Laftan anlamayan iki gücün, Arapların yükselen öfkesi ile sarhoş bir gergedan nezaketiyle sağa sola çarpıp duran Batı kibrinin arasında cendereye giren bizimkiler, ne yapsalar kurtulamazlardı. Görüşlerinden, sözlerinden, yaptıklarından ötürü değil, kendi seçmedikleri ve değiştiremeyecekleri kökenleri yüzünden suçlanıyorlardı.
Bu yaşamın hazları, yaşamın kendi hazları değil, bizim daha yüce bir yaşama yükselme korkumuzdur; bu yaşamın eziyetleri yaşamın kendi eziyetleri değil, ama bu korkudan dolayı kendimize yaptığımız eziyettir.
Önceleri sorularıma neden cevap almadığımı anlamıyorum, şimdiyse soru sorabileceğime nasıl inanabildiğimi anlamıyorum. Ama gerçekte inanmıyordum ki, soruyordum sadece.