diyojen

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Nietzsche
"Karşılıksız umudun en büyük işkence olduğunu, işkenceyi uzatma dışında bir şey yaramadığını" öğrendik
Sayfa 180 - Dipnot Yayınları·Kitabı okudu
diyojen
Hayatımı(zı) çok güzel özetliyor.
Orhan Pamuk'un Romancılığı
Türkiye'de roman okurlarının çoğunu oluşturan, dindar olmayan, Batılılaşmış kadın okurlar, başörtüsü taktığı için üniversiteye alınmayan kadınların anlaşılabilir dertleriyle ilgilendiğim için huzursuz oldular. Orta ve yukarı sınıf Batılılaşmış tanıdıklardan, aile dostlarından, "Orhan bu dincilere niye anlayış gösteriyor!" diye sitemkar ifadeler işittim o günlerde. Roman sanatının en temel ve en güçlü yanının, bizim gibi düşünmeyenlerin, bizim gibi yaşamayanların âlemini de dürüstçe anlamak, en azından anlamaya çalışmak olduğunu, böylece yaşayarak hissettim. Romancı, okurlarının bilmek, anlamak istemediği, hatta tehlikeli bir düşman olarak gördüğü "öteki"nin insanlığını da ortaya koymalıdır.
Sayfa 401 - YKY·Kitabı okudu
diyojen
Orhan pamuk'un bu anlayışı aynı zamanda bana Albert Camus'nun Nobel ödülü aldığı sırada yaptığı konuşmayı hatırlatıyor. Albert Camus orada şöyle demişti: "Gerçek sanatçılar hiç kimseyi ve hiçbir şeyi hor görmezler. İnsanları yargılamaktan ziyade, anlamakla yükümlüdürler."