“Paris’in en parlak mücevherleri, en karanlık cinayetlerin gölgesinde parlıyor…”
E.T.A. Hoffmann’ın Matmazel de Scudéry eseri, polisiye atmosferiyle olduğu kadar 17. yüzyıl Paris’inin ihtişamını ve karanlığını yansıtan çok katmanlı yapısıyla da etkileyici.
Sarayın görkemiyle sokaklardaki sefalet, mücevher uğruna işlenen cinayetler, görünmez kötülüğün şehri esir alışı.
Sarayın göz kamaştıran ihtişamı ile sokaklarda yaşanan sefalet arasındaki tezat, cinayetlerle birleşince şehrin üzerine kasvetli bir sis çöküyor. Halk, görünmez kötülüğün kol gezdiğine inanıyor.
Kuyumcu Cardillac’ın karanlık sırrı ise gerilimi doruğa taşıyor. Mücevherler yalnızca süs eşyası olmaktan çıkıyor, adeta kanlı lanetin anahtarı hâline geliyor.
Polisiye edebiyatının ilk örneklerinden sayılıyor, Edgar Allan Poe’ya kadar uzanan etkisi var.
Mücevher tutkusu, gizemli cinayetler, görünmez kötülük söylentileriyle hem gerilim hem merak duygusu yüksek.
Aşk, hırs, korku, adalet arayışı gibi evrensel duyguları çok katmanlı bir kurguda işliyor.
Sen de Paris sokaklarında gerilimi hissetmek, edebiyatın ilk polisiyelerinden birine yolculuk yapmak istiyorsan “Matmazel de Scudéry ekle.