Cenk Yuce

KIZIL ELMA
Padişah bir misal vermek için halı getirtti ve önlerine serdirdi. Halının ortasına bir elma koydurdu ve sorusunu sordu: “İçinizden herhangi biri, halıya adımını atmadan elmayı alabilir mi?” Beyler, halının üzerinde yürümeden elmayı almanın nasıl mümkün olabileceğini birbirlerine sorarak aralarında tartıştılar, fakat hiçbirinin fikri yoktu. Sultan Mehmed halıya doğru yürüdü, kenarından tuttu ve halıyı yuvarladı. Böylece elmaya kadar ilerledi ve sonra halıyı geri serdi.
Sayfa 111·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ardından Mehmed, Eğriboz’u fethetti. Verdiği sözü tutmak için, asla sözünde durmamasına rağmen, demirden bir kargı getirmelerini istedi. Kargı bulunamasa bile adanın ileri gelenlerinin bacaklarını kırdırdı. Bunlar düzenbazlığının misalidir. Velhasıl dürüstlük ve ettiği yeminler, kafasında dolaşan kırk tilkiden ikisidir.
Sayfa 110·Kitabı okuyor
Amasra, padişaha boyun eğdi. Burayı işgal etmesinin ertesinde bir başka kâfir şehri olan Ankara önlerine vardı. Buraya kuruldu ve kendini koruyan yayalar, yani yeniçerilere, baktı ve büyük bir nizam içinde yürüdüklerine memnuniyetle şahit oldu. “On bin yeniçeriye sahip olmak için her şeyimi verirdim.” dedi. Padişaha yakın yürüyen yeniçerilerden biri ona “Padişahım, size on binine sahip olmak değil, yirmi binine sahip olmak yaraşır.” dedi. Padişah, kaftanına elini daldırdı ve ona bu sözü için yüz altın verdi.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Trabzon'a İlerlerken
Dağdan dağa ilerledik. Bu sırada padişah hazinesinin bir kısmını taşıyan bir deve, sandıklarla beraber uçurumdan yuvarlanarak düştü. Sandıklar kırıldı ve eyerindeki altmış bin florin döküldü. Yeniçeriler koşuştu ve hazinenin mesulü gelmeden kimse paralara dokunmasın diye, elleri kınlarında hazineyi beklediler. Bu deve yüzünden tüm ordu durdu. Çünkü başka yol yoktu, üstelik bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Padişah geldi ve ordunun neden ilerlemediğini sordu. Hal izah edildi ve padişah, o vakit, ordunun gecikmemesi lüzum ettiğinden her kim olursa olsun parayı toplayabileceğini söyledi. Bu paralara yakın olanlar için iyiydi; çünkü geriye diğerleri için çok az para bıraktılar. Ben de yaklaştım; ancak çok geçti. Tüm paralar uçup gitmişti. Geriye sadece kuru toprak kalmıştı. Zira paraları, otlar ve balçıkla toplarken toprağı sökmüşlerdi.
Sayfa 97·Kitabı okuyor
Mehmed 2, Fiziksel özellikler
Sultan Mehmed; orta boylu, şişman, geniş alınlı, büyük gözlü, belirgin kirpikli, kanca burunlu, küçük ağızlı, yuvarlak sakallı, sakalını kızıla boyayan biriydi. Yüksek omuzları ve güzel tonlu bir sesi vardı. Ayakları gut hastalığından şişmişti.
Sayfa 130·Kitabı okudu