Batanları Sevmem!
Gecenin zifiri karanlığı üzerini kaplayınca gökyüzünde bir yıldız gördü ve "Rabbim budur" dedi İbrahim aleyhisselam. Fakat yıldız batıp gözden kaybolunca, kalbindeki ebediyet arayışıyla haykırdı: "Ben batıp gidenleri sevmem!" Sonra ayı doğarken gördü, göğün göğsündeki o muhteşem aydınlığa bakıp, "Rabbim budur" dedi. O da batınca, içindeki o büyük sızıyı ve teslimiyeti itiraf etti: "Rabbim bana doğru yolu göstermezse, elbette yolunu şaşırmış kimselerden olurum." Nihayet güneşi doğarken görünce, onun ihtişamına kapılıp, "Rabbim budur; zira bu daha büyük" dedi. Ama o da batıp karanlığa gömülünce, fani olanın acizliğini idrak eden bir yürekle kavmine döndü: "Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Ben, Hanif bir inançla yüzümü, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve ben müşriklerden değilim." Fani Olanda Yok Olmak mı, Baki Olanda Var Olmak mı? İbrahimî bir nazarla bakınca anlıyoruz ki; "batanlar" fena bulan, yani yok olmaya mahkum olanlardır. Değil mi ki yıldız, ay ve güneş battığı gibi, her an gözümüzde büyütüp koca bir anlam yüklediğimiz şu "Dünya" da bir gün batacak ve fena bulacaktır... İnsan da bu kozmik nizamın bir parçasıdır. Aynen güneşin ilk doğduğu an gibi saf ve berrak doğar; sonra tam tepede olduğu o zeval vaktine, yani ömrün kemal çağına erişir. Nihayetinde ise gurup vakti gelir; tıpkı o güneş gibi solar, batar, fena bulur ve bu dünyadan yok olur. İşte tam bu noktada ruhumuza bir soru düşer: Madem eninde sonunda fena bulacağız, neden bu yok oluşu baki olan Allah’ta eritip "Fenâfillah" sırrına ermeyelim? İnsan kalbi, doğası gereği hiç sönmeyecek bir Nur arar. Hz. İbrahim bize aslında şunu öğretmiştir: Geçici olan hiçbir şey, kalbin ebediyet arzusuna çare olamaz. Mademki bu beden ve bu dünya eninde sonunda fena bulacaktır; akıllıca
Sabah Kahveni Al, Yoruma Gel!
🌞 Günaydın! Yeni bir gün, yeni umutlar ve yeni kahveler demek…☕😊 Bugünün modunu merak ediyorum. 👇 😄 Enerjim tavan! ☕ Önce kahve, sonra sohbet. 😴 Biraz daha uyusam fena olmazdı. 💪 Ne olursa olsun güne hazırım! Yoruma sadece bir emoji bırak: ☀️ ☕ 😴 💪 😎 Umarım bugün yüzünüzü güldüren güzel sürprizlerle, bereketle ve huzurla geçer. Hepinize harika bir gün diliyorum. 🌼💛 🎵 Sabahın eşlikçisi: Sezen Aksu – Hadi Bakalım open.spotify.com/track/51xYVRNDN...
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yürü, ey seyyah-ı avare yürü, durma yürü! Koymasın seni rah-ı visalden ezvak-ı misal. Bu bedai, bu letaif, hemi rüya ve hayal, Yürü, ey zair-i biçare yürü, durma yürü! Yürü ki, müzhet-i vuslatta teali göresin, Yürü, aslında fena bul, budur etvar-ı kemal. Yürü, alâyişi terk et içersin ke’s-i visal, Yürü ki, saha-i hîçîde tecelli göresin. ... Ey seyahat eden avare! Yürü, durma, yürü Bu âlemin zevkleri seni vuslat yolundan alıkoymasın Bu güzellikler, bu latiflikler, hepsi bir rüya ile hayal Yürü zavallı ziyaretçi! Yürü, durma, yürü Yürü ki vuslatın nezihliğinde yüceliş göresin Yürü, aslında yokluğu bul. Olgunluk tavırları budur Yürü, gösterişi terk et; vuslat kadehinden iç Yürü ki hiçlik alanında tecelliyi göresin.
Büyük ruhlar, göze görülmez ve fenâ bulmaz (yok olmayan) râbıtalarla (bağlarla) birleşmek için kendilerine benzer ruhlar ararlar. Yaşayan Ölü Sâmiha Ayverdi
Aslında benim gözlerim kahverengi, Güneşe bakınca ela, Düşmanlara bakınca bela, Sana bakınca fena oluyorum bea😉
Gerçeklerde biraz (: Yok kendime dahi torpil yok.
Yaşarken olenler, olmüşken yaşayanlar, oldüğü için ölenler... Hayatımda sevdiğim tek tük insan vardı. Toprağa dönüştüler. Şerefsize dönüşenlere bir şey olmadı. Ya yaşarlarken ya da olmüşlerken kaybettim. Sevdiklerim olarak kaybettim ama asıl kaybeden o yaşayanlardı ama oldükleri için umrumda değiller ve o yüzden kayıp ya da kazanç olayına bile değinmiyorum. Daha küçük acılarda omurgasını yamultanları affetmeyeceğim. Onlar da kendini affetmesin. Ya da pek bir şeye maruz kalmadan çok şeye maruz bırakanları. Hayatın zorlaştırıcılığında rol oynayan herkes suçlu. Ve affetmiyorum. Bugün affetmeyen tarafındayım. Büyük oldukları için hürmet beklerken büyük gibi davranmayanlara ise öfkem de var. Yaşınız aşağılık oluşunuzu örtememiş. İğrenç oluşunuzu kapatmamış ne saygısı? Beni ölünce beni yiyecek olan kurtçuklara dahi saygıyla yaklaşırken onlar bir kurtçuk seviyesinde bile değil. Ne saygısı cidden? Acizlik ve pştluk saygı duyma algıma girmiyor. İnsan o yaşına kadar hiç mi kendini sorgulamaz, hiç mi kendini adam etmeye çalışmaz, hiç mi bir şeyleri düzeltmeyi düşünmez? B.k yemeye başlayıp nefeslenmeye dahi fırsat bırakmamışlar. B.k havuzu olup yaşlarından ötürü, sadece yaşlarından ötürü böbürlenerek yürüyorlar. Büyümek gerçekten saygıya baksaydı çoğu insan Dünyaya geldiği ilk andaki haliyle kalırdı. Bu senin emeğinle ya da çabanla hak etmiş olduğun bir şey değil. Ne saygısı? Benden fazlaca gün yaşamışsın. Ona rağmen bir halta yaramamış. Ne saygısı? Saygıya da basit gözüyle bakıyorsunuz: Yaşla sınırlandırılması ya da yaşın içinde olması basitliğini gösteriyor. Ezberden bozma hiçbir şeye saygım yok. Ağlayarak amel defterlerine yazabilirler. Layıkıyla olamamış olduğunuz hiçbir şeye saygı duymam ben. Mesafeden ikinci çoğulla konuşurum, saygıdan değil. Siz de aslında hak etmediğinizi
Duygu ve Düşünce