İSLAM DEKLARASYONU ESERİNİN DEĞERLENDİRMESİ
“Hedefimiz; Müslümanların İslamlaşması, sloganımız; İnanmak ve mücadele etmek" diye yazıyor İslam Deklarasyonu adlı eserini bilge lider Aliya İzzetbegoviç. Bilge liderin adı çok yerde zikredildiğinden dolayı tanıyordum ama hayatı, eserleri hakkında çok bilgim yoktur. Bu kitap ile, halkının haklarını savunma konusunda tehtid, hapis ve işkencelere rağmen yılmamış bir bilge lider olduğunu öğrendim. Bu kitap vesilesi ile hayatını daha da ayrıntılı öğrenmeye karar verdim.
Eser hakkında düşüncelerime gelirsek, eserin dilini biraz ağır buldum. Dili ağır olduğundan okurken zorlansamda içeriğini çok beğendim. İçeriğini hem eserden hemde başka yerlerden alıntılarla değerlendirmek isterim.
Yazar, eserde hayatımızın her alanında İslam düşüncesinin yenilenmesini, Endonezya'dan Fas'a kadar tek bir İslam birliğini gerçekleştirmemiz gerektiğini ve insanlığın sadece İslam ile terbiye vurgulamıştır.
Yazar, eserinde batının gücünden şöyle bahsetmiştir: “Batının gücü modada, allahsızlık da, gece kulüplerinde ve ahlaksız gençlikte değil, batılı insanları hayran bırakan çalışkanlık, ısrarlı gayretleri ve sorumluluklarında yatmaktadır.” Bu ifadeyi Yaşar Değirmenci'nin Zaman Yolcusuna Söylenecekler adlı eserinden ifadelerle destekliyeceğim. Yaşar Değirmenci, batılıların zaman prensibini şöyle açıklamış: “Amerika’da sabah 7:30’dan sonra işe başlayan bir başkan tembel olarak bilinir, kötü not alır… Almanya'da 05:30’da işbaşı yapar… Memurlarımız cumartesi, pazar yılık izin ve bayram tatilleriyle yılda yüz elli gün işe gitmiyor. Bu, yılın %40’ı demektir, beş ay eder… Dünyanın en hovardaca zaman harcayan, israf eden toplumuyuz. Oysa zaman ve emek hayatın iki temel unsurudur. Türkiye, maalesef, henüz bunu kabul edebilmiş