#etahoffmann Tam adı Ernst Theodor Amadeus Hoffman olan yazar, 1776’da doğdu. Müzisyen kimliğiyle de tanıdığımız Hoffmann, Bamberg Tiyatrosu’nda orkestra şefi ve besteci görevlerini üstlendi. Öyküleri, novellaları ve romanlarıyla başarılı bir yazarlık geçmişi olan Hoffmann’ın Edgar Allan Poe öncesinde yaşamış olması da ayrıca ilgi çekicidir. Kaleme aldığı kimi öykülerinde gotik bir atmosfer oluşturan yazarın Poe ve H. P. Lovecraft gibi gotik edebiyatın ünlü isimlerine ilham kaynağı olduğunu söyleyebiliriz.
84 sayfalık muhteşem bir kitap okudum, ve okurken film olarak beynimde izledim. Öykü, 17. Yüzyıl Paris’inde, en uzun süre tahtta kalan Fransa Kralı unvanına sahip olan XIV. Louis Dönemi’nde geçiyor. Gizem ve gotik öğelere sahip kitap heyecan ve merakla okunuyor. Klasik polisiye unsurlarını içinde barındırmasına ek olarak Hoffmann’ın etkileyici anlatımıyla çok daha başarılı bir hale geliyor. Dönemin Paris’inin günlük yaşamı ve insanların yaşamı satırlarla bize ulaşıyor. Bir dönem hikâyesi olmasına rağmen, yazarın dokunuşuyla evrensel bir boyut kazanıyor ve yayımlandığı günden beri dünyanın her yerinde ilgiyle okunuyor.
Gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.
Alman romantik edebiyatçıları arasında en geniş okur kitlesine ulaşmış Ernst Theodor Amadeus Hoffmann ile selamlıyorum sizi.
Çok yönlü bir yazar olmasının yanı sıra müzisyen, çizer ve karikatürist Hoffmann. Bamberg Tiyatrosu’nda orkestra şefi ve besteci olarak da görev yapmış.
Yazdığı en iyi novella olarak kabul edilen Matmazel de Scudéry ilk kez 1819 yılında, Bir XIV. Louis Dönemi Hikâyesi alt başlığıyla yayımlanmış.
Eser tiyatroya, operaya ve sinemaya da uyarlanmış. Daha önce #işbankasıkültüryayınları ‘ndan okuduğum eseri @anılağcaoğlu çevirisiyle tekrar okudum.
Açık ara bu çeviriyi çok daha akıcı bulduğumu ifade edebilirim.
73 yaşında, Kral XIV. Louis’nin ve tüm ahalinin saygı duyduğu, asalet sahibi soylu bir kadının, zekâsı ve vicdanıyla “adalet sisteminden” bir cinayet şüphelisini kurtarışını anlatan bu yükte hafif pahada ağır kitabı teğet geçmeyiniz.
Matmazel de ScudéryE. T. A. Hoffmann
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı E. T. A. Hoffmann'dan "Matmazel De Scudéry" adlı kısa öyküsü oldu.
17. Yüzyılın sonlarında insanları acımasızca zehirleyerek öldüren ve bir türlü bulunamayan katil Paris şehrinde korku yaratır. Bu karmaşada Fransa kralı katilin peşine düşmek için özel bir mahkeme kurar fakat işler daha da çetrefilli hale gelir çünkü diğer taraftan hırsız çeteleri türemeye başlamıştır. Katil ve çetelerin göz koydukları ise değerli mücevheratların varlığıdır.
Kral, çok sevdiği yazar Matmazel De Scudéry ile bu hırsızlık olayını konuşurken, Matmazel "Hırsızlardan korkan bir aşık, aşka layık değildir" sözüyle şaka yollu bir karşılık verir. Matmazel'in öngöremediği şey ise beklemediği birinden sürpriz bir hediye almasıyla olayların tam merkezine istemeyerek de olsa içinde kendisini de bulması olur.
70’li yaşlarında bir yazar olan matmazelin, şehirde işlenen cinayetlerin ortasında kendini bulmasını konu edinen oldukça keyifli, sürükleyici bir kısa öykü.
Bu tür kitapları sevdiğimi fark ettim. Okuduğum ilk Hoffmann kitabıydı ve seveceğimi biliyordum. Çünkü yazarın tarzı ile uyuştuğumu düşünüyorum. Kitapta cinayet ve hırsızlık olaylarının başka şeylere bağlanması hoşuma gitti, bunu kitabın bir yerinde anlayacak gibi oluyorsunuz. Okumak isteyenlere önerimdir, zaten kısa bir kitap.
E. T. A. Hoffmann - Matmazel de Scudéry
@canyayinlari
°
"Peki kader, ölümcül bir yıldırım gibi tüm yıkıcılığı ile çarpmışken zamanla, saatle değişir mi?"
°
Selamlar . Merak ettiğim bir yazar ile tanıştım. Kitabın arkakapak yazısından biraz Sherlock vari olduğu hissiyatı vermişti ama farklı bir yapısının olması hoşuma gitti.
- 17. Yüzyıl Paris’inde, en uzun süre tahtta kalan Fransa Kralı unvanına sahip olan XIV. Louis Dönemi’nde geçiyor. Klasik polisiyeden uzak farklı dokuları ve gotik edebiyatın serpiştirildiği bir hikaye.
- Kahramanımız Matmazel de Scudery içine düştüğü cinayet ve hırsızlık olaylarını çözüme kavuşturmaya çalışıyor. Bunu yaparken eski hayatı da onu takip ediyor. Aşk, entrika ve bolca ölümün olduğu satırlar sizi mest edecek.
"Un amant qui craint les voleurs
N'est point digne d'amour."
(Hırsızlardan korkan bir aşık, aşka layık değildir.)
"Ben görevimi yerine getiririm, başkalarının ne dediğini de umursamam."
°°°
°°
°
#book #kitap #bookstagram #kitapkurdu #books #instagram #photography #edebiyat #instagood #bookworm #reading #kitaplar #instabook #bookshelf #booklover #kitaptavsiyesi #read #okudumbitti #kitapaşkı #kitapönerisi #kitapkurdu #instalike #booklike #photo #booklike #likers
°°°
°°
°
“Paris’in en parlak mücevherleri, en karanlık cinayetlerin gölgesinde parlıyor…”
E.T.A. Hoffmann’ın Matmazel de Scudéry eseri, polisiye atmosferiyle olduğu kadar 17. yüzyıl Paris’inin ihtişamını ve karanlığını yansıtan çok katmanlı yapısıyla da etkileyici.
Sarayın görkemiyle sokaklardaki sefalet, mücevher uğruna işlenen cinayetler, görünmez kötülüğün şehri esir alışı.
Sarayın göz kamaştıran ihtişamı ile sokaklarda yaşanan sefalet arasındaki tezat, cinayetlerle birleşince şehrin üzerine kasvetli bir sis çöküyor. Halk, görünmez kötülüğün kol gezdiğine inanıyor.
Kuyumcu Cardillac’ın karanlık sırrı ise gerilimi doruğa taşıyor. Mücevherler yalnızca süs eşyası olmaktan çıkıyor, adeta kanlı lanetin anahtarı hâline geliyor.
Polisiye edebiyatının ilk örneklerinden sayılıyor, Edgar Allan Poe’ya kadar uzanan etkisi var.
Mücevher tutkusu, gizemli cinayetler, görünmez kötülük söylentileriyle hem gerilim hem merak duygusu yüksek.
Aşk, hırs, korku, adalet arayışı gibi evrensel duyguları çok katmanlı bir kurguda işliyor.
Sen de Paris sokaklarında gerilimi hissetmek, edebiyatın ilk polisiyelerinden birine yolculuk yapmak istiyorsan “Matmazel de Scudéry ekle.
Öneri üzerine başladığım, okumadan önce hiçbir bilgi sahibi olmadığım ve ismi de içeriğine dair hiçbir ipucu vermeyen bu kitap polisiye türünde bir kitapmış şaşırtıcı şekilde. Polisiye okumayalı uzun zaman olmuştu, özlediğimi fark ettim bu kitapla birlikte.
Tam adı Ernst Theodor Amadeus Hoffmann olan yazar “Alman Fantezi ve Korku Hikâyeleri Yazarı, Besteci, Müzik Eleştirmeni ve Çizer” unvanıyla kaydedilmiş siteye. Oldukça renkli bir kişiliğe ve hudutsuz bir hayal dünyasına sahip olduğu, hem hakkındaki bilgilere bakınca hem de kitabını okuyunca anlaşılıyor.
Masalcıları kapıştırdığımız bölümde sürpriz bir konuğumuz olabileceğinden bahsetmiştim, hatırlayanlarınız vardır. Sürprizi bozmak uğruna o ismin Hoffmann olacağını söyleyebilirim. Hoffmann’ı yarışa dahil edip etmemek konusunda kararsız kalmıştım çünkü masalcılığı geri planda kalmış olan bu yazar, La Fontaine, Ezop, Andersen gibi büyük isimlerle yarışabilir mi yoksa daha en başından bu yarışa veda eden zayıf halka mı olur, gibi endişelerim vardı. Haksız rekabet olsun istememiştim fakat bu eseri okuduktan sonra ona da kesinlikle bir şans vermem gerektiğini anladım ve ne yalan söylemeli çok da merak ettim gerilim türünde hikayeler yazan birinin, daha çok çocuklara hitap eden bir tür olan masal konusunda ne kadar başarılı olacağını. Yarışmaya, diğerleri kadar tanınmasa da onlar kadar güçlü bir yarışmacının dahil olduğunu ve belli ki yarışmayı daha da kızıştıracağını haber vermek isterim.
Bazı kitaplar vardır, konusu ve olay örgüsü için okunur, altını çizeceğiniz derin anlamlı cümleler barındırmaz ama kapağını kapadığınızda mutlu şekilde ayrılırsınız, işte bu kitap o kitaplardan. Akşamınızı güzelleştirecek, IMDB’si yüksek bir film arayışında olduğunuz gün, bu kitabı okuyabilir ve filmden alacağınız tadı belki de daha
"Bir gün gelip de göklerin ebedi kudreti günahkârları dünyadayken cezalandırmaya karar verirse, o gün hangi ahlâksızın aşağılık hilesi varlığını sürdürebilir!" (sayfa 10)
Tam adı Ernst Theodor Amadeus Hoffman olan yazar, 1776’da doğdu. Müzisyen kimliğiyle de tanıdığımız Hoffmann, Bamberg Tiyatrosu’nda orkestra şefi ve besteci görevlerini üstlendi. Öyküleri, novellaları ve romanlarıyla başarılı bir yazarlık geçmişi olan Hoffmann’ın Edgar Allan Poe öncesinde yaşamış olması da ayrıca ilgi çekicidir. Kaleme aldığı kimi öykülerinde gotik bir atmosfer oluşturan yazarın Poe ve H. P. Lovecraft gibi gotik edebiyatın ünlü isimlerine ilham kaynağı olduğunu söyleyebiliriz.
Kum Adam (incelemesi için: #128705388) Duka ile Karısı, Altın Çanak gibi novellalarında ve Küçük Zaches Namıdiğer Zinnober, Kedi Murr'un Hayat Görüşleri, Şeytanın İksirleri adlı romanlarında romantik bir üslup benimsemesinin yanı sıra, masal unsurlarını da iyi bir şekilde kullanır. Sıra dışı hikâyeler onun cümleleriyle hayat bulur. İlk olarak 1819 yılında yayımlanan Matmazel De Scudery’de ise Paris’te geçen, polisiye unsurlarla bezeli bir öykü anlatıyor. Kimi otoritelere göre bu E. T. A. Hoffmann’ın kaleme aldığı en iyi novelladır.
Öykü, 17. Yüzyıl Paris’inde, en uzun süre tahtta kalan Fransa Kralı unvanına sahip olan XIV. Louis Dönemi’nde geçiyor. Heyecan verici ve merak uyandırıcı bir yapıya sahip olan öykü, gizemli ve gotik bir atmosfere sahip. Klasik polisiye unsurlarını içinde barındırmasına ek olarak Hoffmann’ın etkileyici anlatımıyla çok daha başarılı bir hale geliyor. Dönemin Paris’inin günlük yaşamı ve insanları satır aralarından taşarak bizlere ulaşıyor. Bir dönem hikâyesi olmasına rağmen, yazarın dokunuşuyla evrensel bir boyut kazanıyor ve yayımlandığı günden beri dünyanın her yerinde ilgiyle okunuyor.
Hoffmann bu öyküsünü bir şiirden esinlenerek yazıyor. Johann
౨ৎ ilk alman polisiyelerinden biri olarak geçen ‘matmazel de scudery’i okurken çok keyif aldım. uzun zamandır hoffman’dan bir şeyler okumak istiyordum ve listemde tutuyordum bu kitabı da okuduğum ilk eseri oldu ve gerçekten çok beğendim. okulum başladığı için bir süredir doğru dürüst kitap okuyamıyordum bunu da şansa otobüste yer bulunca okuyabildim ve tek çırpıda bitti o yüzden oldukça akıcı olduğunu düşünüyorum. umarım daha fazla hoffman kitabı okuyabilirim daha ilk kitaptan kendisi favori yazarlarım arasına girecek gibi duruyor. ౨ৎ
Matmazel De ScuderyE. T. A. Hoffmann · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016727 okunma
Ernst Theodor Wilhelm Hoffmann, daha çok müstear adıyla E.T.A. Hoffmann (Ernst Theodor Amadeus Hoffmann) olarak bilinir. Romantizm Döneminde, Alman Fantezi ve Korku Hikâyeleri Yazarı, Jüri Üyesi, Besteci, Müzik Eleştirmeni, Çizer ve Karikatürist olarak tanınır.
Prusya'nın Königsberg (günümüzde Kaliningrad, Rusya) şehrinde doğan Hoffmann'ın hikâyeleri 19'uncu yüzyılda oldukça ilgi bulmuş ve romantizm akımının önemli yazarlarından biri olmuştur. Berlin'de 1882'de ölene kadar da hikâyeler yazmıştır.
Hukuk öğrenimi gördükten sonra 1800’de devlet memurluğuna atandı ve Prusya’nın işgali altında bulunan Polonya’da çalışmaya başladı. 1806’da Prusya’nın Napoléon güçleri tarafından yenilgiye uğratılmasına kadar bu görevinde kaldı. Hoffmann, 1814’e kadar müzik eleştirmenliği ve tiyatrolarda müzik yönetmenliği yaptı. 1811’de Arlequin adlı bir bale besteledi. Alman Romantizminin ilk yazarlarından olan dostu Friedrich de la Motte Fouqué’nin Undine adlı masalını operalaştırması da bu döneme rastlar. Hoffmann, 1814’ten itibaren edebiyata yöneldi. 1814-1815 tarihli Phantasiestücke in Callots Manier adlı öykü kitabı, yazar olarak ün kazanmasını sağladı. 1816’da yeniden devlet hizmetine girerek Berlin Temyiz Mahkemesi’nde yargıçlık yapmaya başladı.
Ernst Theodor Amadeus Hoffmann, Alman Romantik Dönem’in ekollerinden birisidir. Hoffmann, eserlerinde gerçekliğin sınırlarını aşar ve fantastik bir dünyaya yelken açar. 1763-1825 yılları arasında yaşamış olan Alman yazar Jean Paul Friedrich Richter’in 1776 yılında kaleme aldığı eseri Siebenkäs’de ilk kez kullanılan Eş ruh motifi, ikinci kez Ernst Theodor Amadeus Hoffmann tarafından kullanılmıştır.
Şeytanın İksirleri (1815-1816) ve Kedi Murr’un Hayat Görüşleri (1820-1822) adlı romanları, Gece Tabloları (1816-1818) ve Die Serapionsbrüder (1819-1821) adlı öykü derlemeleri büyük ilgi gördü. Hoffmann’ın peri masallarından doğaüstü felaket öykülerine kadar eşsiz hayal gücünü sergilediği eserleri, Çaykovski’nin bale süiti Fındıkkıran da dahil olmak üzere pek çok opera bestesine esin kaynağı oldu. Eserleriyle Honoré de Balzac, George Sand ve Théophile Gautier gibi isimlerin saygısını kazandı; Victor Hugo, Charles Baudelaire, Guy de Maupassant, Aleksandr Puşkin, Fyodor Dostoyevski ve Edgar Allan Poe’yu etkiledi. E.T.A. Hoffmann, 1822’de Berlin’de öldü.