Hiçbir zaman mı hiçbir şey onun lehine dönmeyecekti?Annesi ne zaman kahve yapsa hep o köşesi kırık fincan ona geliyordu.Şanssızdı işte,bildiğin şanssız...
Allah’tan ki insanlık inatçıydı hala bütün canlılardan sonra uyanmaya ve herkes uyuyordu daha.Kurt kuş,böcek sinek,it bit hepsi ayaktaydı ancak insan o sabah yine her zamanki gibi ziyandaydı.
Trakya hakkında bugüne kadar bu kadar ayrıntılı araştırma-inceleme ve tarihi bilgi okumamıştım.Bir Trakyalı olarak bu kitabı okuduktan sonra burada yaşayan masum hemşehrilerimin nasıl vahşice canice yapılan eziyetlere soykırıma uğradıklarının,daha 8 yaşındaki çocukların bile namusuna göz diken kendini Avrupalı uygar sanan kan emici Batılıların yaptıklarını hem sinirlenerek hemde gözlerim dolarak okudum.Kitap bende büyük bir farkındalık yarattı.Artık Edirne’de yolda gezerken bile yıllar öncesinde burada vahşice katledilen masum insanların,bebeklerin,kadınların kanlarının ayağımın altında olduğunu hissederek yürümeye başladım.Yazar kitapta anlattığı her şeyi belgeleyerek okura sunuyor içi boş asılsız kulaktan dolma bilgilere yer vermiyor.Bu katliamları birebir yaşamış insanları ve akrabalarını gidip buluyor onlardan dinleyerek notlar alıyor.Sadece Türkiye’de değil Yunanistan ve Bulgaristan’a da gidip o sene neler yaşanmışsa kayıtlı belgeleri gün yüzüne çıkartıp derinlemesine inceleme yapıyor.Herkesin o günlerde masum ve yalnız kalmış bir bölge halkının neler yaşadığına tanık olması açısından okumasını tavsiye ederim.Bu kitabı okumakla hiç bir şey kaybetmeyeceğinize aksine tarihi bilgilerinizin zenginleşeceğinden emin olabilirsiniz.