3/10
·303 syf.··
2025 120. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 18:53
"21.yüzyılın en önemli kitaplarından biri." Bunu da The New York Times'a Juniper Song'un ajansından biri yazdırmış olacak herhalde. İlgi çekici bir konuyla bu kadar vasat, bu kadar sıkıcı ve bu kadar sıradan bir kitap yazmak her yiğidin harcı değildir tabii, bu konuda kendisini tebrik etmek lazım. 300 sayfalık bir kitabı okuma sürem normalde taş çatlasın bir haftadır, günlerdir elimde sürünüyor. Kuang'ın kendisini iki karaktere bölüp yazdığında büyük ihtimal hemfikirdir okuyan herkes. Her istediği olmuş nepo-baby Athena Liu da, kendisini bir yazar olarak kabul ettirmeye çalışan hırsız ve çekilmez Juniper Song da Kuang'ın personaları gibi. Eğer gerçekten bu iki karakter de Kuang'ın kendini yansıtma şekliyse çekilmez birisi olduğu kesin. Karakterlerin hiçbir derinliği olmadığı gibi hikayenin de ilk baştaki "Ne olacak acaba?" sorgulatması haricinde (ilk 10 sayfa) tam bir snooze fest. Kitabın sonuna serpiştirdiği unreliable narrator esintisini bütün kitapta koruyabilseydi bir şey çıkardı ortaya belki ama zaten Juniper kendi ikircikliğiyle okuyucunun kendi kafasında oluşması gereken soruları sorup, cevap verip bitiriyor. Yayıncılık dünyasına bir bakış atmamızı sağlaması kitabın tek artısı olabilir, ama zaten anlattığı şeyleri haftada iki gün sosyal medyaya giren ve kritik düşünebilen biri kendi kendine anlardı. Herkesin alkış tutmasıyla ve Babel'ı gerçekten beğenmemle başladığım R.F. Kuang okuma yolculuğum yine bir hayal kırıklığıyla devam ediyor. Acaba sevgili yazarımız sadece fikir bulmakta iyi olup yazmakta kötü olabilir mi? Sadece bir düşünce. Ayrıca diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da -her ne kadar daha kişisel görünse de- yazdığı hikayesine karşı takındığı soğuk ve mesafeli tavrı yine buram buram hissettim. Sanki biri zorla yazdırıyormuş da yazmaktan ikrah
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Cringe-Fest Kazananı
1/10
·408 syf.··
2025 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 00:00
1 Yıldız: Tam Bir Cringe Şöleni Tamam, saçmalıkları bir kenara bırakalım. Patric Gagne’ın sözde “doktorası”, spam maillerde görüp güleceğiniz şüpheli bir online diploma fabrikasından – Harvard falan değil yani. İnternetten parayla alınmış online bir ''üniversite''. Bu “sosyopat” numarasına ne demeli? Gerçek doktorlar artık ASPD diyor, ama ne gam: popüler jargonu sömürerek şöhret peşinde koşmak varken, doğru terim mi kullanılır? Kitap Gone Girl’e özenmiş birinin acemi senaryo denemesi gibi. “Aaa, bir Beatles üyesinin gözlüğünü çaldım!” Havalı hikâye ama asıl içgörü nerede? Hep sözde ‘karanlık’ itiraflar, sıfır derinlik – tıpkı bir True Crime podcastçisinin yazdığı TED Konuşması gibi. Buna “istismar” demek hafif kalır. Ciddi bir ruh sağlığı sorununu, karizmatik bir kişilik özelliği gibi pazarlayıp para kazanmak mı? İğrenç. Paranızı boşa harcamayın, gidin Dexter’ı yeniden izleyin. En azından o, kurgu olduğunu gizlemiyor! TL;DR: Bu saçmalığı atlayın. Tek yıldızı, bu cüretkârlığa veriyorum.
1000Kitap
Ben Bir SosyopatımPatric Gagne · Say Yayınları · 202513 okunma
Reklam
Cringe-Fest ama idare eder
4/10
·132 syf.··
2025 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 00:00
Önce şu meşhur "alfa" meselesini konuşalım: Kitabın başlarında bu kelime hiç gocunmadan, ciddi ciddi kullanılıyor. Vallahi, yüzümü buruşturdum resmen. O "bad boy" havalı girişi görünce, Kindle'ıma şüpheyle baktım ve "tüm derinliği bir su birikintisi kadar olan, klişeler içinde yüzen ucuz bir erotik roman" okuyacağımı sandım. Ama işin sürprizi şu: The Risk ilk başta göründüğü gibi değilmiş. İlk 50 sayfanın o "off ya" dedirten havasını atlatınca, hikaye birden kendini toparlıyor. İkinci yarıda beklemediğim katmanlar çıkıyor ortaya, karakterler cidden gelişiyor ve beni şaşırttı açıkçası. Sonuç olarak: The Risk iyisiyle kötüsüyle bir paket. Baştaki cringe fest'e katlanabilirseniz, sonunda sürükleyici bir gerilim ve suçluluk duymadan kaçamak yapacağınız bir keyif sizi bekliyor. "Göz devirsem de okurum" diyen, buğulu gerilim-romantizm sevenler için tam göbekten isabet! Bir başyapıt değil tabii, ama "kafa dağıtmalık" olarak haftasonu için birebir. Kısacası: Başta klişe batağında debeleniyor, sonlara doğru sayfaları çevirtiyor. Patlamış mısırınızı alın ve "alfa" kelimesine biraz tahammül etmeye hazır olun.
Duygu ve Düşünce
The RiskS. T. Abby · 2016554 okunma
İşsizler Okulu
6/10
·160 syf.·
2025 16. kitabı
Joachim Zelter, 1962 doğumlu Alman yazardır. Edebiyat dünyasında roman, kısa hikaye ve deneme türlerinde eserler vermiştir. İnsan doğası, toplum ve birey ilişkilerini derinlemesine işler. Çağdaş Alman edebiyatının önemli figürlerinden biri olarak, eserlerinde genellikle toplumsal eleştirilere ve psikolojik derinliklere yer vermektedir. Türkçeye çevrilmiş eserleri arasında "Yalanın Erdemi" ve "İşsizler Okulu" bulunuyor. İşsizler Okulu’nda yakın gelecekteyiz; hatta bu gelecek bizimki bile olabilir. Bir grup işsiz, iş hayatlarına yeniden yön vermekle görevlendirilmiş, Federal İstihdam Dairesi tarafından yönetilen, özel bir kuruluşa yani Sphericon'a emanet ediliyor. Sphericon yeni bir başlangıç, "Tabula rasa"dır. (İnsan beyninin başlangıçta boş bir levha olduğunu, zihnimizde doğuştan gelen bir fikir olmadığını, nedenselliğin zamanla edinilen deneyimsel alışkanlıklarımızla ilgili olduğunu öneren felsefi görüş). Yıl 2016, 1 Eylül Perşembe… Sphericon nedir? Bir yöntem merkezi, meslek eğitiminden fazlası, hayat eğitimi veya hayat okulu. Kısacası işsizlere yönelik bir yatılı okuldur. Katılım tamamen isteğe bağlıdır. Temsilciler bulunuyor, onlar kursiyerlere eşlik ediyor ve veli gibi davranıyorlar. Teklifi kabul edenlere Federal İstihdam Dairesi kayıtlarında çok avantajlı bir statüye sahip olacakları sözü veriliyor; özel statü, tam ücret, sağlık sigortası devam edecek. İmzalayan kişiler artık unvan bakımından işsiz değiller. İşsizlere "kursiyer" deniliyor. Yaşları 25-45 arasında değişiyor. Bir kurs dönemi üç ay sürüyor. Bu okul henüz kapanmamış Düsseldorfer Strabe’de yer alıyor. Okul bayrağının üzerinde piramit var. Okul armasınındaki piramitin altında Latince "Labor improbus" yazıyor. Anlamı ise aralıksız çalışma, her gün sıkı çalışma demek. Okul üniforması beyaz pantolon ve
Edebiyat
İşsizler OkuluJoachim Zelter · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024126 okunma
3/10
·384 syf.··
2023 71. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2023 17:20
cidden... daha önce hiçbir kitaba bu kadar düşük puan vermemiştim sanırım. kitap başlı başına saçmalıklar silsilesi. gr puanı nasıl bu kadar yüksek aklım almıyor. sanırım eski bi kitap olduğu için dönemine göre popülerdi, ama gerçekten bu yaşımda, şu an ki kafa yapımla okuduğum için kendimi cringe fest'e bilet almışım gibi hissettim. bundan sonrası spoiler olabilir, eğer okumak isteyecek kadar kitapsızlık problemi yaşıyorsanız bilginiz olsun. bi kere kitapta aşk üçgeni var, ama o kadar saçma bi şekilde işlenmiş ki. bir tarafta dünyalar tatlısı, hem yakışıklı, hem zengin, hem de bebekler gibi seven Gavin var; bir tarafta da sünepe, özenti, alkolik, şiddete yatkın, bunaltıcı bir Dillon var. aslında hangisini seçeceğimiz çok açık, dimi? öncelikle; EMILY, SEN NASIL BİR RUH HASTASISIN? cidden ben rom-comda çok fazla özgün içerik aramam, genelde beni çoğu tatmin eder. ama bu kitap karakteri... cidden saçımı başımı yolasım geldi okurken. kızımız annesi ölmeden önce ve sonrasında Dillon dengesizi ona çok yardımcı olduğu için bırakamıyor adamı, ama bir yandan da Gavin'le Allah ne verdiyse. kitapta fazlasıyla sinir bozucu trope var, bkz: ALDATMA. AŞK ÜÇGENİ. AŞIRI DARALTAN KISKANÇLIK. kitabın sonuna doğru kız sürekli kusup duruyordu kesin beklenmedik hamilelik de vardır... devam ettiğin ilişkini sonlandırmadan diğer kişiyle evcilik oynamak beni çok sinirlendiriyor. hani bir öpücük olur belki, sonra duygularını anlayıp ilişkini bitirir sonra diğerine başlarsın. ama yooook. Emily'cim hem ayranım dökülmesin, hem tatsız olaylar yaşanmasın tadında gidiyor. ayrıca Dillon beyimiz seni çatır çutur aldatsın, sen hepsine gözlerini kapat, Kemal'im yapmaz de; ama Gavin'in bir YANLIŞ ANLAŞILMASINA denk gel, adamın açıklama yapmasına bile izin verme. yanlış anlaşılmasın da bi sssssie
Roman
ÇarpışmaGail McHugh · Pegasus Yayınları · 2015270 okunma
Puan vermedi·608 syf.··
2023 17. kitabı
"Bir örgüte, ideolojik bir gruba ya da bir cemaate baglandin mi, kisi-sel iradeni ve özgürlügünù kaybedip o grubun liderliginin iradesine kendini teslim ediyorsun. Yanlis ya da dogru diye bir sey kalmiyor, grubun amaclan her seyi belirliyor, hak da adalet de izafi hale geliyor. Tipki Simon' daki gibi ideoloji karsisinda gördügün ya da bildigin degil, sana anlatilan dogru hale geliyor. Ben içinde bulundu-gum tarafin hak, adalet, iyilik diyerek Simonlasmayacagini zanne-diyordum, o yanlisa düsmek baskalanna mahsustu, bide böyle bir sey söz konusu bile olmaz sanyordum, maalesef yanilmism. Sunu artik bilmeliyiz ki karsimizda arkadaslarmiz, meslektaslarmiz yok, bir ideolojiye, bir gruba baglanmus, o grubun disiplinine tâbi olmus örgüt mensuplan var. Artik bunu kabullenmeliyiz." 12. Eylül öncesi sag -sol çatismalarindan, 1984 sonrasi PKK fa-alivetlerine, 1990'i yillarin basinda yeniden hiz kazanan (bas-ta istanbul olmak üzere) büyük illerimizdeki terör olaylarina kadar tüm ideolojik catismalarin sorusturulmasi safhasinda yer alan; büyük hayali ihracat sebekelerinden, banka dolandi-riciliklarina, ihalelere fest karistirma olaylarindan, uluslara- - rasi uyusturucu sebekelerinin sorusturulmasina kadar cok genis bir kriminal yelpazede calismis olan Emniyet'in simge ismi Hanefi Avci uzun yillar edindigi mesleki tecrübelerini ak-tarirken avni zamanda kamuoyuna olaylarin iç yüzünü anlat-mak ve ülkesine karsi vicdani sorumlulugunu yerine getirmek için siyasi gündemi mesgul eden bugunkü olaylari (özel yetkili mahkemelerin sürdürdügü tahkikatlardan, telefon dinlemele-rine, vs.) degerlendiriyor. Alıntı
Haliç'te Yaşayan SimonlarHanefi Avcı · Angora Yayıncılık · 20102,537 okunma
Reklam