f

f
@fersude

f

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.·
2021 32. kitabı
Aristoteles
8.1/10 · 1.682 okunma
Derida isimli okura yanıt verildi
f
Estagfurullah, bu bir hata değil. Teşekkürler.
Reklam
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2018 11:59
Bir olağanüstü kitabın daha sonuna geldik. Kitapla ilgili konuşmadan önce Søren Kierkegaard'dan bahsedeyim biraz. Varoluşçuluk düşüncesinin büyük babası olarak görebileceğimiz Søren, bu büyük eseri sadece 30 yaşındayken yazıyor, bu da büyük aşkı Regine Olsen'den ayrıldıktan iki yıl sonrasına ve ölümünden 12 yıl öncesine denk geliyor. Kitabı, Alastair Hannay'in muhteşem önsözü ile birlikte okudum ve gerçekten Kierkegaard felsefesini anlayabilmek için önemli olduğunu söyleyebilirim. Kitabın temel noktası Tevrat'tan alınan İbrahim'in İshak'ı kurban etme kararı verse de elbette ki sıradan bir din hikayesi ve imanı yüceltme girişiminden bahsedilemez. Kierkegaard'ın Faust, Agnete vs birçok hikâyeden yola çıktığını ve söylemek istediklerini temellendirmeye çalıştığını görüyoruz. Son olarak ise elbette ki dolaylı olarak da olsa Regine ile olan ilişkisinden ve bunun iç dünyasına etkisinden de küçük parçalar görüyoruz. Ne peki söylemek istedikleri? Hannay'ya söz verelim: "(Kierkegaard'ın söylemek istediğinin özeti) herkesin yaşamının anlam ve değeri; insanın dünyada, hem dışarıda hem de kendi ruhunun 'karanlık ihtirasları' içinde karşılaştığı ve katlanmak zorunda kaldığı 'yaratılışın öfkeli elementleri ve güçlerinden' değil, yaratılışın kaynağından aldığını kabul etmeye istekli ve bunu başarabilecek nitelikte olduğunun ispatıdır." Kierkegaard'ın bu noktada özellikle Hegel ve Sistem düşüncesine saldırdığını da not etmek lazım. Kierkegaard, Hegel'in bazı düşüncelerini temel olarak alsa da, Hegel'in sonunda doğru noktaya ulaşamadığını ve Hegelci Sistem düşüncesinin de insanlık için faydalı olmadığı görüşünde. Kierkegaard, "Bilimsel Olmayan Dipnotun Çözümü" nde şunları yazar : "Bu insanlar da aldanmışlardır. Bunlar "boş kafalıdır" zira var olmanın ne demek olduğunu, özel olma
Felsefe
Korku ve TitremeSoren Kierkegaard · Araf Yayınları · 20132,261 okunma
f
İncelemeniz için teşekkür ederim, uzun zamandır okumayı düşündüğüm bir eser hakkında zihnimde genel bir çerçeve oluştu. Size hangi yayınevinden okuduğunuzu ve çeviriyi nasıl bulduğunuzu sormak istiyorum, çünkü baktığım kadarıyla oldukça çeşitli yayın evinden çıkmış ve farklı tercümanlarca çevrilmiş.
Delilik mefhumunun tarihsel dönüşümü..
Sözgelimi, “klasik dönemde” akıl hastanesi delileri görmenin ve göstermenin Ortaçağ’da ve Rönesans’takinden çok farklı yeni bir biçimi olarak ortaya çıkar; tıp, ama aynı şekilde hukuk, yasal düzenlemeler, edebiyat vs. de yeni bir kavram olarak akılsızlığa ilişkin bir sözce rejimi keşfeder. 17. yüzyıl sözceleri deliliği akılsızlığın (çok kilit bir mefhum) son raddesi olarak ele aldıysa, akıl hastaneleri veya kapatılma deliliği, delileri serserilerle, yoksullarla, aylaklarla, her türlü yoksun addedilenlerle birleştiren bir bütün haline getirir.
Sayfa 68 - Norgunk·Kitabı okudu
Edebiyat
Ahmet Y isimli okura yanıt verildi
f
Ben tüm söylediklerinden ziyade sözce’den söz sahiplerini anlıyorum. Cümlenin kendi içindeki bağlamına baktığım zaman bunu görüyorum. Bunun bir çeviri zorluğundan yoksa bir ille de türkçeleştirme kaygısından mı yahut yeni bir kelime yaratmak istemekten mi kaynaklandığını merak ettim. Tırmaladığından değil. Takdir edersin ki bazı kelimelerin türkçeye cevrilişi onun anlam haznesinin daralmasına neden oluyor, bazı kelimelerin sahip olduğu paradigma içerisindeki anlamıyla olduğu gibi verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela a priori için “önsel” demenin bir manası yok. Konuya dönecek olursam sözce kelimesi, eğer anladığım bağlamdaysa ilk defa görüyorum. Bu ilk karşılaşmanın doğurduğu merakla kökenine dair bir sorgulamaydı sadece. Teşekkür ederim tabi açıklama için. İyi okumalar Ahmet :)
Delilik mefhumunun tarihsel dönüşümü..
Sözgelimi, “klasik dönemde” akıl hastanesi delileri görmenin ve göstermenin Ortaçağ’da ve Rönesans’takinden çok farklı yeni bir biçimi olarak ortaya çıkar; tıp, ama aynı şekilde hukuk, yasal düzenlemeler, edebiyat vs. de yeni bir kavram olarak akılsızlığa ilişkin bir sözce rejimi keşfeder. 17. yüzyıl sözceleri deliliği akılsızlığın (çok kilit bir mefhum) son raddesi olarak ele aldıysa, akıl hastaneleri veya kapatılma deliliği, delileri serserilerle, yoksullarla, aylaklarla, her türlü yoksun addedilenlerle birleştiren bir bütün haline getirir.
Sayfa 68 - Norgunk·Kitabı okudu
Edebiyat
f
Sözce mi? Yeni bir kelime mi bu?