"Edip Cansever ile ilginç bir anıları vardır. Edip sık sık gelip giderdi evimize. Çok güzel yemek yapardı. Bir gün Can kvapuru kaçırınca Bebek’te Edip’in evinde kalmış. Edip de o dönem Yerçekimli Karanfil ile uğraşıyor. İlk kopyayı gösterince Can, ‘Burası fazla, şurayı at’, diye diye bütün kitabın üzerini çizmiş. Edip kızıp Can’ı evden kovmuş. Bir süre de bize uğramadı.
Günlerden bir gün Beyoğlu’nda bir yerde rastlaştık. Masaya çağırınca, ‘Ben o herifin yanına oturmam’ dedi. Ben de, ‘Sen kimseye kızamazsın, senin soyadın Cansever’ deyince güldü, barıştılar. Can bir Nazım ölünce sabaha kadar ağladı, bir de Edip ölünce…"
Edip CanseverCan YücelNazım Hikmet Ran
"Biri başımdan aşağı pırıltılarla dolu bir sözcüğü boşaltmış gibi
Seni sevince kıpırdayan her şiiri
Kahverengi bir çaydanlıkta saklıyorum."
/
Didem MadakGrapon Kâğıtları