Kitap bir dönem yasaklanmış ve kitabın son sayfalarında da yazarın savunmasına yer verilmiştir.
Neden yasaklanmış diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Cinsel ögeler barındırdığı, toplumun ahlakını zedelediği düşünülmüş. Çok komik değil mi? Kitapta anlatılan tam da bu aslında kapalı kapılar ardında toplumun nasıl bozulduğu, savunmasız kadınların nasıl bir cinsel obje haline getirilerek sapık ve hastalıklı insanların zevk malzemesi olduğu. Ve maalesef buna da insanların göz yumduğu.
Sırf bir kadın savunmasız ,çaresiz, eğitimsiz, ekonomik koşulları kötü diye birilerinin kurbanı oluyor. Bu kadının adı Melek. Babası öldüğünde dedesinin yanında kalıyor çünkü üvey baba onu istemiyor. Dede ölünce üvey baba onu bir zengin ailenin yanına veriyor. Her ay gelip maaşını alıp gidiyor. İşte bu durumu engellemek için konağın sahibi Hüsrev Melek ile evleniyor fakat bu o kadar masum bir evlilik değil. Çünkü sonraları görüyoruz ki Hüsrev Melek’i giydirip süsleyip akşamları dışardan bulduğu erkeklerle cinsel ilişkiye zorluyor. Geçip karşısına seyrediyor.
Kadına bunu yapan erkeklerin geçmişini irdelediğimizde hepsi de sorunlu bir aileden gelmekte. Örneğin Hüsrev, annesi ve Fransız sevgilisi tarafından hor görülmüş ve terk edilmiş. Bunun acısını da Melek ten çıkarıyor.
Melek in suçlu olduğuna karar veren hakim İrfan Faik ise annesine öfke duymakta çünkü annesinin ona iyi bakmadığı için hep pis koktuğunu ve bunun için zengin arkadaşı Ercan ın evinden kovulduğunu söylüyor. Ayrıca eşi Nihal tarafından da aldatılınca tüm kadınlara karşı öfke kusmakta. Daha ilk duruşmada Melek’i suçlu bulur.
Kitabın son kahramanı ise Yalçın. Liseye giden genç, deli dolu biri. Melek’e ilgi duymakta. Bir arkadaşı tarafından Melek’ in yaşadıklarını duyar. Önce merakından Hüsrev’ in teklifini kabul edip Melek ile