Sait Faik Abasıyanık, 1906-1954 yılları arasında yaşamış Türk edebiyatının önemli yazarlarından biridir. Modern Türk öykücülüğünün öncülerinden olan Abasıyanık, eserlerinde genellikle sıradan insanların yaşamlarını, günlük yaşantılarını ve toplumsal ilişkileri konu almıştır. İstanbul’un çeşitli semtlerinde yaşayan karakterleri ve onların içsel dünyalarını anlattığı öyküler, onun edebi tarzının belirgin özelliklerindendir.
Yazarın edebi kariyerinde önemli bir yeri olan “Semaver” kitabı birbirinden harika 19 öyküden oluşuyor. Bu öyküler aracılığıyla gerçek sevgiyi, dostluğu,yalnızlığı, sevmeyi, sevilmeyi, geçim sıkıntısını anlatmaya çalışmış yazarımız.
Bütün öyküler birbirinden güzeldi. Ben sadece kitaba ismini veren “Semaver” kitabından bahsetmek istiyorum.
Bu öyküde Ali ve annesinin birbirine duyduğu sevgiye tanıklık ediyoruz. Yoksullukları ve yalnızlıkları ikisini birbirine dost, yaren kılmış. Huzur dolu bir anne oğul ilişkisi görüyoruz. Ne yazık ki bu huzur annenin ölümü ile alt üst oluyor. Annesinin ölümünden sonra Ali her sabah annesinin yaktığı semaverin yaydığı huzur dolu kokuyu arayıp bulamaz ve onu gözünün göremeyeceği yere kaldırır. Sait Faik küçük bir eşya olan semavere o kadar derin bir anlam yüklemiş ki Semaver adeta olayın kahramanı durumundadır. Bu da yazarın usta kaleminin en güzel ispatı.
Öykü okumayı sevenlere ısrarla tavsiye ediyorum.