Yüzme bilmeyen birinin denize atlaması gibi, ne karaya çıkabiliyorsun ne de yüzebiliyorsun, sadece çırpınıyorsun diye her derdi tasayı kendine yoruyordu. Her şey yalnızlıktan diye geçiriyordu içinden öyle zamanlarda.
Çocukluğumdan beri başak tarlası görmemiştim. Oysa ne çok severdim. Hayatımda ilk okuduğum kitabın adıydı Gülyüzlü Tarlalar. Bunu hatırlamak iyi geldi. Gün boyu orada duran kıymığı, battığı yerden çıkarmışım gibi rahatladım...
Gök Türkler'de il yani devlet, hükümdar yani kağandan önce gelmektedir. Devlet, Tanrı tarafından verilir, kağanın ve milletin durumu Tanrı tarafından tayin edilirdi: "İl berigme tengri (il veren Tanrı)". Kötü kağanlar ile yolundan çıkmış Türk milletini Tanrı zaman zaman cezalandırıp devleti ellerinden alıyordu.