Sayısız insan yaşar içimizde,
Hissetsem de düşünsem de bilemem
Kim düşünür içimde kim hisseder.
Düşünceler ya da hisler için
Yalnızca sahneyim ben.
Ruhsa, birden fazla var bende.
Ben’se benden daha fazlası.
Herkes kayıtsız oysa
Yaşadığım hayata:
Susturuyorum onları,
Kendim konuşurken.
Hislerim, hissetmediklerim
Onlardan doğup da birbiriyle çelişenler.
Farkına varmıyorum
Hiçbir şeyin yalnızca yaşıyorum ben,
Olmak istediğime kimsenin bir sözü yok.
Fernando Pessoa
İnsan ruhu, cennet hayatından, o erişilmez, aklın, hayalin ve havsalanın alamayacağı bir güzellik, sonsuz bir mutluluk, bitimsiz neşe, sevinç ve kesintisiz bir huzur âleminden bu dünyaya sürgün edilmiştir.
Biz bu dünyada her şey, en sefil nebattan tut, en uzak yıldızdan tut, en kudretli insana kadar bütün mevcutlar, bilerek bilmeyerek Allahtan gelen cazibenin kasırgası içindeyiz. Sonbaharda yapraklar nasıl boranın çektiği istikâmete çullanırsa, hepimiz, her şey, Allaha doğru gidiyoruz.
Mutluluk ince bir çizgi
geçiyor gün ışığından
Umutların ve düşlerin bittiği
vakte erişince zaman
artık ne ay ne çiçek
ne de bir körfez kalacak
mavi derinliklerinden
Yalnızlık bir uçurum gibi
büyüyecek içimizde
ve biz o derin sessizlikte
kaybolup gideceğiz birer birer
Erdoğan Alkan