Sybil (Sybil, normale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2446
Gösterim
Adı:
Sybil
Alt başlık:
Sybil, normale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir
Baskı tarihi:
Mart 2001
Sayfa sayısı:
532
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753901615
Orijinal adı:
Sybil
Çeviri:
Nilgün Arıt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Kadınlı erkekli tam 17 karakter... Tek bir vücutta farklı dengeler... Sybil, çok kişilikli oluşun ilk psikanalizidir. Sybil Dorsett olayı, nomale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir. Sybil yalnızca insan davranışlarını saptayan bilinçaltı dünyasının tehlikeli güçlerinin yepyeni bir incelemesi olmayıp, baskı ayıtlarından, toplum, din ve ailenin sakatlayıcı etkilerine bir örnekle bakıştır. Okuyucu bu kitabı okuduğunda bir bilinçlilik genişlemesine uğrayacaktır. Çünkü kendi yaşamını büyüteç altına alarak onları dönem dönem analiz edecektir.
Tıp açısından ise bu öykü, akıl hastalıklarının kalıtım ve çevre terimleri içinde ortaya çıkışını; halk dilinde çok ya da farklı kişiliklere mal edilen şizofreniyle Sybil'in pek az rastlanan hastalığı Grande-hystérie arasındaki ayrılığı ortaya serme amacını gütmektedir.
532 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Sybil, çoklu kişilik bozukluğunu terapistle birlikte tüm aşamalarıyla görebileceğiniz bir kitap. Eğer psikoloji ile ilgileniyorsanız ve bu psikolojik rahatsızlığı duyduysanız size birebir kitabın karakteri Sybil üzerinde bu kişiliklerin ne zaman, nasıl, ne şekilde ortaya çıktığını ve Sybil'in hayatını nasıl etkilediğini gösteriyor. Dışardan bakıldığında Sybil çok normal bir insandır; lakin o, kimlikleri yüzünden bir günün tamamını bile kendisi olarak yaşayamaz. Yaşadığı bazı sıkıntılardan dolayı terapiste giden Sybil, terapi sürecinde kendisi bile bilmediği, tanımadığı kimliklerinin olduğunu öğrenir. Böylece Sybil'in uzun bir terapi hikayesi tam anlamıyla başlar.
Kitap size her yönüyle çok şey katıyor. Kesinlikle zaman kaybı değil bilakis okuduğunuza pişman olmayacağınız dolu dolu bir kitap.
532 syf.
·Beğendi·10/10
Kesinlikle şahane bir kitap. Psikolojiyle ilgilenen merak eden herkes okumalı bence. Ayrıca filmide kitap kadar iyi. Çoklu kişilik bozukluğunu detaylı bir şekilde gözler önüne seriyor. Çocukluk döneminin ne kadar önemli olduğunu da gayet açık bir şekilde anlatılmış kesinlikle okunmalı
532 syf.
·9/10
Gerilim meraklıları için okunması gereken bir klasik. On yedi kişilik bir insanda nasıl toplanıyor ve tümü ile nasıl yaşanıyor, merak ediyorsanız , bu eser türünün tek örneği. Okuduğum dönem oldukça etkisinde kalmıştım. İnsanın dünyaya ve kendine bakışını farklılaştıran bir kitap...
532 syf.
·630 günde·Beğendi·10/10
3 yıl 3 ay
sürdü okuması
son derece akıcı olmasına rağmen
karanlık bir odanın içinde bulununan ruh ve
bu ruhu yakan normal olmayan şartlar*
İnsan psikolojisindeki gerilimli değişiminden
dolayı 6 7 aylık aralarla okumak zorunda kaldım...

* Bu davranışı izleyenler olaylar her zaman aynı olmazdı. Ama en sevdiği 'ayin'
Sybil'ın bacaklarını uzun, tahta bir kaşıkla ayırmak, ayaklarıni bulaşık bezleriyle bu tahta kaşığın iki ucuna bağlamak ve sonra kızını tavandan sarkan bir ampül kordonunun ucuna asmak olurdu.

İki buçuk yaşındaki çocuk orada baş aşağı sallana dursun, ANNE musluğa yönelir ve su iyice soğuyana kadar akıtırdı.
«Eh, artık daha fazla soğumaz,» diye mırıldandıktan sonra, büyükler için kullanılan tenkiye torbasını ağzına dek doldurur, kızının yanına dönerdi.
Çocuk havada sallanırken, torbanın ağzını onun idrar yoluna sokar, idrar kesesini bu soğuk suyla doldururdu.
Görevi sona erince de zaferden sarhoş, "Yaptım yaptım" diye bağırırdı, "Yaptım"
Bu çılgın bir kahkaha izler, sonra da sürer giderdi.
Hattie, sabahın erken saatlerindeki bu gereksiz tenkiye işlemlerini ürkütucü denecek kadar sık uygulardı kızına.

ve sonuç olarak:
İnsanin içindeki değişik
hal, hareketlere, duruma ve zamana göre (şizofren sadist biri tarafından) zorla bölünmüş dişili erkekli birbirini tanımayan 17 karekter.

hangisi gerçek sybil
kim kimi tanıyor ve daha kimler var içerde.

17 karekterden bir tanesi kalmalı diğerleri ölmeli ama
ya gerçek olan ölürse..!
yada birbirinden haberleri olmayan karekterler anılar birleştirilmeli.
birleşen karakterler arasında
ya çatışmalar çıkarsa.
olması gereken iç sesi, sanrıları açığa çıkarıp hastalığı şizofrene kaydırırsa.
532 syf.
·32 günde·Beğendi·9/10
Okurken insanın sayfalar içinde kaybolduğu, olaylarla akıp gittiği, kitabın ele aldığı çoklu kişilik bozukluğunu adeta hissettiği hatta etrafında gördüğü insanlar için "acaba" diyerek sorguladığı bir kitap. Duygular inanılmaz bir şekilde okuyucuya geçiyor. Özellikle baş kahramanın çocukluğunda görmüş olduğu işkencelerin anlatıldığı bölümler en katı insanı bile duygulandırabilecek, ağlatabilecek türden. Kitabın son sayfasını okuduğumda mutlulukla hüzünü aynı anda hissettim. Baş kahramanın iyileşmiş bir birey olmasının mutluluğu ve ondan ayrılacak olmanın verdiği hüzün. Sanırım uzun bir süre daha onunla yaşayacağım.
532 syf.
·Beğendi·10/10
Yaşanılmış gerçek bir hayat savaşıdır demem daha doğru olur ,gerçekten insana farklı bakış açılarla bakmayı öğreten bir kitap,ilk çok kişilikli psikanaliz
532 syf.
·Puan vermedi
16 farklı kişiliğe bölünmüş bir ruh... Daha sonra best seller olan kitap ve konuya dair çekilen filmler...
Tek bedende 16 farklı karaktere sahip olma,o dönemde rekor olarak kayıtlara geçmiş ve bi hayli ilgi görmüş tıp çevrelerinde. Daha sonra ne yazık ki,psikiyatrın hipnoz ve çeşitli telkin yöntemleriyle,sadece yüksek histerik belirtiler gösteren hastayı bu konuma getirdiği,ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla aydınlanmıştır. Konu ile ilgili okuma için;https://3aymun.wordpress.com/2008/12/01/sybil/
532 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Tıp tarihine geçmiş bir vakanın kahramanı Sybil. Kendisi hariç on altı kişilik daha barındırıyor. Üstelik bu kişilikler farklı kişilik özelllikleri ve farklı fiziki özellikler taşıyorlar, üstelik farklı yaşlardalar. Sybil ve bedeninde barınan on altı kişiliği bu kitaba konu olmuş, filmi de çekilmiş. Akıcı bir kitap, özellikle psikiyatri alanına ilgisi olanlar ilgiyle okuyacaklardır. ( Bu arada olayın gerçek olduğu kadar, doktorun yöntemlerinin hastayı bu hale getirdiği de ifade ediliyor)
532 syf.
·16 günde·Beğendi·7/10
Sybıl’la tanışmam çok sevdiğim bir dostum tarafından olmuştu.Dostum kitap için 16 karaktere bölünmüş bir kızın hikayesini anlatıyor dediğinde,tüm etkisiyle beni okumaya itti.Kişilik bölünmesi olan karakterimizin başından gelenleri konu alıyor ve doktoru ile tedavi sürecinin nasıl geçtiğini.Kitapta anlatılan olay gerçek bir hikayeden yola çıkılarak doktoru tarafından yazılmış. (Bazı kesimlerle ; doktor sırf para kazanmak için uydurduğu bir hikaye olarak da söylenebiliyor.) Tek bir bedende ;1 bebek ,2 erkek tam 16 karakter yaşıyor ve bazı karakter birbirinden habersiz.Çoçukluğunda geçirdiği travmalar yüzünden bir çok kişiliğe bölünen Sybil’ın iyileşme sürecini ele alan kitap,sizlere sıra dışı ve etkileyici bir serüven sunuyor.Kim ne derse desin bu kitap okunması gereken kitaplar arasında yer almalı.Benim özellikle tavsiye edebileceğim bir kitap.
İyi Okumalar…
%69 (364/532)
·7/10
Bir bedende farklı 17 karakter ve 17 farklı ruh hali..Bölünmüş bütünleşememiş duygular..Sevgisizliğin ve şiddetin tarumar ettiği bir çocukluk ve gençlik tam farkına varılamadan yaşanmış bir hayat..Yaşanmış bir olaydan romanlaştırılmış olduğunu söyleyenler de var romanda adı geçen psikiyatrist Dr.Wilbur’un hipnotizma gibi bir takım psikanalitik metodları kullanarak kendi yarattığı bir kişilik olduğunu iddia edenler de.. Farklı, özgün, sarsıcı bir o kadar da üzücü bir hikaye.Psikiyatrik romanlara meraklı farklı konu arayan okurseverlere tavsiye edilir..
532 syf.
·Puan vermedi
Kitapta bazen küçük bir çocuğun ruh haline bürünmesi, bazen bir kadına, bazen de bir adama dönüşen Sybil'in gerçek hikâyesini okuyoruz.
Aynı bedende yaşadıkları halde ayrı anılara, ayrı ruh yapılarına, ayrı davranışlara, ayrı hayat deneylerine sahip. Her birinin bakış açısı farklı. Sesleri, konuşma biçimleri, kelime bilgileri farklı. Hatta yaşları bile farklı. Küçük bir kız çocuğundan tutun da yetişkin bir kadına kadar.Tam 17 ayrı karakter. Kısaca kitapta hepimizin bildiği gibi Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunu (çoklu kişilik bozukluğu) okuyup irdeliyoruz.

Aslında kitap bizlere ders verir nitelikte. Sevginin ve güvenin hayatımızda ne kadar da önemli bir yere sahip olduğunu okuyup öğreniyoruz. Çocukluğunda ruhunu zedeleyen acı dolu hatıraları olan bir kişinin, ilerki yaşlarda yaşamını nasıl etkilediğini bir kez daha anlıyoruz. Dr. Wilbur, Sybil'in çok kişiliğe bölünüşünün ana kökünün büyük, karmaşık ve dramı aşan bir durum olduğunu, minicik kız çocuğunun zulümden kaçmak için yöneldiği kapılar ardı ardına yüzüne kapanınca, "yıpranmış çocuk Sendromu" sergilediğini fark eder. Sybil çocukluğunda dışarıdan bir kurtarıcı aramış ve sonunda hiçbir kurtuluş sunulmadığını anlayınca, bu kez kurtuluşu kendi içinde aramaya başlayıp kafasında bir hayal dünyası yaratmıştır.

Kitapta insanın tüylerini diken diken eden öyle yerleri vardı ki, bir anne olarak buralarını okurken çok zorlandım. Satırları dehşet içinde, boğazıma oturmuş demir bir yumrukla okudum. Ben kendimi okurken sanki başka bir zamanda buldum. Çok uzaklardaymış gibi görünen ama varolmaya devam eden bir deliğe geri itildim. Minik bir kız çocuğun ağlayışı geldi kulaklarıma. Ayaklarına ve boğazına dolanan gergin ipi hissettim. Gece gibi üzerime çöken o kötü kokuyu duyumsadım. Her şey bir kâbustan ibaretti sanki; gerçek olamayacak kadar ürpertici, başa gelemeyecek kadar uzak. Ne diyebilirim ki, rabbim çocuklarımızı böyle hasta ruhlu anne babalardan korusun.
532 syf.
·8/10
Çoğu okur gibi önce kitabı okunmalı sonra filmi izlenmeli diyorum. İncelemeyi yazmak için zorlandım. Sybil herhangi bir psikolojik vakadan çok daha fazlası. Aklayatkın olmayan bir bebeklik ve çocukluk yaşayan Sybil'ın başa çıkamadığı durumlarda bölündüğü karakterler ve onların yönlendiriği yaşamı. Tek başına verdiği savaş ve zaferi. Okunmalı.
Ne kadar az bildiğimizi anlayabilmek için ne kadar çok şey bilmemiz gerektiği ne kadar gariptir. Cahil olduğunun farkına varmak, bilgiye doğru atılmış büyük bir adımdır.

Benjamin Disraeli
Mary üzüntü içinde başını sallayarak, “Şimdi, “ dedi “Geçmiş yoktur. Eğer beraberinde taşıyorsan geçmiş şimdidir.”
"Bana hep başkalarının sizin hakkınızda neler düşündüğünü anlattınız. Oysa, siz ne düşünüyorsunuz ?"
''Bir bahçıvan gibi, yabani otları çıkarıp, yok etmeliyiz.''
''Evet doğru,'' dedi doktor. ''Ama yabani otlar hangileri?''
''Ruh için, uyuklayan her şey ölüdür,'' diye mırıldanmaya başladı Mary, soruyu cevaplamaksızın, ''ve cisimler göründükleri gibi değildir.''
Ne var ki, çok-kişiliğin nedenleri, kolay ulaşılmaz niteliklerini korumakta; ancak Sybil olayında görüldüğü gibi, bu olayların hepsindeki araştırmalar, hiç değilse bir tek etkenin hepsi tarafından paylaşıldığını göstermektedir: Son derece sıkıcı, ilkel ve isterik bir hayata başlangıç çevresi...
Flora Rheta Schreiber
Sayfa 502 - E yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sybil
Alt başlık:
Sybil, normale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir
Baskı tarihi:
Mart 2001
Sayfa sayısı:
532
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753901615
Orijinal adı:
Sybil
Çeviri:
Nilgün Arıt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Kadınlı erkekli tam 17 karakter... Tek bir vücutta farklı dengeler... Sybil, çok kişilikli oluşun ilk psikanalizidir. Sybil Dorsett olayı, nomale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir. Sybil yalnızca insan davranışlarını saptayan bilinçaltı dünyasının tehlikeli güçlerinin yepyeni bir incelemesi olmayıp, baskı ayıtlarından, toplum, din ve ailenin sakatlayıcı etkilerine bir örnekle bakıştır. Okuyucu bu kitabı okuduğunda bir bilinçlilik genişlemesine uğrayacaktır. Çünkü kendi yaşamını büyüteç altına alarak onları dönem dönem analiz edecektir.
Tıp açısından ise bu öykü, akıl hastalıklarının kalıtım ve çevre terimleri içinde ortaya çıkışını; halk dilinde çok ya da farklı kişiliklere mal edilen şizofreniyle Sybil'in pek az rastlanan hastalığı Grande-hystérie arasındaki ayrılığı ortaya serme amacını gütmektedir.

Kitabı okuyanlar 104 okur

  • Tuğçe kıral
  • Sevda Karabulut
  • Sibel Çelikok
  • Istek bugu
  • Gunseli Elgun
  • duygu arslan
  • seçil
  • Meltem Türkmen
  • Belgin KARAHAN
  • Gökçe Demirtaş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%19
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%4.8
65+ Yaş
%4.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78
Erkek
%22

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.3 (18)
9
%31.9 (15)
8
%19.1 (9)
7
%8.5 (4)
6
%2.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0