«Önceleri güç yüceltiliyor, gücünü kullanan yiğit kahramanlar kazanan oluyordu. Sonrasında zayıflık değerli oldu; çocuklar, fakirler, hastalar, kurbanlar güçlülerden daha önemli hale geldi. "Kendimiz hakkındaki fikirlerimiz de derinlemesine değişti. Önceleri tanrılar başka yerde, insanlardan uzakta yaşıyordu. Kaderimizle pek nadir ilgileniyorlardı. Sonrasındaysa herkesin bilincinin en mahreminde keşfetmişçesine kalbinin derinliklerinde, kendi fikirlerinde Tanrı'yla buluşabileceği farz edilmeye başlandı.»
“Kendimizi sabit, katı, değişmez bir şey sanıyoruz. Kim olduğumuzla ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var. Nelerden korktuğumuzu, neleri istediğimizi, neleri sevdiğimizi, neleri sevmediğimizi belirlemişiz. Bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz. Kendimize ‘Ben’ adında bir hapishane yapmışız, bir türlü tahliye olamıyoruz Osman.”
Kendimizi sabit, katı, değişmez bir şey sanıyoruz. Kim olduğumuzla ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var. Nelerden korktuğumuzu, neleri istediğimizi, neleri sevdiğimizi, neleri sevmediğimizi belirlemişiz. Bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz. Kendimize "Ben" adında bir hapishane yapmışız, bir türlü tahliye olamıyoruz.
“Kendimizi sabit,katı,değişmez bir şey sanıyoruz.Kim olduğumuzla ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var.Nelerden korktuğumuzu,neleri istediğimizi,neleri sevdiğimizi,neleri sevmediğimizi belirlemişiz.Bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz.Kendimize “Ben” adında bir hapishane yapmışız,bir türlü tahliye olamıyoruz Osman.”
Simgeler, bazen giyinme özellikleri, bazen şive ya da ten rengi olarak, pek de kafa karıştırmaksızın kendilerini gösterirler. Olumlu çağrışım dediğimde, birisi için olumlu olan (renk ya da giyim tarzı) diğer kişi için pek öyle olmayabilir. Üstelik bu ko-Taçlanan baş akıllanır.nulardaki fikirlerimiz, oldukça kesindir, keskindir. Simgeden ne algıladığımız seçim anında pek de değişmeyebilir; nasıl bellediysek öyle gidebiliriz.
... biz hayatta hep aynı adam sayılamadığımız gibi hislerimiz ve fikirlerimiz de yaşadıkları anlarda doğru sayılamaz. Zira hep değişmeye mahkum olan bunların ancak geçip değişmeleri doğrudur.