Mümin Dede ve çocuk arasındaki en büyük fark şudur;
Mümin dede kendi masalını öldürür, çocuk ise inandığı masal uğruna kendini öldürür...
#beyazgemi
#cengizaytmatov
Eylül
Necip Bey yüreğini Suat hanıma kaptırmıştır. Ama şöyle bir durum var ki bence Necip Bey Suat’a aşık olmamıştır, Necip; Suat’la Süreyya’nın arasındaki o aşka hayran kalmıştır, başlarda olay dediğim gibi hayranlık üzerine kuruludur. Daha sonraları bu hayranlık sadece Suat’ın üzerine geçmiştir.
Necip bey hayatı boyunca hep düşük ve aşağılık kadınlarla beraber olmuştur, bu yüzden tüm kadınlara “delila” demektedir. Yani tüm kadınları kötü ve iğrenç olarak aynı kefeye koymaktadır. Karşısına kocasına bu kadar sadık bir kadın çıkınca da ona hayranlık beslememesi olanaksızdır.
Gizli gizli aşkını yaşayan Necip bir süre sonra gözleriyle Suat’a hissettiklerini anlatmaya çalışır. Bir gün üçü gezmek için dışarı çıkacaklardır, Suat eldivenlerini ve şemsiyesini piyanonun üzerine koyar, daha sonra onları almak için geldiğinde eldivenin tekini bulamaz, tekini Necip almıştır çünkü. Aradan geçen zamandan sonra Necip hastalanır; Suat onu görmeye gittiğinde ilk defa aşkının kıvılcımlarını orda belli eder.
Biraz vicdan azabı biraz aşk derken bu aşk ikisini de yiyip bitirir. Suat onu unutmaya çalışırken ona bir küser bir de barışır; ve bunların hiçbirinden Necip’in haberi yoktur. Necip ise Suat’ı unutmaya çalışarak gününü gün eder, zamparalık yapar ve bolca içki içip sarhoş olur.
Kitabın sonu ise trajik bitiyor Süreyya evde çıkan yangınla içeride mahsur kalıyor ve onu kurtarma çabasındaki cesareti de şaşırtmayacak şekilde Necip gösteriyor. Ve o yalı iki aşığa mezar oluyor.
Şairin de dediği gibi “Eylül, ah işte eylül! Ne yapılsa nafile.. Bak, her şey bitti..”
miguel de cervantes'in romanı..
“insan onu hayatında üç kez okumalıdır. kahkahanın kolayca dudaklara fırlayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hakim olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı ihtiyarlıkta”
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma
Platon'a göre kafamızda idea'larla doğarız, kafamızda fikirler mükemmeldir ve bizim bildiğimiz kavramlar bunların sadece yansımasıdır, platon burayı bir mağaraya benzetir ve bizim sadece bu fikirlerin duvara düşen gölgelerini gördüğümüzü söyler, bedenimiz değil ruhumuz buraya aittir, ve bu yüzden nietzsche platon'un ölümle yüzleşmeye çekindiğini söyler... cevap olarak platon da niçeye "sen ne anlarsın lan dümbük" der, bıyığını çeker...
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
İlk yazıldığında adı "son pişmanlık'ken" sansür kurulu tarafından adı değiştirilmiş olan roman, ama inatçı Namık kemal'de bunun üzerine romanın sonunu değiştirerek okuyucuya romanın adıyla vermek istediği mesajını yine de iletmiştir: "meşhurdur ki son pişmanlık faide vermez"
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma