SADIK BAYDERE

Atatürk sonrası: İnönü ve diğerleri ...
Atatürk'ün hayatının sonlarına doğru İsmet İnönü, gerçekleştirmek için Atatürk'le birlikte savaştıkları ilkelerden uzaklaşmaya başladı. Büyük komprador burjuvazi ile çevrilen İsmet İnönü, gerek iç gerek dış politikada onun etkisinde kaldı. Atatürk ile arasında yabancılaşma başladı. Atatürk ile İnönü arasındaki başlıca anlaşmazlık devletçilik ilkesinde, yani Türk komprador burjuvazisi ile bağlı bulunan yabancı sermayeye karşı milli sermayenin korunmasında ortaya çıktı. Türk anayasasında bulunan devletçilik ilkesine karşı perde arkası mücadele, her zaman sürüp gitmiştir. Mustafa Kemal'in sağlığında bu mücadeleye gizlice İnönü de katılmaktaydı. Atatürk bunu tahmin ettiği için, İsmet İnönü'nün başbakanlıktan çekilmesinde diretti. Atatürk sonrası Cumhurbaşkanı olan İnönü gericilerle ittifak yaptı. Atatürk'ün eski düşmanları - Kazım Karabekir, Hüseyin Rauf (Orbay), Fuad Cebesoy ve diğerleri - bu dönemde iktidara geldi. Türkiye yavaş yavaş yine kendi karar alma gücünden ve ulusal bağımsızlığından yoksun kaldı. Türkiye'yi yönetenler bir ABD, Fransa, İngiltere tarafına, bir Almanya tarafına meylettiler. İngiltere ile Almanya'dan alınan borçlar silahlanmaya, savaş hazırlığına gitti. Gazi Mustafa Kemal Paşa zamanında cumhuriyetçi Türkiye feodal ayakbağlarıyla birlikte emperyalist esareti de kaldırıp atmıştı, oysa Türkiye'nin sonraki yöneticileri ABD ve diğer devletler ile politikalarını değiştirmişlerdir... Dönem dönem iktidara gelen yöneticiler, Atatürk'ün önderliğinde kazanılan ekonomik ve siyasal bağımsızlık gibi temel konuları içselleştirmediklerinden çeşitli sorunlar yaşanmıştır. Türkiye'nin çıkmazdan kurtuluşu için yolu birdir: Mustafa Kemal Atatürk'ün politikasına geri dönüş, ülkenin siyasal ve ekonomik bağımsızlığının yeniden kurulmasına, Türk halkının ulusal
Sayfa 236 - Aralov·Kitabı okudu
İsmet İnönü
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gazi ince, duygulu yaratılışlı bir insandı. Yurduna, halkına olan sevgisi onu, Türkiye'nin düşmanlarına karşı amansız bir mücadele için gerekli olan sert, sağlam bir karakter edinmek zorunda bırakmıştı.
Sayfa 233 - Aralov·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Paşa
Reformlar...
Daha taarruzdan çok önce yanında bulunduğum bir sırada Mustafa Kemal Paşa, kadınların kurtuluşu için bir savaş açacağını, halkın eğitimini geniş ölçüde yaygınlaştıracağını, milli ekonomiyi, sanayiyi, köy ekonomisini, kültürü geliştireceğini söylemişti. Bunlar, şimdi söylenmiş gibi hatırımdadır.
Sayfa 222·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Paşa
Lozan Konferansı
Türk delegasyonunun Curzon'un emperyalist emelleri karşısında gösterdiği tavizkârlık ve Sovyet Rusya'ya yakın görünme korkusu, Türkiye'nin Lozan Konferansı'nda yalnız kalmasına sebep oldu ve başarılarını hatırı sayılır derecede küçülttü. Oysa Türkler konferansa sadece Yunanlıları ve Sultan'ı değil, bütün İtilaf Devletlerini de yenmiş olarak gelmişlerdi. Doğru, İsmet Paşa konferansta birçok şey elde etti: Kemalist Türkiye, iki buçuk yıldır mevcut olan Sevr Antlaşması'nı yok etti. Ama ödün vermeye dayanan yanlış politika ve İngiltere'yle Fransa'ya yaranma çabaları eninde sonunda Türkiye'nin uluslararası durumunu zayıflatmıştı. Curzon, bizzat Türk hükümetinin yardımıyla Türkiye'nin Sovyet Rusya'dan uzaklaşmasını sağlamaya çalışıyordu. Mustafa Kemal zamanında bu plan başarıya ulaşamadı. Gazi'nin ölümünden sonra onun Türkiye'nin siyasal bağımsızlığını sadece kuvvetle, dirençle elde etmenin mümkün olduğuna dair vasiyeti ardılları tarafından unutuldu. Bu durum Türkiye'nin siyasal ve ekonomik pozisyonlarının emperyalist devletlerin iştahını kabartmasına neden oldu. Ama bu arada Curzon, eskiden Türk idaresinde olan Musul'u ve daha başka yerleri Türkiye'den koparmayı, Yunanlıların yakıp yıktığı şehir, kasaba ve köyler için Yunanlılara tazminat ödettirmemeyi, Boğazlar sorununda İngiliz planını gerçekleştirmeyi başardı. Musul'dan ve tazminattan vazgeçmesi karşılığı olarak Türkiye'ye küçücük Karaağaç bölgesi lütfen verildi. Bundan başka Batılı devletler Türkiye'yi, Osmanlı devletinin Batılı kapitalistlere olan borcunun, Osmanlı devletinden ayrılan ülkeler arasında bölünüşünden sonra, payına düşen bölümünü 20 yıl içinde ödemeye de ikna ettiler.
Sayfa 212·Kitabı okudu
Lozan Konferansı
Musul ...
Mustafa Kemal Paşa bir gün bana, Curzon'un (Lord Curzon, 1919-24 arası İngiltere Dışişleri Bakanı) Musul petrolleriyle kişisel ilgisi olduğunu söylemişti. Curzon Musul'daki Turkish Oil şirketinin ortaklarındanmış. Sultan Abdülhamid bir zamanlar Musul petrollerinin sahibiymiş. Abdülhamid'in varisleri kendi haklarını Amerikalılara devretmişler. ABD Standard Oil'in çıkarlarını savunuyormuş. Mustafa Kemal, "Musul İngilizler için Kürdistan'a en yakın bir yerde bölge olarak çok önemlidir," dedi. "İngilizler Musul'u tamamen anlaşılır amaçlar için ellerinde bulundurmak isterler. Çünkü Musul, Sovyet Rusya'ya, İran'a en yakın bir yol, Türkiye'ye baskı yapmak için en uygun bir bölgedir."... İsmet Paşa, Lozan'da Musul'u geri alamadı. Bu konuda Türkiye yenilgiye uğradı. Daha sonra Rauf Bey Birleşik Amerika, İngiltere ve Fransa arasında Musul petrolleri konusunda bir anlaşmaya varıldığını bildirdi. Bu anlaşmaya göre bu üç devletten her birine %25 oranında bir pay ayrılmış, geri kalan %25 pay da bu anlaşmaya sokmayı başaracakları dördüncü bir devlete verilecekmiş.
Sayfa 180·Kitabı okudu
Musul