Başka bir şekilde daha anlatayım. Bir şeyler yapabilecek bir adam, bunu değerli bulmadığı için yapmıyor ve kalbinin derinliklerinde, her zaman bunu yapmadığı için pişmanlık duyuyor; bunu yapmanın getireceği ödülleri gizliden gizliye alaya alıyor, ama daha da büyük bir gizlilik içinde, bunu yapmış olsaydı yaşayacağı keyfin ve alacağı ödüllerin özlemini çekiyor"
Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü kendini bulduğu her yere uyum sağlamış ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etraftakileri memnun edecek kadar uyum saglamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuştu.
Kaldı ki, böylesi daha iyi değil mi? Onlar ilgisiz olsalardı, çok acı çekerdik. Bir kiz, iki dirhem bir çekirdek giyinmiş bir oğlanla evlenmesine engel olan babasina,
"Bunu ödeyeceksin!" diyordu. Kiz kendini
öldürdü. Ama babası hiç de bir şey ödemedi. Herif balik avlamayı çok seviyordu. Üç pazar sonra yeniden ırmağa dönüyordu, "Unutmak için," diyordu buna. Hesap doğruydu, unuttu. Aslinda, tersi şaşırtıcı olurdu. Cezalandırmak için öleceğimizi sanırız, oysa özgürlüğünü veririz ona.