Filiz Arter

Filiz Arter
@filizzart
"Kitaplar yüzünden çok acı çekiyorum Esat ağabey" derdi, "Sanki hepsi benim için yazılmış..."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2015 238. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2015 00:00
"Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayalım.. En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) ) Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek: 1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi) 2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın; 3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın; 4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin; 5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde.. İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu. Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı. * Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep; * Her an Selim`in yerine kendimi koymam; * Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs. Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi. Kitabı akıcı bir roman olarak değil, piskolojik ve felsefik yönden ele alırsak daha az hata yapmış olur, daha çok okumak için yol kat etmiş oluruz. *En sıkıldığım nokta (1 ay o bölüm yüzünden aksadım) Günseli`in Selim hakkında konuştuğu bölümdü. İlk kez kitapta o bölümde sıkıldım. Paragraf boyunca bir tek virgül, nokta işaretine rastlamadım. Bu beni yıldırmadı desem yalan
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
9/10
·724 syf.··
2017 15. kitabı
BİR OKUMA SERÜVENİ OLARAK TUTUNAMAYANLARA FARKLI BİR BAKIŞ 1979 kışıydı. Kağıthane askeri kışlasının büyükçe bir salonunda oturuyorduk. Tiyatro ve sinema salonuydu galiba. Toplu gözaltıların en büyüklerinden biriydi. Galiba birkaç yüz kişi vardık. İTÜ-Maden binasından derdest edilmiştik. Sahnede bir arkadaşımız çaldığı sazın yanık sesine melodik sesiyle eşlik ediyordu. “Aldırma Gönül”ü söylüyordu. İsmini çoktan unuttuğum, galiba Halkın Kurtuluşundan bir arkadaşım, bu şarkı beş para etmez, dedi, hapis yatmaya, mücadele etmemeye teşvik ediyor. Parça hakkında öyle düşünmesek de yaşama bakışımız bu minvaldeydi. 1970’lerin başından itibaren düşünsel hayat tamamen Sosyalist, Marksist politizasyonun hegemonyasına girmişti. Kitaplardan sadece toplumsal gerçekçileri okurduk. Sadece biz öğrenciler değil, Türk aydınlarının çoğu öyleydi. İşte bu havada yayınlandı Tutunamayanlar’ın ilk cildi. Yayınlanır yayınlanmaz kendini eleştirel bir suskunluğun içinde buldu. Belli ki yazar anlaşılamamış belki de yok sayılmak istenmişti. Eğer TRT roman ödülünü almasa satın alıp kapağını açan olmazdı eminim. Elimde istatistikleri yok ama çok az satılmış olmalı. Çünkü 1982-83 yılına kadar koskoca okul çevresinde okuyan hiç tanıdığım olmamıştı. Peki neden? Çünkü Tutunamayanlar’da küçük burjuvaziden, onun hayata bakışından, bunalımlarından bahsederken onlar kötülenmiyor, devrimci olmamakla suçlanmıyor, lümpenlik yaftası yapıştırılmıyor ve hatta onlardan sevgi ve anlayışla söz ediliyordu. İşte tüm bunlar Zeitgeist’e tersti. Aydınlar bir yandan dinin sunduğu öbür dünya cennetini aptalca bir ütopya olarak görürken, diğer yandan dünyada bir cennet olan Komünizmi zorunlu bir gerçeklik, bir toplumsal final olarak yüceltiyorlardı. Memleketi kurtarma modası vardı o zamanlarda ve bu eseriyle yazar, işte
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2017 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2017 03:01
İncelemeye ben de sitedeki en çok beğenilen incelemedeki gibi "Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayayım. Sadece 1000kitap'ta bu kitap için şimdiye dek 233 inceleme yazılmışsa üzerine daha söylenebilir diye düşündüm. Tabii 233 incelemenin tümünü okumadım ama yine de kendimce bir kaç şey söylemek istedim. Şimdi efenim kitap için bir sürü madde sıralanmış öyle yapın böyle yapmayın, kimisi gitmiyor demiş, ağır kitap demiş yarım bırakmış. Tabi benzeri yorumları ben de daha önce okuduğum için ilk başlarken gözüm korkmuyor değildi. Sürekli okumak isteyip de bitiremem korkusuyla başlamaya cesaret edemediğim bir kitaptı. Baktım ortam çok müsait tam sindire sindire okunabilecek bir zamandayım, hadi bir cesaret başlayalım Olric dedim ve başladım okumaya. Şimdi sözüm okumak isteyip de benim gibi yukarıdaki yorumlardan dolayı kararsız kalan okur arkadaşlarıma. Kimseyi dinlemeyin ve kitaba dair görüşünüzü kendiniz oluşturun. Kitap hiç de büyütüldüğü gibi gelgitlere sebep olan, kitap karakterlerinin karmakarışık hale geldiği, yoran üzen bir kitap değildi. Konuları toparlamakta olayları bir arada tutmakta zorlanıyor insan denilmiş yalan inanmayın. Yarım bırakanlar bence kitabın içine girememişler, ilk başlarda bu ne şimdi ne saçmalıyor, kim kiminle konuşuyor gibi hafif bir bocalama yaşayabilirsiniz; ama bırakmayın. Kitabın minnacık bir kısmı ile koca kitabı yargılamayın. Zaten sonrasında siz anlamadan karakterler sizi olayın içine çekiverecek. Gayet akıcı, gayet samimi bir kitap. Severek okuduğum "Canım Selim" diye kahrola kahrola ilerlediğim bir kitap oldu. Ne araya giren eski Osmanlıca gibi olan dil, ne noktalama işareti olmayan bölüm kırdı hevesimi. İçim cız ede ede, burnumun direği sızlaya sızlaya bitirdim kitabı. Hani bir bu kadar daha uzasa sıkılmadan okumaya
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok."
Sayfa 425
Edebiyat