Filiz Ermiş

10/10
·
Beğendi
"Kitapseverleri Dehşete Düşürecek Bir Kabus" Kitap ile ilgili araştırma yaparken bir yerde okumuştum bu tabiri. Kitabı çok iyi özetlemiş bence de. Fahrenheit 451, kitap kağıtlarının yanıp tutuşmaya başladığı ısı derecesiymiş. Eser kitap okumanın suç olduğu, hatta evde kitap bulundurmanın bile yasak olduğu, itfaiyecilerin görevinin de kitapları bularak yakmak olduğu bir distopya. Montag da kitapları bulup yakan bir itfaiyeci. Üstelik durumundan hiç de rahatsız değil. Yaptığının doğru olduğuna inanarak gönül rahatlığıyla işini yapar ve hiçbir şeyi sorgulamaz. Ta ki Clarisse ile karşılaşıncaya dek. Hiçbirimiz biriyle tanıştığımız zaman o kişinin hayatımızda nasıl değişiklikler yapacağını, neleri yerinden oynatacağını bilemeyiz. Ve bir an gelir bakarız hayatımız ters köşe olmuş. İnandıklarımız yalan, yalanlarımız gerçek olmuş. Bu açıdan Clarisse tanışmak, Montag'ın hayatındaki çok önemli bir kırılma noktası. Sonrasında ise bu distopik dünyada olup bitenleri sorgulayan, bu dünyaya ve bu dünyayı yönetenlere karşı çıkan, bir tek "kitap" için hayatlarını riske atan insanların hikayesine sanki bir korku filmi izler gibi tanık oluyoruz. Kitapların olmadığı bir dünyada yüzyıllardır ortaya konan bütün düşüncelerin ve insanlık tarihinin yok olacağı gerçeğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitapların insanlığın hafızası olduğu gerçeğini: "İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne var? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir mi?
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·140 syf.··
2025 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2025 16:04
"Yeraltı adamı" günümüzün narsisti değil mi? Belki de yazıldığı dönemden daha çok ilgi görmesi bu yüzdendir. Kendini diğer insanlardan üstün görmesi ama içten içe de bir eziklik hissetmesi, kendinden daha zayıf gördüğü insanları ezmesi( bir yandan da bunu yapanları elestiriyor) ama gücünün yetmeyeceğini anladığı kişilerde de sinip kalması,kendine ve başkaları acı çektirmek istemesi, ruhunun çelişkilerle dolu olması vb. birçok sey günümüz insanının megaloman, mazoşist taraflarını çok iyi anlatıyor. Karakterimiz tam olarak "ne" olduğunu hatta "ne" olmak istediğini bile bilmiyor. Olmak isteyip de olamadığı her şeyden herkesten nefret ediyor büyük bir öfke duyuyor bunlara. Bütün bunların dışında kitap -özellikle 1. bölüm-anlaşılması zor kitap. Okuduğum birkaç analizde de gördüm ki Dostoyevski'nin tam olarak ne demek istediği hala anlaşılamamış ve tartışılmakta. Onun kaleminin gücü de belki bunda gizlidir. Eser de karakteri gibi muğlak, çelişkilerle,serzenişlerle, göndermelerle dolu. Yine de bana göre okunmaya değer bir kitap. Hele de hayatınızdaki kişinin davranışlarına anlam veremiyorsanız( günümüz tabiri ile ghosting,gaslighting gibi ) onun davranışlarını anlamanıza çok yardımı olabilir. Sorunun sizde olmadığını, karşınızdaki kişinin narsist, mazoşist olduğunu kısacası bencil olmadan sevemediğini anlamanızı sağlayacaktır. Sonrasında derin bir oh çekip büyük bir iç huzuruyla yolunuza devam etmenizi sağlayacaktır. İyi okumalar...
İnsan ve Duygular
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma
Öfkenin ve inceliklerin şairi Ahmed Arif
10/10
·184 syf.··
2025 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2025 17:00
"Bir ben bileceğim oysa Ne afat sevdim." demiş Ahmet Arif. Ama öyle güzel anlatmış ki sevgisini, özlemini,ökesini... Öyle ki Adnan Binyazar onun için "Seçtiği sözcüklerle resim çizmez, her sözcüğü bir resimdir." demiştir. Öyle kelimeler seçmiş ki şiirimizde daha kolay kolay rastlanmayan sözcükler bunlar. Kendisine bu sorulunca da " Sizin deyiminizle Türk şiirinde rastlanmayan etkin sözcükleri ben evde,sokakta,iş yerinde konuşurken de kullanırım. Benim şiirim ile konuşmam arasındaki özdeşlik hemen hemen hiçbir şairde yoktur. Kısacası halkımın canlı, elvan ve gürül gürül dilinden hiç kopmadım ki şiirimde kopayım, yozlaşıp yabancılığa boğulayım." İşte bu yüzden bizden biri Ahmet Arif. Halkı, halkın ağzıyla anlatmış. Şiirleriyle resmetmiş kendi duygularını, bizim duygularımızı. O sanat toplum için olmalı diyen, devrimci, yiğit, öfkenin ve inceliklerin şairi.
Şiir
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma
Kadın olmak
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 16:00
Kitabı uzun zaman önce instagramda birinin paylaşımda görmüştüm. Okumak şimdi kısmet oldu. Kitap çok sürükleyici bir günde okudum. Nasıl akıp gitti nasıl bitti anlamadım. Dünyanın 3 farklı noktasındaki kadın hikayelerini aslında insan hikayelerini anlatıyor. Dünyanın farklı noktalarında farklı nedenlerle de olsa dışlanan,ötekileştirilen ve yalnız bırakılan kadınların(insanların) hayatlarında kendimizden bi şeyler buluyoruz. Kilometrelerce uzakta olsak da dinimizin, dilimizin, kültürümüz farklı olsak da hepimizin kadın olarak( insan olarak) ortak sorunlar yaşadığımız gözler önüne seriliyor. Kadın kimliğinin her toplumda zorluklarla karşılaştığını görüyor kendimizden pek çok şey buluyoruz bu 3 kadının yaşamlarında. Smita'nın hikayesi yarım kalsa da yazarın "Uçurma" adlı kitabının bu kitabın devamını niteliğinde olduğunu okudum. Umarım Lalita ve Smita ile yine karşılaşırız başka bir zamanda.
İnsana Dair
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
Zamana dair
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2023 10:06
"Zaman" elimizden akıp giden bir su gibi. Bazen tutmaya çalıştığımız bazen de bir an önce geçip gitsin istedigimiz anlardan ibaret. "Zaman"ın benim için korku verici olduğu ve birçok korkuyla ( Bir gün yapmadım ya da yapamadığım şeylerden pişman olmak gibi) yüzleştigim hayatımın bu zaman diliminde, aslında daha önce farklı şekilde duyduğumuz "geçmişte yaşamayı bırak, gelecekten korkma; anı yaşa" öğretisini çarpıcı ve farklı bir şekilde sundu yazar önüme.Günlük işlerimizin koşuşturmacası içinde kaybolduğumuz;24 saat bize yetmiyormuş, sanki bir makinenin dişlileri arasında kayboluyormuşuz ve zaman akıp gidiyormuş gibi hissettiğimiz şu zaman diliminde kitap zamanı dondurabilecegimiz anların ve bu anları yaşayabilmesi sağlayacak duyguların neler olabileceğini sevdirmeye çalışıyor. Önemli olanın çok yaşamak değil gerçekten yaşamak olduğunu.
Zaman
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,1bin okunma