"Bu yazarın isyanı dışa değil, kendi içine dönük."
7/10
·98 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Selam. Öncelikle ben kitabı "sürükleyici mi?" diye değerlendirmek yerine her zaman yazarın ne anlatmaya çalıştığına odaklanıyorum. Kitabın kısaca içeriğine gelirsek; bir mektup ve yazarın Bianca ve X'e yazdıklarından oluşuyor. Yer yer daha gerçekçi anlatımı var. Başlarda günlük gibi gelse de, okudukça mektup olduğu anlaşılıyor. Kısacık ve kendini okutan bir kitap. Sakin bir zamanda okunabilir. Okuması kolay ve dili akıcı. Ayrıca insanı zaman zaman düşündürüyor. Bence zihninin içinde yaşayan ve çok az kişinin keşfettiği yazarlardan biri Fuat Adıgüzel. Kitaptaki depresif ruh hali, düzene isyan yani toplumun dayattığı kalıplara yönelik sorgulamalar ve felsefik çıkarımlar bende biraz yeraltı edebiyatından da izler taşıyor hissi uyandırdı. Ancak klasik yeraltı edebiyatında bu isyan dışa daha çok vurulurken, Adıgüzel'in isyanı daha çok içe dönük. Yazar, insanın kendisini, egosunu ve hayatın anlamını sorgulatıyor. Bu yüzden felsefik yönlü bir kişisel gelişim kitabı diyebilirim. Alışılmış kişisel gelişim kitaplarına göre daha karanlık ve sorgulayıcı bir içsel yapısı var. Kitapla kalmanız dileğimle.
1000Kitap
Hiçliğe VarmakFuat Adıgüzel · Amore Yayınevi · 20253 okunma
Puan vermedi·155 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Kitabı beğendim. Sonları biraz felsefik ve profesyonel bir yaklaşımla yazılmış ama zaten psikolojik analiz yapılan bir kitap. Konusu başlı başına pek çok kitaba filme ev sahipliği yapmış nazi almanyasının işkenceleri, toplama kampı hayatı ve insanların onurunu bir insandan da ziyade hayvan gibi yaşatarak zedelemelerine dayanıyor. İnsan ne olursa olsun kıymetli bir varlıktır. Bu şekilde rehabilite edilemez diye düşünüyorum. Her şeyini kaybetmiş,hayatta bedeninden başka bir şeyi kalmamış bir kimse bundan sonra yaşamda nasıl bir anlam bulabilir? Hayat onun için bitmiş sayılmaz mı? Kitapta bu sorular üzerinde çok duruyor ama hayatı yaşanılabilir yapan sahip olduğumuz yada yaşadığımız şeyler değil onlara yüklediğimiz anlamlar ve anlamlandırma çabasıdır. Yazarımız da Victor Emil Frankl logoterapi adını verdiği metod ile tükenmişlik yaşayan hastaların hayatlarında anlamlar bulmasını sağlıyor
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
Reklam
Kitapta yazar felsefik bir hava katmaya çalışmış ancak bu insanı çok sıkıyor. Adam gece tavana bakarken düşündüklerinden ibaret gibi bir kitap yazmış. Kitap kendini okutturmuyor. 50 küsürüncü sayfada bıraktım. Kötü bir kitap bence
Son BataklıkGiorgio Manganelli · Everest Yayınları · 202332 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 77. kitabı
MART'IN DOĞUSU . 28 yaşında ve bilgisayar mühendisi mezunuydu Mart. Anne babasını kaybedeli on sene olmuş, yaşam mücadelesinde koşturuyordu kendince. Aslında tüm hikaye Merve'nin Mart' a sorusuyla başlamıştı: " Merhaba yeni çocuk, hayatın anlamı nedir bakalım senin için? " Damdan düşer gibi sorulmuş bu soru, kendisini aşağılanmış, ezilmiş, yenilmiş hissettirmişti. Beğendiği bir kız tarafından bu tür bir aşağılanma, moralini altüst etmesine yetmişti. En yakın arkadaşı Hakan'ın da arkadaşlarıyla yapmış olduğu felsefi konuşmalar ise yeni yolculuğunun ayak sesleriydi adeta. Görmüş olduğu rüya ile birlikte Hindistan ve Uzakdoğu'ya seyahat planlamış, komşusunun hayatını kurtarırken kendisine de bir yol arkadaşı bulmuştu. Yolculuğunda Altunlulara katkı sağlayacak bir deney yaptığı Kozmik Lale, şövalye misali görünüp kedisini sahiplendirdiği Hintli Anaya, katılmış olduğu unutulmaz sahnesiyle iz bırakacak düğün ile Anjali ve son olarak uyguladığı tuhaf testler ile Elena, hikayesinde ana karakter olmayı başarmışlardı. Anaya'nın kocasının vermiş olduğu işaret ve ardından da Mumbai'den Jaipur'a geçerken uçaktaki yaşlı amca_Aaray_ da metafizik dünyaya uzandırmıştı Mart'ı. Onun için hayatın anlamı, ' Yalnızca şimdiye uzaklanıp her anı doya doya yaşamak" olan Anjali'den gelen teklif ise ilginçti! Mart'ın anlam yolculuğu Schubert ile birlikte başlamış, Devanshi sayesinde de Goa'ya doğru devam etmişti! Sonrası mı? Hepsi ve daha fazlası minik felsefik bilgiler, tarihi mekanlar ve Schubert müziği ile Nietzsche sözleri eşliğinde farklı düşüncelere uzandıran detaylar #martındoğusun da. #terskargaylaokuyoruz grubumuz ile birlikte okuduk. Keyifle. .
Mart'ın DoğusuAdnan Arduman · Tara Kitap · 20269 okunma
Surprise Motherf**kers!
10/10
·719 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Bu incelemeyi yazmak uzun zaman aldı. Psikolojik olarak o havanın üzerimden kalkmasını beklemem lazımdı. The Butcher's Masquerade belki de serinin şu ana kadar okuduğum EN İYİ kitabı. HALA bu serinin neden bir yayınevi tarafından alınmadığını anlamış değilim. Yani ottan b*ktan o kadar çok şey çevriliyor ki böyle bir harikalar diyarının ısrarla geride kalmasına akıl erdiremiyorum. Uzaylı distopyası ve komedi unsurları içeren böylesine kral bir seri başka nerede var sevgili yayınevi çalışanları? Her neyse... Gelelim biricik Carl ve Donut'ın maceralarına. Beşinci kitap, zindanın altıncı katı; The Hunting Grounds. Namıdiğer Avlanma Alanı. Adından da anlaşılacağı üzere av ve avcı mantığı üzerine kurulmuş, her üç katta bir devasa bir prodüksiyonun zindanı yerinden oynattığı o nadir seviyelerden biri. Carl beyefendinin ilk hamlesi ile kitaba zaten dehşetül vahşet bir giriş yapıyoruz. Yani ilk sayfalardan böylesine yüksek bir aksiyonla başlanılması genel anlamda kitap için bir fikir oluşturuyor. Halihazırda asla aksiyonun bitmediği bir seride aksiyon bu sefer sınırları zorluyor desem yeridir. Biliyorum, şu zamanlarda bu incelemeleri okuyan öyle çok kişi yok. Bir kez daha bunu yayınevlerinin alıklığına veriyorum. Yoksa sekiz kitabı bir hafta içerisinde bitirecek öyle çok manyak var ki... Buraya incelemeleri okuyup kitaplar hakkında biraz da olsa bilgi almak için uğrayacak onca kişi için ben şimdiden tatlı bir girizgah hazırlıyorum kendimce. İyi veya kötü, en azından ben Carl'ın izinden gidiyorum kardeşim. Bir nevi Anarşistin Yemek Kitabı'na bırakılan notlar gibi... Ben de sizin eski zindan gardaşınızım. Gelelim bu kitapta olan genel olaylara. Öncelikle artık diğer gezegenlerden olan uzaylı psikopatlar oyuna dahil olabilecekleri bir alana sahipler. Yani spor niyetine bu
The Butcher's MasqueradeMatt Dinniman · Independently Published · 20221 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 15:52
Güzelliğinin bedelini gittikçe kötüleşen ruh hali ile ödeyen bir adam… Ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle tepki ile karşılaşan bir kitap.. Oscar Wilde’in herkesin kendinden bir günahı göreceğini savundugu felsefik bir eser.. Kitabın konusu üç ana karakter arasında geçiyor. Bu açıdan okuması diğer klasik eserlere göre çok kolaydı. Konu akıcılığı sayesinde elimden bırakamadığım, edebi dilini beğendiğim, neredeyse her satırının altını çizmek istediğim bir kitaptı. Her ne kadar anlatılan düşünceyi tasvip etmeseniz de kendinizi hak verirken buluyorsunuz. Dorian’ın da ruh halindeki değişim böyle başladı. Henry Watton’ın benimsediği Hazcılık Dorian’ı nasıl etkilediyse, okurken sizlerin de aklını çelbilecek kapasitede.. Kitap muhteşem bir sonla bitti. İnsana “ olması gereken de buydu” dedirten cinstendi. Okurken keyif alacağınız, bir solukta bitirebileceğiniz bir eser. Tavsiye ederim..
Duygu ve Düşünce
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202199bin okunma
Reklam
Reklam