Kitabımızı zamandizinsel olarak değil, felsefe sınıfına ilk girdiğimizde aklımızda dolanan bu sorulara ve bu sorularla ilgilenen disiplinlere uygun olarak düzenledik. Tüm bu disiplinlerle aynı kavramsal bölgeyi işgal eden bir avuç şakanın varlığıysa ortada... (Tamamen şans mı? Sahiden Akıllı bir Tasarımcı mı var yoksa?) Ve tüm bunların bunca ortada oluşunun kocaman bir nedeni var: O sınıftan çıktığımızda kafamız karmakarışık ve şaşkındık; tüm bu kafa isteyen dalgaları asla sökemeyeceğimize emindik. İşte o sırada son sınıf öğrencilerinden birisi karşımıza çıkıp Morty'nin eve gelişi ve en yakın arkadaşı Lou ile karısını yatakta yakalayışı fıkrasını anlattı, "İşte bu felsefedir!" dedi.
Biz felsefespri dedik.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DIMITRI: Dünya'yı Atlas taşıyorsa Atlas'ı ne taşıyor?
TASSO: Kaplumbağa.
DIMITRI: İyi de kaplumbağa neyin üstünde duruyor peki?
TASSO: Bir diğer kaplumbağanın.
DIMITRI: Peki, o kaplumbağa neyin üstünde?
TASSO: Sevgili Dimitri, ondan sonrası ta dibine kadar hep kaplumbağa işte!
-Dünyayı Atlas taşıyorsa, Atlas'ı ne taşıyor?
-Kaplumbağa.
-İyi de, kaplumbağa neyin üstünde duruyor peki?
-Bir diğer kaplumbağanın.
-Peki, o kaplumbağa neyin üstünde?
-Sevgili Dimitri, ondan sonrası 'ta dibine kadar' hep kaplumbağa işte!
İşte size bu kez ''iki sonuç benzerse nedenleri de benzer olmalıdır '' ilkesine göre işleyen Anolojiye Dayalı Kanıtlamaya dair bir felsefespri örneği:
Doksan yaşında bir adam doktora gider. ve ''Doktor'' der.
''On sekiz yaşındaki karım hamile.''
Doktor, ''Size bir öykü anlatayım'' der.
''Adamın birisi ava gitmiş ama yanına tüfeğini alacağına dalgınlıkla şemsiyesini almış. Birden bir ayı saldırınca adam can havliyle şemsiyesini doğrultmuş, ateş etmiş ve ayıyı vuruvermiş.''
''Ama imkansız bu doktor'' der yaşlı adam. ''Mutlaka başkası vurmuştur.''
Doktor gülümser: ''Beden onu diyordun.''
Doksan yaşında bir adam doktora gider ve "Doktor," der, "on sekiz yaşındaki karım hamile"
Doktor, "Size bir öykü anlatayım," der. "Adamın birisi ava gitmiş ama yanına tüfeğini alacağına dalgınlıkla şemsiyesini almış. Birden bir ayı saldırınca adam can havliyle şemsiyesini doğrultmuş, ateş etmiş ve ayıyı vuruvermiş."
"Ama imkânsız bu, doktor!" der yaşlı adam. "Mutlaka başkası vurmuştur."
Doktor gülümser: "Ben de onu diyordum."