7/10
·45 syf.··
2026 6. kitabı
Mahkumların ağır bir şekilde cezalandırıldığı bir adaya başka bir ülkeden bir gezgin gelmesi ile başlıyor kitap. Burada suçlunun bedenine cezasını iğnelerle kazıyan bir idam makinesi 12 saatte ölüm ile sonuçlanır. Kitapta gezgin bu korkunç idam makinesine tanıklık eder. Makineyi ve eski sömürge düzenini fanatikçe savunan subay, gezginden bu vahşi sistemi yeni komutana karşı desteklemesini ister; ancak gezgin adaletsiz bulduğu bu sistemi kesin olarak reddetmesi üzerine subay, inandığı dünyanın çöktüğünü anlar ve adil olması için mahkum ile yer değiştirmek ister. Spoiler: Bunun üzerine idama mahkum edilen çaresiz mahkumu serbest bırakan subay, kendi giysilerini çıkarıp makineye kendisi yatar ve taptığı ideolojiyle birlikte makinenin dişlileri arasında feci bir şekilde can verir.
Hayata Dair
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Budala Kitap · 202511bin okunma
Hemen ikinci kitaba geçmek istiyorum♡
8/10
·328 syf.··
2026 14. kitabı
Aly Martinez'in hem kalemini hem de kurgularını çok seviyorum. Su gibi akıyor cidden. Ama keşke ülkemizde daha fazla kitabı çevrilse :'( Buradan değerli yayınevlerimize sesleniyorum. Çevirin... bana güvenin ve çevirin. Brittainy C. Cherry ve Mia Sheridan'nın tarzını seviyorsanız Aly Martinez'i de çok seversiniz diye düşünüyorum. Konusuna gelecek olursak şöyle özetleyebilirim; Yirmi dokuz yaşındaki Cora, genç yaşında yaşadığı olaylar ve ilişkiler sonucunda genelev sorumlusu olmuştur (kitapta süreçten ve olaydan bahsediliyor). Mafyavari bir ailenin parçası olmuş ve o apartmana hapsolmuş vaziyette günlerini geçirirken Penn ile tanışır. Bir daha mutluluğu bulamacağını düşünen Cora'nın karanlık ve çürümüş yaşantısı artık değişmiştir. Ancak mutluluğunun Guerrero ailesine bağlı olduğunu unutmaktadır. Penn ise eşini feci bir şekilde kaybetmiş ve ölümünden de kendini sorumlu tutan ve bundan dolayı da kendini dışa kapatan otuz yedi yaşında umutsuz bir adamdır. Hayata küsmüş, duygusuz ancak planları doğrultusunda yaşayan kin dolu bir adama dönüşmüştür. Kardeşi Drew ile Cora'nın sorumlusu olduğu apartmanda tamirci ve hademe olarak işe başlarlar. Ancak Cora ve Penn karşılaştığı andan itibaren hayatlarının eskisi gibi olmayacağının farkındadır. Ya aşk onları tüketecektir ya da intikam hırsı... Konuyu zaten beğendim ama karakterleri çok daha fazla beğendim. Aly Martinez'in yarattığı karakterlerin toksik ve tripkolik olmayışına bayılıyorum. Başta enemies yapmak için uğraşsa da içindeki ponçiklikten kaynaklı kısa sürede karakterleri aşk sarhoşu yapmasına da bayılıyorum. Toksik ilişkilerden aşırı sıkıldıysanız yazarı çok seversiniz diye düşünüyorum. Erkek karakteri de diğer toksik kurgularda olduğu gibi önce nefret dolu sonra da ilişkide aşırı sünepe olan taraf yapmamasına da ayrı bayılıyorum. Çünkü
The Truth About LiesAly Martinez · CreateSpace Independent Publishing Platform · 20187 okunma
Reklam
“Yazmak intihar etmenin en kanuni biçimi”
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:30
Muhteşem. Aslında diyebileceğim başka hiçbir şey yok. Yine de bu tanım etrafında dönen birkaç kelam daha edeceğim. Sert, sarsıcı, rahatsız edici metinleri sevenlerin (mesela Hakan Günday, Chuck Palahniuk okuyanların) kesinlikle keşfettiğine eminim, ben biraz geç kaldım. Aslında yazarın Nü Peride’sini uzun yıllar önce okumuş ve çok beğenmiştim. Listemde bu kitabı epeydir beklemekteydi. Ne yazsa okurum, her kitabını alırım dediğim yazarlar arasına girdi kendisi. Kitapta eğer son okuma sırasında gözden kaçmadıysa tekrar eden bir bölüm var, o biraz rahatsız etti, bilinçli tercih de olabilir emin olamadım. Eksik Parça Yayınları’nın kaliteli bir baskısıydı, ayraçlı, kalın kâğıtlı. Artık bu kalitede kitaplar basılmıyor tasarruf derdinden. Konusuyla, anlatımıyla, cesur ve keskin diliyle nefis bir roman. Kısacık, hemen bitiyor, bitmesin dedirtiyor. Bir de bana Kaybedenler Kulübü’nü feci anımsattı, bağlantı var mı bilmiyorum, sadece kahramanın radyocu olması sebebiyle öyle hissetmiş de olabilirim. Rus jiletlerine itibar etmeden okuyunuz :) 
Edebiyat & Roman
Varlık ve PiçlikHakan Akdoğan · Eksik Parça Yayınları · 2019219 okunma
Funda'dan...
Puan vermedi·160 syf.··
2026 17. kitabı
​Çocuk Kalbimin İlk Muhalefet Şerhi: Ekmekçi Kadın ​Ortaokul yıllarımdı... Hayatın girintili çıkıntılı yollarını, dünyanın o kadar da toz pembe olmadığını henüz tam manasıyla bilmediğim, masum bir çocukluk çağı. İşte o günlerde tanışmıştım Jeanne Fortier ile. Uğradığı o feci iftira, masumiyetinin üzerine vurulan o haksız leke ve adaletin gecikmişliği, çocuk kalbimde derin bir yara açmış, gözlerimi doldurmuştu. Bir insanın suçsuzluğunu haykırmasının ama sesini duyuramamasının ne demek olduğunu ilk o sayfalarda hissetmiş, haksızlığa karşı ilk büyük öfkemi o zaman kuşanmıştım. ​Yıllar geçti... Zaman beni büyüttü, şekillendirdi ve kaderin çok güzel bir tecellisi olarak beni bugün adaletin tam koynuna, bir adliye sarayına fırlattı. Gün boyu tutanaklara adaletin, suçun, beraatın ve hak arayışının kelimelerini geçiriyorum; ekmeğimi adaletin o zorlu çarklarının arasından kazanıyorum. ​Geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki, ruhumuz daha o yıllarda kendi patikasını çiziyormuş. Ortaokulda Jeanne’ın adalet mücadelesine ağlayan o küçük kız, bugün adliyede adaletin yazıcısı olmuş. Meğer o dönem ruhuma dokunan, beni böylesine sarsan kitaplar, bugünkü hayatımın ve mesleğimin ilk tohumlarıymış. ​Ekmekçi Kadın, sadece dramatik bir anne hikayesi değil; bir çocuğun vicdan duvarına adalet duygusunun ilk harcını atan, haksızlığa karşı durmayı fısıldayan edebi bir eşiktir. ​Buradan 1000Kitap’taki kıymetli okurlara, özellikle de çevresinde, ailesinde ortaokul çağında (10-14 yaş) genci, çocuğu olan herkese seslenmek istiyorum: ​Çocuklarınıza bu kitabın yaş grubuna uygun (sadeleştirilmiş) versiyonlarını mutlaka okutun. Onların temiz zihinleri adaleti, merhameti, sadakati ve haksızlık karşısında eğilmemeyi bu yaşlarda, bu naif ama güçlü hikayelerle öğrensinler. Bırakın o yaşlarda kalpleri bu
Ekmekçi KadınXavier de Montepin · Sentez Yayınları · 2001384 okunma
Acı ama gerçek
Puan vermedi·176 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:48
Ne kadar sonu feci bitse de kitabı Psikolojik bir roman olarak algılamak istedim. Yazarın roman içinde ki insan tahlilleri, olaylara farklı yaklaşımları insanı tanımak için orijinal bölümlerdi. İnsanın içinde ki boşlukları bir insanla doldurması o, kişiyi gözünde fazlaca büyütmesi fazla anlam yüklemesi bizlere çok ders veriyor. Nietzche ağladığında kitabıda aslında böyle bir aşk i anlatıp çözüm buluyordu. Aşık insanların bu kitabı okuyup intihar etmeleri değilde sonuçta kusurlu olan sevdiğine olmayacak şeyler yükleyip geri dönülmeyecek bir yere gitmeyin mesajını veriyor diye okudum. Tabi ki bu yorumu daha genç yaşımda yapar mıydım bilmiyorum;) İyi okumalar
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Halk Kitabevi Yayınları · 2017150bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 108. kitabı
Bugün sizlere okurken düşündürecek bir kitapla geldim. Asıl mesleği inşaat mühendisliği olan @vuslatvrlclk ’nun edebiyat dünyasına adım attığı ilk eseri “Ben Bu Dünyaya Ait Değilim”, isminin taşıdığı o tanıdık ve derin yabancılaşma hissini merkezine alan sarsıcı bir ruhsal uyanış romanı. Eser, İstanbul’un keşmekeşinde genel cerrah olarak hayat kurtarırken aslında kendi içindeki o derin boşluğu doldurmaya çalışan hassas bir kalbin, Yağmur’un hikayesini konu alıyor. Biraz nefes almak için çocukluğunun geçtiği Ordu’nun Ulubey ilçesine doğru yola çıkan Yağmur’un kaderi, yolda rastladığı feci bir kazada minibüste sıkışan Utku’ya yaptığı ilk müdahaleyle tamamen değişiyor. Bu ilk tıbbi dokunuş, sadece bir operasyon olmanın ötesine geçerek kaderin ağlarını ördüğü gizemli ve ilahi bir bağın başlangıcına dönüşüyor. Yazarın bir cerrah titizliğiyle kurguladığı bu satırlarda, insan ruhunun karmaşasını ve evrenin görünmez frekanslarını çok naif bir dille okuyoruz. Yağmur’un doğaya olan aşkına rağmen bu dünyaya ait hissedemeyişi, İstanbul’a dönüşünde babasının ani vefatıyla gelen o acı telefonla adeta paramparça oluyor. Ölümle hayat arasındaki o ince çizgiyi iliklerimize kadar hissettiğimiz bu zor günlerde, üniversite yıllarından beri gölgesi gibi yanında olan Yankı Bey’in karşılıksız sevgisi Yağmur’a sığınacak güvenli bir liman sunuyor. Ancak genç kadının zihni ve ruhu, sürekli o kazada hayatına dokunduğu Utku’ya doğru çekiliyor. İkilinin arasındaki bağ sıradan bir aşk hikayesi değil; adeta ruhun kendi frekansını bulma çabası ve derin bir iyileşme yolculuğu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kitabın içeriğinde yer alan “Yaradan’a Mektup” ve Utku’ya yazılan sızılı mektuplar o kadar samimi ve duygu yüklü ki okurken insanın boğazı düğümleniyor. Vuslat Varol Çolakoğlu, okuru sadece
Ben Bu Dünyaya Ait DeğilimVuslat Varol Çolakoğlu · Theseus Yayınevi · 20266 okunma
Reklam
Reklam