Ama çıkış yok, mucize yok, hiçbir hakikat yok... Dibe ulaşmak, hiçbir anlam taşımaz. Ne umutsuzluğun dibine ne nefretin dibine ne alkole bağlı düşüşün ne de kibirli yalnızlığın dibine... Yalnızlığın bir şey öğretmediğinden, kayıtsızlığın bir şey öğretmediğinden başka hiçbir şey öğrenmedin. Bu bir aldatmacaydı, göz alıcı ve tuzaklı bir yanılsamaydı. Yalnızdın, hepsi bu ve kendini korumak istiyordun; dünyayla senin arandaki köprüler sonsuza dek atılsın istiyordun ama sen bir hiçsin, dünya ise öyle kocaman bir sözcük ki; büyük bir şehirde başıboş dolaşmaktan, birkaç kilometre uzunluğundaki cepheler, vitrinler, parklar ve rıhtımlar boyunca yürümekten başka bir şey yapmadın hiç... Ne var ki hiçbir şey olmadı: hiçbir mucize, hiçbir patlama.