📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İstanbul'un tepelerine nakşettiği selatin camilerinin görüntüsü bozulmasın diye evlerin yüksekliklerini itinayla denetleyen bir imparatorlukla, İstanbul'un siluetini gökdelenlerle bozan bir cumhuriyet arasındaki fark da gözden kaçırılacak gibi değil. Eğer muhafazakarlık adına geleneği ihya edeceksek, ayın çatlatmaktan, köprülere padişah ismi vermekten ve eski kavramları gelişigüzel kullanmaktan daha iyisini yapmak zorundayız.
Cumhuriyetin kurucu ideolojisiyle hesaplaşma iddiası olan siyasal islamın iktidara gelmesi sonrası başkanlık sistemine geçilmesi ile Çankaya Köşküne alternatif olarak Beştepe'de inşa edilen başkanlık kompleksinin adı bir anda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (*) oluverdi. Bu seçimin arkasında cumhurbaşkanlığı makamına dini bir meşruiyet kazandırmak kadar, son yıllarda Osmanlı ile ya da Osmanlı olduğu sanılan şey ile bir bağ kurulmak isteğinin olduğu da tartışılmaz bir gerçek. Sayın reisicumhurun göreve başlamadan önce Osmanlı padişahları gibi Eyüp Sultan'ı ziyaret etmesi de aynı yönde bir manevra aslında.
(*) Külliye kelimesi yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkmış modern bir kelime olup Osmanlıların bildiği, kullandığı bir kelime değildi. Bugün külliye adını verdiğimiz cami komplekslerinin hiçbiri o dönemde böyle anılmazdı. Aşevleri için kullanılan "imaret" bu tip yapı komplekslerine verilen isimdi.
Mutlaki monarşilerde hükümdarlar halka ya da başka kurumlara hesap vermezler, günahlarıyla sevaplarıyla onları yargılayabilecek tek merci bizzat Tanrı'dır. Osmanlı sultanlarının cüretkar bir şekilde takındıkları "zılhullah-ı fi'l-alem", yani Allah'ın yeryüzündeki gölgesi unvanının açıklaması bu ön kabulde gizlidir.
(SB notu: Zamanda yolculuk hoş bir şey olsa gerek ama günümüzde adında cumhuriyet, yönetim biçimi sözde demokrasi de olsa bu yönetim tarzına özenenlerin giderek arttığı ülkelerin bulunduğu bir dünyada yaşamak ne kötü...)
Tarihi bilginin kaynağına inmek de aslında tek başına yeterli değil; elimizdeki kaynağın hangi dönemde, hangi şartlar altında ve ne tip bir gündem ile yazıldığını bilmek de önemli.