MEĞERSEM GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANIRMIŞ
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
Aynadaki Kıyamet ve İçsel Şifa ​ "Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış" kitabını okurken Kur’an ayetlerinin ve sembollerinin, aslında iç dünyamı ve egomu çözümleyen muazzam birer rehber... Yazar ressam kimliğini öyle güzel devreye sokmuş ki; kelimelerle resim yapar gibi, ayetlerdeki kavramları zihnimde canlanan görsel sembollere dönüştürdü. Denizlerin birleşmesi, zeytin, incir veya nur gibi ifadeler benim için birer dini terim olmaktan çıktı; psikolojik evrelerimi anlatan birer metafora dönüştü. ​Özellikle Kıyamet Suresi üzerinden yaptığı analizi çok somut ve sarsıcı buldum. Buradaki astronomik olayları zihnimize uyarlamış: Dünyayı insana, Ay’ı zihne, Güneş’i ise hakikate benzetmiş. Kendi zihinsel kalıplarımı aradan çekip doğrudan hakikate baktığımda, zihnimin yapay ışığının sönüşünü ve egonun yönettiği o eski dünyanın yıkılışını hissettim. Yazar buna insanın kendi özüyle birleştiği "en büyük kıyamet" diyor ki çok doğru... ​Kitap boyunca anladım ki, dış dünyada şikayet ettiğim veya beni öfkelendiren ne varsa, aslında kendi içimde bastırdığım duyguların dışarıya vuran birer aynasıymış. Üstelik yazar sadece teoride de bırakmamış; son bölümde Felak, Nas ve İhlas surelerini gündelik hayatımın pratik alanına indirmemi sağladı. Bu sureleri ezbere okuyup geçmek yerine; gün içindeki korkularıma, zihinsel takıntılarıma ve içsel boşluklarıma birer merhem olarak nasıl konumlandıracağımı adım adım gösterdi. Tevrat, İncil ve kadim felsefelerle de bağ kurarak, yansıyan ışıklar farklı olsa da kaynağın tek olduğunu ve zihnimi sakinleştirdiğimde kendi içimdeki huzura ulaşacağımı çok naif anlattı. ​Ruhumu genişleten, şifa niyetine bir kitap oldu benim için.
Meğersem Güneş Hep Balçıkla SıvanırmışRecep Çiftçi · Ceres Yayınları · 202610 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 118. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Recep Çiftçi kaleminden Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 142 sayfalık bir kitap •Yazar Kur’an’ın tıpkı Tevrat’ta, İncil’de ve kadim bilgeliklerde olduğu gibi aynı evrensel kaynaktan beslendiğini söylüyor. Çok güçlü bir cümlesi var, diyor ki: "Yansıyan ışık farklı olabilir, ama güneş tektir." İşte tam bu evrensel eşikte, inancın ve tefekkürün sadece dilde kalan bir taklitten ibaret olmaması gerektiği tokat gibi çarpıyor yüzümüze. •Herkes bir şekilde dua eder, evet. Ama arif olan, duanın kelimelerinde kaybolmaz, onun üzerine düşünür. Sıradan bir okuma günlük hayatta o ışığı sadece kullanmak isterken, arif olan o ışığın kendisi olmaya çabalar. Pasif bir bekleyişten, aktif bir dönüşüme geçmenin hikayesidir bu. •Eğer içinizde bastırdığınız bir öfke, içinizde birikmiş bir üzüntü ya da korku varsa, dış dünyada tam da o duygulara sahip insanları ve olayları bir mıknatıs gibi hayatınıza çekiyorsunuz. Yani gün içinde trafikte, işte, şurada burada bizi çileden çıkaran, şikayet ettiğimiz ne varsa, aslında kendi iç dünyamızın bize tuttuğu birer ayna. Ben neden hep aynı şeyleri yaşıyorum? sorusunun cevabı meğer bizim içimizde saklıymış. •Yazar pratik ve uygulaması çok kolay bir yol haritası da veriyor. Sırasıyla Felak, Nas ve İhlas surelerini sadece ezbere okuyup geçmemeyi; her birini içimize dökerek, hayatımızda somut olarak hangi halimize, hangi korkumuza denk geldiğini hissederek okumamızı teklif ediyor. Ve o kadar samimi bir söz veriyor ki: "Bunu hayatınıza katın, göreceksiniz ki birkaç hafta içinde sabah kahvaltınızı yaparken ya da akşam yolda, metroda giderken bile zihniniz sakinleşmeye, değişmeye başlayacak." Huzurlu bir iç dünyaya yürümek aslında bu kadar gündelik pratiklerde saklı
Meğersem Güneş Hep Balçıkla SıvanırmışRecep Çiftçi · Ceres Yayınları · 202610 okunma
Reklam
Bir Hayat İnşası: Kur’an-ı Kerim’in Kalbine Yolculuk
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 20:51
Kur’an, sadece bir "kitap" değil; insanın kainattaki garipliğini gideren, ona kim olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini hatırlatan ezelî bir hitaptır. Kapağını açtığınız an, aslında kendi iç dünyanızın kapılarını aralarsınız. 114 sure, 114 ayrı kapı; her biri farklı bir yaraya merhem, her biri farklı bir karanlığa ışıktır. 1. Varlığın ve İradenin İnşası (Temel Sureler) Bu bölüm, insanın karakterini ve hayata bakışını şekillendiren sarsılmaz bir temel atar: Fâtiha: Hayata "Hamd" ile başlamanın adıdır. Eksikliğini fark edip, en Yüce Kapı’dan yardım isteme asaletidir. Bakara: Hayatın bir "mücadele" olduğunu anlatır. Sabır ve namazla direnmenin, ilahi takdire güvenmenin sükunetini aşılar. Âl-i İmrân: "Gevşemeyin, üzülmeyin" der. İnancın en büyük güç olduğunu, toplumsal birliğin rahmetini fısıldar. Nisâ: Adaletin, özellikle zayıfların ve emanetlerin (yetimler, kadınlar) hukukunu korumanın kutsallığını öğretir. Mâide: Ahde vefanın, sözünde durmanın ve helal dairesinde yaşamanın zarafetidir. En’âm: Kainattaki her zerrede Allah’ın izini sürmeyi, tevhidin o muazzam mantığını zihne nakşeder. 2. Ruhun Fırtınalarına Liman (Teselli ve Hikmet Sureleri) Hayatın iniş çıkışlarında, kalbin daraldığı anlarda bu sureler birer manevi nefes gibidir: A’râf: İnsanın yaratılış serüvenini ve kibrin (İblis) insanı nasıl aşağı çektiğini anlatarak bir "uyanış" sağlar. Enfâl: Gerçek zaferin sayıca üstünlükle değil, kalbi bir güven ve Allah’ın yardımıyla geldiğini müjdeler.
Kur'an'ı KerimKolektif · Seda Yayınları · 20132,986 okunma
Büyük Haberden Sonsuz Sığınışa: 30. Cüz Üzerine Bir Tefekkür
Puan vermedi·648 syf.··
2026 170. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:59
Kur'an-ı Kerim mealiyle hemhal olurken, kelimelerin ötesindeki o muazzam derinlik beni derinden sarstı. Bir niyetle yola çıktım; bu eşsiz rehberi incelemek, satır aralarındaki hikmeti kâğıda dökmek istedim. Ancak karşımdaki öyle bir eser ki, her bir harfi bambaşka alemlere açılan devasa bir kapı gibi... Bu derinlik karşısında duyduğum hürmetle, incelememi nasıl bir metodolojiyle sunmam gerektiği konusunda uzun süre düşündüm. Sure sure mi, yoksa cüz cüz mü ilerlemeliydim? Nihayetinde, bütünsel bir bakış açısı sunabilmek adına "cüz cüz" ilerlemeye karar kıldım. Ve bismillah diyerek, Kur'an'ın o sarsıcı ve bir o kadar da şefkatli finali olan 30. Cüz ile bu yolculuğa başlıyorum. Sure sure, hatta ayet ayet aldığım derinlemesine notlar bir yanda dursun; ben burada genel bir perspektif sunmak adına, aldığım o notların en saf, en yalın halini —tabiri caizse özetin özetini— sizlerle paylaşıyorum. Bakalım bu mukaddes hitap, kalbimizde nasıl bir yankı bulacak... -->30. Cüz Sayısal Verileri: Toplam Sure Sayısı: 37 Toplam Ayet Sayısı: 564 -->Verilerin Dağılımı ve Özellikleri: En Uzun Sure: 46 ayet ile Nazi'at Suresi'dir. (Nebe suresi 40 ayettir). En Kısa Sureler: 3'er ayet ile Asr, Kevser ve Nasr sureleridir. Nüzul Ortamı: 37 surenin 34'ü Mekki, sadece 3'ü (Beyyine, Nasr, Zilzal) Medeni kabul edilir. (Bazı kaynaklarda Zilzal ve Maun gibi surelerin iniş yeri hakkında farklı görüşler olsa da ağırlıklı görüş budur). 1. Üslup ve Mimari Yapı (Hızlı ve Vurucu): 30.cüz, diğer cüzlerden farklı bir "ritme" sahiptir. Sureler genellikle kısa, ayetler ise çok vurucudur. Mekki Karakter: Bu cüzdeki surelerin neredeyse tamamı Mekke döneminde
1000Kitap
Kur'an-ı Kerim MealiKomisyon · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 20102,660 okunma
10/10
·160 syf.··
2026 24. kitabı
Öyleee güzel bir kitapla geldim ki sizlere anlatamam biter bitmez siz de faydalanın istedim Arkadaşım Kur’an kitabı aslında küçük büyük herkese hitap ediyor. Kur’an’ı daha iyi anlamanız katkı sağlayarak resimlendirilmiş ve hikayeleştirilmiş bir kitap. İbadetler sırasında sıkça okunan 15 kısa sureyi sürükleyici hikayeler ile büyük küçük herkesin anlayabileceği şekilde yazılmış. Kitabı daha iyi anlayabilmeniz adına içeriğinden alıntıları sizler için gönderiye ekledim yana kaydırarak inceleyebilirsiniz Öncelikle sizlere bir sorum olacak, Kuran da kaç tane surenin ismi hayvan ismidir? İsmini içinde geçen hayvanlardan olan 5 sure vardır. Bunlar; Bakara, Nahl, Ankebut, Neml ve Fil sureleridir. Bu isimler Arapçadır. Bakara inek demektir, Kur’an’ın en uzun Suresidir. Nahl ise bal arısı anlamına gelir. Ankebut örümcek demektir, bu surede ismini içinde geçen örümcek ağı örneğinden almıştır. Neml ise karınca demektir. Bu sure adını içinde geçen karıncayla ilgili bir hikayecikten alıyor. Eminim aramızda bu bilgiyi yeni öğrenen çok kişi vardır. Demem o ki kitap aslında sadece çocuklara hitap etmiyor, sizlerin de yeni bilgiler öğreneceği , bildiklerinizi tazeleyecek kaliteli türde bir kitap. Kabe’nin koruyucuları, Kureyş suresi. Allah Kureyş kabilesine verdiği tüm bu nimetleri Kureyş Suresi’nde saymıştır. Kuran 604 sayfadır, 114 sure bulunur. 6236 tane ayet vardır. Kur’an-ı Kerim’deki en uzun sure Bakara Suresidir. 286 ayetten oluşur. Yaklaşık 50 sayfadır. Kur’an-ı Kerim‘deki en kısa sure Kevser Suresidir. Sadece 3 ayetten oluşur. Kevser: kıyamet günü herkesin su içmeye gideceği cennette bulunan büyük bir nehrin ismidir. Huruf-u mukattaa: bazı sureler başında bulunan Arap alfabesindeki harflerdir. Bu harflerin anlamlari bilinmez, ilahi bir şifredir. Örnek olarak Bakara
Arkadaşım Kur'anSüleyman Ezber · Çelik Yayınevi · 20231 okunma
10/10
·210 syf.·
2026 6. kitabı
Zülal Kalkandelen’i Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazılarından tanıdığım bir isimdi. Bu kitabını ise esasen Aylık Ortaklaşa dergisine vermiş olduğu bir röportaj sayesinde fark ettim ve merakımın sonucunda okumaya karar verdim. İkinci Cumhuriyetçiler ve liberal çevreler konusunda hâlihazırda bilgi sahibiydim; ancak bu düşünsel hattın İdris Küçükömer’in fikirlerinden bu ölçüde esinlendiğini bilmiyordum. Küçükömer, akademi içinde Marksist olarak bilinen bir isim olsa da, tarihsel yorumlama biçimiyle birçok meseleyi ters yüz eden bir yaklaşım sergilemektedir. Bu yaklaşımın özellikle Türkiye’nin siyasal ve toplumsal tarihini açıklarken ciddi sorunlar barındırdığını düşünüyorum. Kitabın, Türkiye’de liberal kesimlerin tarih okuma biçimlerine güçlü bir itiraz sunduğu kanaatindeyim. Üstelik bu tür tarihsel okuma hatalarının yalnızca liberal çevrelerle sınırlı olmadığını, sol içerisinde yer alan bazı fraksiyonlarda da benzer eğilimlerin görülebildiğini söylemek gerekir. Cumhuriyet’in değerlerini ve tarihsel birikimini bu denli küçümsemenin anlamsız olduğunu düşünüyorum; dahası bu yaklaşımın eleştirinin ötesinde açık bir karşı duruşu ve mücadeleyi gerektirdiğini düşünüyorum. Öte yandan, kendisini Marksist olarak tanımlayan çevrelerden tarihsel ilerlemeci bir perspektif beklemek son derece doğaldır. Bu nedenle, sol içindeki kimi fraksiyonların Cumhuriyet devrimlerine yönelik bu denli toptancı ve indirgemeci bir tutum sergilemesini traji-komik buluyorum. Tarihsel bağlamdan kopuk, neredeyse refleksif bir Cumhuriyet karşıtlığının ne Marksist bir tutarlılıkla ne de ilerlemeci bir tarih anlayışıyla bağdaştığını düşünüyorum.
Duygu ve Düşünce
İkinci Cumhuriyetçiliğin TemelleriZülal Kalkandelen · Kırmızı Kedi Yayınları · 201924 okunma
Reklam
Reklam