Gitmeden Önce Değil,Olmaya" Giderken Okunması Gereken Kitap
Puan vermedi·223 syf.··
2026 36. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:03
Bu kitabı neden okumalıyız ? Çünkü çoğumuz zihnindeki ezberleri bozmaktan, sarsılmaktan korkuyor. Kimisi için hac veya umre ibadeti, kutsal topraklardan eve hediyelik eşya getirmekten, eşe dosta hurma, zemzem dağıtmaktan başka bir anlam taşımıyor maalesef. Mekanikleşen, şekilciliğe sıkışan bir dindarlığın ötesine geçemiyoruz. "İhtiyaç duyduğunuzda ümit besler ve ihtiyaçlarınızı karşılamak için mücadele edersiniz. Bunu başarınca da, geçmiş çabalarınıza gülerek bakarsınız. Ne kadar saçma bir hayat anlayışı!" diyor Şeriati. İşte tamda bu noktada konfor döngüsünü, sığ hayat anlayışını ve ezberleri yıkmak, uykudaki ruhları uyandırmak için okunması gereken bir kitap...Hac,umre tarihin ve coğrafyanın sınırlarını aşıp bugünün insanına bize sesleniyor. Statü putlarını, kendi ellerimizle yarattığımız modern ilahları tek tek taşlamamızı istiyor. kuru bir fıkıh bilgisinden ya da tarihi sayfalardan alıp bugünün ekonomik ve sosyolojik gerçekliğine öyle bir bağlıyor ki, sarsılmamak elde değil. dünyevi kimlikleri atmak demek. Statükonun ve modern dünyanın insanı böldüğü, sınıflara ayırdığı bir çağda, herkesin aynı beyaz kumaşın içinde erimesi, tam bir eşitlik ve öze dönüş manifestosu....Kabe’nin etrafında dönmek ise bir girdabın içinde kaybolmak değil, hayatın merkezine Allah’ı koyup o eksende bir duruş inşa etmek. Herakleitos’un meşhur sözündeki gibi; aynı nehirde iki kez yıkanılmaz. Hac da insanı içine alan, yıkayıp dönüştüren öyle bir nehir ki; o nehre giren insanla oradan çıkan insan asla aynı kalamaz, kalmamalı...
Hayata Dair
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,639 okunma
Mevlânâ'da Ulûhiyyet Anlayışı
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Bazı kitaplar yeni bilgiler öğretir. Bazıları ise bildiğimizi sandığımız şeylere yeniden bakmayı sağlar. "Mevlânâ'da Ulûhiyyet Anlayışı" ikinci gruba giren eserlerden biri. Atilla Baran Can Çelebi bu çalışmasında Mevlânâ'nın Allah tasavvurunu, kelâm ilmi açısından incelemeyi amaçlıyor. Kitabın temel sorusu oldukça nettir: Mevlânâ'nın Allah'ın varlığı, birliği, isimleri ve sıfatları hakkındaki görüşleri İslâm düşünce geleneği içerisinde nereye yerleştirilebilir? Eser boyunca yazar, Mevlânâ'yı sadece bir şair ya da mutasavvıf olarak değil; aynı zamanda döneminin ilmî tartışmalarını bilen, kelâm, fıkıh, mantık ve felsefe alanlarına hâkim bir düşünür olarak ele alıyor. Bu yönüyle kitap, Mevlânâ'nın sadece Mesnevî'den ibaret olmadığını da hatırlatıyor. Kitabın dikkat çekici taraflarından biri, Mevlânâ'nın akıl ve vahiy arasında kurduğu dengeyi göstermesidir. Yazarın ortaya koyduğu tabloya göre Mevlânâ, ne aklı tamamen dışlayan bir anlayışa sahiptir ne de hakikati yalnızca aklın sınırları içerisine hapsetmektedir. Akıl onun için gerekli bir araçtır; ancak hakikatin son durağı değildir. Bu nedenle Mevlânâ, Allah'ın varlığına dair aklî delilleri kullanırken aynı zamanda keşf, tecrübe ve kalbî idrake de önemli bir yer verir. Eserde üzerinde durulan bir diğer konu ise Mevlânâ'nın Ehl-i Sünnet düşüncesiyle olan ilişkisidir. İnceleme sonucunda Mevlânâ'nın itikadî açıdan bütünüyle yeni veya farklı bir sistem ortaya koymadığı, genel hatlarıyla Ehl-i Sünnet çizgisi içerisinde değerlendirilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte yazar, Mevlânâ'yı belirli bir mezhep ya da düşünce kalıbına sıkıştırmanın doğru olmayacağını da vurgular. Çünkü Mevlânâ'nın asıl kimliği bir kelâmcıdan çok bir mutasavvıftır. Kitabın sonuç bölümünde yer alan önemli tespitlerden biri şudur:
Mevlâna’da Ulûhiyyet AnlayışıAtilla Baran Can Çelebi · Kabalcı Yayınevi · 20252 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Osmanlı hukuk geleneğinde fetva müessesesi, şer‘î hükümlerin toplumsal hayata tatbiki noktasında en kritik mekanizmalardan birini teşkil etmiştir. Bu müessesenin işleyişini, sınırlarını ve müftînin taşıması gereken ahlaki ve ilmi nitelikleri belirleyen "Edebü’l-Müftî" türündeki eserler, Osmanlı hukuk metodolojisinin (usûl-i fıkh) önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda, Mehmet Fikhî el-Aynî’ye atfedilen Risâle fî Edeb’il-Müftî, müftülük makamının sorumluluklarını ve bir müftünün fetva verirken riayet etmesi gereken temel prensipleri ele alan kıymetli bir metindir. Eserde öne çıkan başlıca temalar şunlardır: Müftünün Nitelikleri: Fetva makamında oturan kişinin sahip olması gereken ilmi birikim (içtihat derecesi veya fetvada ehliyet), takva, feraset ve adalet gibi hususlar detaylandırılır. Fetva Verme Adabı: Bir soruna cevap verilirken dikkat edilmesi gereken usul; kaynaklara müracaat biçimi, meselenin vaka ile uyumu ve müftünün kendi görüşü ile nakil arasındaki denge. Sosyal ve Siyasi Sorumluluk: Fetvanın toplum düzeni üzerindeki etkisi ve müftünün, devrin yöneticileri ile halk arasındaki nezih duruşunu korumasına dair ahlaki tavsiyeler. Fetva Kaynaklarının Hiyerarşisi: Hanefi mezhebi içerisinde hangi eserlerin (zâhiru'r-rivâye vb.) fetvaya esas teşkil edeceği ve ihtilaflı meselelerde nasıl bir yol izleneceğine dair teknik bilgiler. Mehmet Fikhî el-Aynî, eserini kaleme alırken yalnızca teorik bir fıkıh kitabı yazmakla yetinmemiş, aynı zamanda dönemin fetva bürokrasisinin ihtiyaç duyduğu pratik bir kılavuz oluşturmayı amaçlamıştır. Risale, şu açılardan büyük önem taşır: Dili ve Üslubu: Müellif, teknik fıkıh terimlerini kullanırken Osmanlı ilmiye sınıfının kullandığı veciz ve ağırbaşlı üslubu başarıyla yansıtır. Uygulamaya Yöneliklik: Eser, sadece "fetva nedir"
Risale Fi Edebil-MüftiEbū’l-Feyż Meḥmed Fıḳhī el-ʿAynī el-Ḥanefî · İsam Yayınları · 20181 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 17:15
Nûrü’l-Îzâh ve Necâtü’l-Ervâh, XVII. yüzyıl Hanefî fakihlerinden Hasan b. Ammâr eş-Şürünbülâlî tarafından kaleme alınmış, ibadetler fıkhına dair temel eserlerden biridir. Müellif, bu eserinde Hanefî mezhebinin tercih edilen görüşlerini esas alarak taharet, namaz, oruç, zekât ve hac konularını özlü ve sistematik bir şekilde ele almıştır. Fıkıh eğitimine yeni başlayan öğrenciler için hazırlanmış olan eser, sade dili ve anlaşılır üslubuyla İslâm dünyasında asırlar boyunca medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Hükümlerin delillerine ve mezhepler arası tartışmalara ayrıntılı şekilde yer vermek yerine, uygulamaya yönelik temel bilgileri öğretmeyi hedeflemiştir. Bu yönüyle hem başlangıç seviyesindeki talebeler hem de ibadetler fıkhını düzenli bir şekilde öğrenmek isteyen okuyucular için önemli bir başvuru kaynağıdır. Eser, Hanefî fıkıh geleneğinde büyük kabul görmüş; müellif tarafından yazılan İmdâdü’l-Fettâh ve daha sonra kaleme alınan Merâkı’l-Felâh gibi şerhlerle daha geniş bir ilim halkasına ulaşmıştır. Günümüzde de birçok İslâmî eğitim kurumunda ibadetler fıkhına giriş metni olarak okutulmaya devam etmektedir.
Nurul İzahŞürünbülâlî · Kitapkalbi Yayıncılık · 201846 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2026 19. kitabı
Türklerin nasıl İslam'la tanıştığı ve Müslüman olduğuyla ilgili çok fazla görüşten öne çıkan iki temel görüş var. Birincisi Türklerin kılıç zoruyla yani dönemin Müslüman Araplarıyla olan savaşı kaybedip Müslüman olduğuna dair. İkincisi ise bu görüşe karşı çıkıp Türklerin medeni ve ticari ilişkiler yoluyla Müslüman olduğunu savunuyor. İşte bu kitap Türklerin İslam'la tanışma ve Müslümanlaşma sürecini tarihi veriler ışığında ele alıyor. Kitap, Türklerin İslam ile tanışma ve Müslümanlaşma süreci üzerine çok fazla araştırma ve eser olmadığı eleştirisiyle başlıyor. Bugüne kadar konuyla ilgili yazılmış olan önemli kitapların genel okuyucu için derlenerek ortaya çıkarıldığı belirtiliyor. Lise yıllarında Türk tarihini ayrı İslam tarihini ayrı bir ünite olarak gördüğümüz için haliyle bu ikisi arasında bağ kuramıyoruz. Tufan Hoca güzel bir yol izlemiş ve bu iki tarihi eş zamanlı işlemiş. Yani bir yandan Orta Asya/Türkistan bölgesinde Türk devletlerinin birbirleri ve Çin gibi komşularıyla olan siyasi ve askeri ilişkilerini ele alırken diğer yandan da Hz. Muhammed'in(sav) dünyaya gelişi, peygamber oluşu, dört halife dönemi, Emeviler ve Abbasiler dönemi gibi İslam dünyasındaki olayları işlemiş. Kitap her ne kadar Türklerin İslamlaşması üzerine yazılsa da tarihe iz bırakmış Türk devletlerinin daha önceki dini inançları üzerinde de durmuş. Mesela Bulgarların Hristiyan olması, Uygurların Maniheizm etkisi altında kalması gibi. Tabii ki Türklerin genel inanışı olan Gök Tanrı inanışına da yer vermiş. Kitabın en etkileyici kısımlarından biri Oğuzlar'ın dini inançlarını toplumsal ilişkilere çok fazla karıştırmaması ancak zora kaldıkları zaman "Bir Tanrı" diye dua etmeleriydi. Bununla birlikte Şamanizm'in Türklerin dini inançları arasında olmadığı da vurgulanmış. Gelelim Türklerin nasıl
Kur'an ve KılıçTufan Gündüz · Yeditepe Yayınevi · 2018250 okunma
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Hocalarım Selamün Aleyküm. Uzun zamandır değerli hocam Hacı Akkoç'un üstüne durduğu, benim de editörlüğünü üstlendiğim, Hanefi Fıkhındaki Sadece Muteber Görüşleri, ihtilafları zikretmeden, "hangi görüş ile amel edeceğiz" karışıklığına mani olarak ele alan, ibarelerin kolay anlaşılacağı, kapalı ibarelerin tek tek açıklandığı, tüm ibarelerin kaynaklarının verildiği, fıkhi kaide ve terimlerin içerisinde zikredildiği, genel olarak tüm Hanefi Fıkhını biiznİllah içerecek olan "Teminat'ul Müslimin" serisinin telif ve tasnifinine "Taharet" bahsi ile başlamış ve bitirmiş bulunmaktayız. İkinci Adam Yayınlarından çıkmıştır. Peki neden bu kitap? Piyasada zaten bu kadar çok fıkıh kitabı varken bu kitabın ayrılacağı şudur: -Hanefi Fıkhı hakkındaki tüm hüküm terimleri "Terimler" başlığı altında kolay anlaşılacak bir ibare ile hiç bir eksiğe yer bırakmadan örenkelndirilerek anlatıldı -Fakih alimlerimizin (Allah onlardan razı olsun) yazmış olduğu tüm muteber fıkıh eserlerinden yararlanıldı -Genel fıkıh ve Hanefi fıkıh kaide kurallarına göre alimlerin ihtilaflarından soyutlanıp (sadece) bu kaidelere en uygun ve en sahih görüşler zikredildi -Teminat'ul Müslimin serisinin ilk cildi olan "Taharet" kitabı içerisinde; -Hanefi Fıkıh Terimleri - Su ve hükümleri - İstibra ve İstinca adabı - Abdest ve abdesti bozan durumlar - Gusül ve guslü bozan durumlar - Teyemmüm ve teyemmümü bozan durumlar - Mest - Özürlülük durumu - Kadınlara özel haller gibi konular, detaylı ve açık ibare ile ele alındı -Yazılan her hükmün ve her ibarenin kaynağı verildi -Genel fıkhi terimlerin hepsi açık bir şekilde zikredildi
1000Kitap
Temînâtu’l Müslimîn 1Hacı Akkoç · İkinci Adam Yayınları · 20261 okunma