"Dostoyevski’nin Petraşevski toplantılarına bile götürmeye yanaşmadığı Dr. Yanovski, 1848 yılı sonuyla Dostoyevski’nin tutuklandığı tarih arasındaki üç ay içinde arkadaşının kişiliğinde bazı değişiklikler olduğunu fark etti. “Biraz melankolikleşmişti, daha sinirliydi, daha alıngandı, entipüften bir şey için kavga etmeye hazırdı, sık sık baş dönmesinden şikâyet ediyordu.” Dr. Yanovski bu belirtiler için organik bir neden bulunmadığına onu inandırmaya çalışıyor, bu sıkıntılı ruh halinin yakında düzeleceği öngörüsünde bulunuyordu. Dostoyevski’nin bu sözlere yanıtı şu oluyordu:“ ‘Hayır, düzelmeyecek, uzun süre bana işkence edecek. Çünkü Speşnev’den para aldım,’ (beş yüz ruble gibi bir miktardan söz etti), ‘şimdi onunla ve onunkilerle birlikteyim. Bu kadar parayı asla geri ödeyemem, evet, ayrıca o da bu parayı geri almaz; o böyle bir adamdır.’” Sonra Dostoyevski şu cümleyi çeşitli kereler tekrarladı, böylece cümle Yanovski’nin kafasına kazındı: “Anlıyor musun, benim artık bir Mefisto’m var!”"
Mefisto Goethe’nin "Faust" adlı tragedyasındaki şeytani figürdür.