Emesalıların Baal'i Roma'ya latinceleşmiş olarak Ela Gebal adıyla sızmıştı. Ela Gebal harfi harfine "Dağın Tanrısı" demekti. Arapçada Allah Tanrı, Cebel ise dağ demektir. Dağın Tanrısının kültü ise volkanik büyük bir siyah taştı. Hristiyanlık, ritüel kimliğini kazanıp kurumlaşmaya başlayınca kiliselerin yüzü doğuya, güneşin doğduğu yöne çevrilmişti. İbadet günü de Cumartesiden Pazara alınmış ve Güneş Tanrısının doğum günü olan 25 Aralık Hristiyan takviminin en önemli günü olmuştu. Noel her yıl 25 Aralıkta kutlanmaya başlanır. Pazar günü de yine harfi harfine birçok Hristiyan Avrupa dilinde Güneşin Günü/Sunday demektir.
Bir Fenike kolonisi olan Kartaca'da bebek çocukları kurban etme âdeti de ortaya çıkmıştı, muhtemelen bu bir tür Kuzey Afrika uygulamasıydı. Başlangıçta sadece ölü doğan bebekler Tanrılar için kurban edilirken sonraları sağlam ve canlı doğanlar da kurban edilmeye başlandı. Bu kurban ritüeline "Tofet" deniliyordu. İbrahim zamanından beri varolan bu insan kurban etme âdeti, yine İbrahim tarafından ıslah edilip bir hayvanın kurban edilmesine dönüştürülmüşse de etkisi asırlar boyu devam etmiş ve Hz Peygamberin dedesi Abdulmuttalib tarafından bile uygulanmaya kalkışılmıştı
Kartaca'da tacir, rahip ve devlet görevlilerinin çocukları bir ateş çukuruna atılıp Tanrılara adanıyordu. Bu şekilde 20.000 kadar bebeğin kurban edildiği arkeolojik kazılarla ortaya çık-mıştır. Kartaca'nın bu kan donduran ádeti Romalılar tarafından baskı altına alınmışsa da ilk dönem Hristiyanlığını ciddi şekilde etkilemişti. Kendini adama ve şehadet kültü ilk dönem Hristiyanlığının asli bir unsuruydu. Bu şekilde Hristiyanlık diğer Sami uygulamalarına ek olarak kurban etme veya kurban olma anlayışını da bünyesine katacaktı. İlk dönem Hristiyanlığının yayıldığı başlıca alanların Kartaca ve
Ben Akdeniz’de güneşin altında öleceğim. Kendime Tender is the Night okutacağım ve moda olan şarkılardan birini çaldıracağım. Felicita, felicita gibi bir şarkıyı örneğin. Başka bir şey istemem.