“Hâfız'ın bir şiiri var, ümmiliği çok güzel anlatır. "Kalbimin kapısına 'Kimse giremez.' yazıp astım. Baktım, bir gül yüzlü girmiş, içeride oturuyor. Dedim ki: 'Nasıl girdin, görmedin mi yazıyı?' 'Ben okuma bilmem.' dedi. ”
“Yazı, milletin tarihteki devamını sağlar ve "akılda tutma" şeklidir. Arap harflerinin kaldırılmasıyla Türkiye için, yazıda korunan geçmişin bütün nimeti kaybolmuş oldu. Birçok diğer "paralel" reformlarla beraber, yeni Türk nesli kendini manevi dayanaktan yoksun ve adeta bir çeşit manevi boşluk (vakum) içinde buldu. Türkiye kendi "hafızasını", geçmişini kaybetti. Bu durum kime gerekli idi? ”
“Hakikat ruhumuzun kulağına fısıldayarak der ki: boş durma insanoğlu, imânını imtihan ettir. İbrahim ol, inkârların ateşine bulan ama yanmamak şartıyla insanoğlu. Yusuf gibi eşyanın karanlığına in ve orada da Allah'ı anmayı unutma. El kervanlarına katıl, düşünce ve sanat oymaklarını kelebek gibi değil, arı gibi dolaş, karınca gibi bilgi harmanlarını arşınla. Ta çıktığın noktaya döndüğün zaman mâna gelini kendini sana teslim edinceye kadar. ”
“Geçmiş zaman, harikalarla, harikulâdeliklerle, fevkalâdeliklerle dolu. Gelecek zaman da neden öyle olmasın? Aslında gören göz için şimdiki zamanın da her ânı, aynı fevkalâdelikler, harikulâdeliklerle ayakta duruyor. ”