Feyza İyim

Sybil
Puan vermedi
Zamanı, mekânı, benliği kaybetmenin ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü? Ya her sabah farklı biri olarak uyanmak zorunda kalsaydınız? Bir çocuk düşünün. Sevgi yerine şiddet gördüğü, oyun yerine acıyla büyüdüğü. Çocuk, hayatta kalmak için 17 farklı kişiye bölünüyor. Sybil, insan zihninin dayanma gücünü, çocukluk travmalarının nasıl şekil değiştirdiğini ve hatırlanmayan anıların nasıl iz bıraktığını gösteriyor. Her karakter başka bir acıyı, başka bir duyguyu taşıyor. Her biri bir ‘korunma biçimi’. Okudukça büyüyoruz. Anladıkça derinleşiyoruz. Takip et, çünkü sırada seni etkileyecek başka hikâyeler olacak.
SybilFlora Rheta Schreiber · E Yayınları · 2001575 okunma
Reklam
Kız Kardeşim Seri Katil
8/10
·224 syf.··
2025 31. kitabı
Kız kardeşiniz sizi arayıp “Onu ben öl**rdüm” derse ne yaparsınız? Polisi mi ararsınız? Psikoloğa mı gidersiniz? Yoksa mutfak dolabını açıp çamaşır suyunu mu çıkarırsınız? İki kız kardeş düşünün. Biri güzelliğiyle erkekleri öldürüyor. (Mecaz değil, gerçek) Diğeri ise çamaşır suyu, eldiven ve soğukkanlılıkla izleri siliyor. Ablalık böyle mi olur? Korede, başhemşire. Duygularını bir komadaki hastaya anlatıyor. En yakın arkadaşının nefes almadığı bir adam olması bile bu şehirde garip sayılmıyor. Ayoola, “güzellik ayrıcalığı”nın vücut bulmuş hali. Erkekleri cezbetmekle kalmıyor, onların kuklası olmasını sağlıyor. Baba, iki kızının çocukluğunu şekillendiren baskıcı, şid*et yanlısı ve yozlaşmış biri. Ayoola’nın kolaylıkla şiddete başvurmasında da Korede’nin suskunluğunun kökeninde de baba var. “Babam bizi d*verdi. Babam bizi satmaya çalışırdı. Babam… susmamız için bize susmayı öğretti.” Kız Kardeşim Seri K*til kitabını okurken sinirlenecek ama sonuna kadar okumadan da bırakamayacaksınız.
Edebiyat
Kız Kardeşim Seri KatilOyinkan Braithwaite · Mundi Yayınları · 2019168 okunma
İşte Böyle Oldu
9/10
·104 syf.··
2025 32. kitabı
Bazı hikâyeler, en başında sonunu söyler. Natalia Ginzburg’un İşte Böyle Oldu’su da öyle başlıyor: “Alnının ortasına ateş ettim.” Bundan sonrası bir cinayet romanı değil; dört yıllık evliliğin, yıllar boyu biriktirilen sessiz öfkenin, “iyi eş” ve “iyi anne” olma beklentilerinin ince ince örüldüğü kabusun hikâyesi. Bir ev, biraz sevgi, biraz ilgi. Mutlu olmak bu kadar basit olmalıydı. Ama değildi. Natalia Ginzburg’un İşte Böyle Oldu’sunda, kadın karakter toplumun “mutluluk reçetesine” göre yaşıyor. Evleniyor, çocuk sahibi oluyor, kocasına sabırla katlanıyor. Ve tüm bunların sonunda kendini hiç olmadığı kadar yalnız buluyor. Ginzburg, kadınların iç dünyasını süslemeden, bahanelere sığınmadan anlatıyor. “Hanım hanımcık” duruşun ardında biriken öfke, bir gün tetiğe uzanan parmaklara dönüşüyor. Hızlıca okuyayım ancak etkisi uzun sürsün diyarsanız İşte Böyle Oldu, tam size göre.
Edebiyat
İşte Böyle OlduNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 20222,672 okunma
Sırların Sırrı
10/10
·656 syf.··
2025 42. kitabı
Harvard’ın simgebilim profesörü Robert Langdon, noetik bilimci Katherine Solomon ile Prag’da düzenlenen konferansa katılır. Solomon, insan bilincine dair inançları sarsacak bir kitap yayımlamaya hazırlanırken işlenen gizemli bir cinayetle ortadan kaybolur. Çözmesi gereken şifreler yalnızca cinayetleri değil; varoluşun sırlarını da açığa çıkarıyor. Dahası, Robert Langdon sevdiği kadını kurtarmak için zamanla da yarışmak zorunda. Prag’ın gotik sokaklarında, sisle örtülü köprülerinde ve karanlık katedrallerinde başlayan hikâye, sadece kayıpların izini değil; insan zihninin en eski ve en sarsıcı gizemini de açığa çıkarıyor. Her detay o kadar güzel işlenmiş ki kitabı okumanın ötesine geçip yaşıyorsunuz. Bir anda kendinizi Prag’ın sokaklarında koştururken ya da golem ile karşılaşırken buluyorsunuz. Dan Brown, gerçeği kurguyla ustalıkla harmanlıyor. Sanat, tarih, semboller ve bilim iç içe geçerken, aksiyon hiç düşmüyor. Sırların Sırrı, on yıl süren titiz araştırmalar, yüzlerce bilim insanının katkısı ve yazarın kendi hayatındaki acı deneyimlerin birleşiminden doğmuş. Eleştirmenler tarafından Dan Brown’un şimdiye kadarki en kişisel ve en iddialı eseri olarak değerlendiriliyor. Romanın kalbindeki fikir şu: Bilinç sadece beynin ürünü olmayabilir… Beyin belki de evrenin bilinmeyen sinyallerini yakalayan bir alıcıdır. Sırların Sırrı, sadece gerilim romanı değil. Aynı zamanda tarihsel detayları, sembollerle örülü bulmacaları ve felsefi tartışmalarıyla okuyucuyu pasif tanık olmaktan çıkarıp, oyunun parçası haline getiriyor.
Edebiyat
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20253,980 okunma
İnsanlığımı Yitirirken — Osamu Dazai
8/10
·128 syf.··
2025 39. kitabı
Modern Japon edebiyatının en çarpıcı eserlerinden İnsanlığımı Yitirirken, toplumun dayattığı rollerle kendi iç çatışmaları arasında sıkışmış bir karakterin derin psikolojik çözülüşünü anlatıyor. Osamu Dazai, romanında maskelerin ardına gizlenen acıları, varoluş sancısını ve insan ruhunun kırılganlığını sarsıcı şekilde gözler önüne seriyor. Soytarılık ile var olmaya çalışan Yozo, aslında çaresizliğin içinde kayboluyor. Toplum tarafından görülmeyen yaraları, aile baskısı ve yanlış ilişkilerle birleşince, hayatla bağı giderek zayıflıyor. Roman, sadece Yozo’nun hikâyesi değil; çevremizdeki gülümseyen yüzlerin ardında gizlenen fırtınaların da yansıması. Dazai’nin kendi yaşamından izler taşıyan kitap, okuru hem kendi iç karanlığıyla yüzleşmeye hem de başkalarının sessiz çığlıklarını fark etmeye davet ediyor. İnsanın en derin kırılganlıklarını, maskelerin ardına saklanan acılarını çarpıcı bir dille gösteriyor. Toplumsal baskılarla bireysel varoluş sancılarının nasıl çatıştığını gözler önüne seriyor. “Utanç dolu bir hayat yaşadım. İnsan yaşamı denen mefhum hakkında hiçbir fikrim yok.” — Osamu Dazai
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
Reklam