...Türkler gerçekten haklıydılar.İlk dört gün boyunca,Tunca Nehri’ndeki adaya hayvanlar gibi toplanan,yağmur altında ağaç kabuğu ve eski ayakkabı tabanından başka yiyecek bir şey bulamadığı için açlıktan ve soğuktan ölen 15 000 esire ve yaklaşık 5000 sivile reva görülen mezalimden bahsetmeyeceğim.
Siz Türk’ün,mamur ve cesur Türk’ün,şu canına,ırzına,devletine,namusuna kast ettiğiniz Türk’ün büyüklüğüne,itaatine şükredin!Şükredin ki Türkler daha Edirne’ye geri döndüğü gibi,karşısında gezen,dolaşan,mutlu ve ferah gülen;evinde,ailesinden hiçbir şey eksilmeyerek bilakis Türk malıyla,kanıyla artmış olduğu halde dolaşan bu Rumların üzerine atılmadılar.İntikam almak maksadıyla bir şey yapmadılar...
Kurtuluş Savaşı,Osmanlı’nın işgali,parçalanması ve kalanının sömürgeleştirilmesi sürecinde,emperyalizme karşı verilen bir mücadeledir.Bu anti-emperyalist özelliğinden ve başarıya ulaşmış olmasından dolayı bir ilktir ve dünya halkları için benzersiz bir örnektir.
Çatalca’dan Edirne’ye kadar demiryolu civarındaki tüm köyler harabe halindedir.Kaçabilen halk kaçmış,kaçamayanların birçoğu katledilmiştir.Sadece zorla Hristiyanlaştırılan bazı Müslüman köylerine zarar verilmemiştir.