"Keşke sürekli sınandığımız şu dünyada iyi anılar kötü olanların altında yok olup gitmeseydi. Nasıl da karartıyordu kötü şeyler birkaç dakikada beyaz anılarımızı. Tıpkı bir katran gibi ufak bir dokunuşla nasıl da yapışıyordu benliğimize. Nasıl oluyor da benliğime yapılan her saldırının altından hiç yara almadan sapasağlam çıkarken, başkalarının çektiği acılar bıçak gibi kesiyordu ruhumu ve ben paramparça olduğumu hissediyordum?"
"İnsanların sorunu tam da buydu işte, umursamazlık. Dünyayı umursamıyorlardı, çevresindekileri, acı çekenleri, haksızlığa uğrayanları kendileriyle ilgili olmadığı sürece hiçbir şeyi umursamıyorlardı ve sonunda birbirlerinden kopuyorlardı."