliğini ve haşmetini her birisi kendi hususi lisanıyla ilan eden sayısız varlıkların topyekün tercümanı ve takvimcisi olmak vazifesi ile şereflendirilmiş. 60-70 senelik bir hayat uğruna, kâinatı bütün masnüatıyla insanın emrine veren bir Zat, onu kabirde başıboş bırakır mı? Bunca masrafın hesabını sormaz mı? Emrine muti olanlara (itaat edenlere) mükafat isyan edenlere ceza vermez mi?…
…çünkü tam’a ya da tamam’a eklenecek söz yoktur…Kişi sonunda "uzanıp kendi yanaklarından öpmek" zorunda kalacaksa, "sonra herkes kendi gecesine gidecek"se , çaresi de yoktur kimsenin.