Bazı hikayeler yola çıktığınızda değil yoldan çıktığınızda başlar…
bizi galeyana getirebilecek yegane şey sonun cinneti
Maceranın daha başlarında olduğunu ileri sürmek ne büyük saçmalık ! Aslında adeta doğaüstü bir enkaz halinde, uç bir duruma doğru gidiyor: bilgeliğin kemirdiği bir bilge. Evet çürümüş, evet kangren olmuş, hepimiz öyleyiz. Hep birden benzersiz bir keşmekeşe doğru ilerliyoruz, çırpınıp duran ahmaklar gibi, halüsinasyona kapılmış kuklalar gibi birbirimize dikleneceğiz, çünkü her şey herkes için imkansız ve soluk alınamaz hale geldiğinden, hiç kimse artık tasfiyeyi, kendi tasfiyesini sona erdirme haricinde, yaşamaya tenezzül etmeyecek. Bundan böyle bizi galeyana getirebilecek yegane şey sonun cinneti. Ardından nihai durağanlık gelecek, bir kere roller oynandıktan, sahne terk edildikten sonra, sırf zevkine, final bölümünü dilediğimiz kadar zihnimizden geçirip durabiliriz.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Reklam
Bu cümleler kalbimi acıtmıştı kitabın sonunda....
"Benim için yazdığın kitabı artık bitirmelisin. Okumayı çok istiyorum. ” “Son düzlükteyim, bitmesine az kaldı. ” “Ne kadar az kaldı? ” “Sadeee finali kaldı. ” “Aklında nasıl bir final var?" “Artık yanımdasm, benimlesin ve bana gitmekten bahsetmiyorsun. Aklımdaki mutlu bir son. ”
Sayfa 416·Kitabı okudu
Kalbe iyi gelen bir final :)
Bu sefer kötüler değil zor yoldan da olsa iyiler kazanmış, ilahi adalet yerini bulmuştu... -SON-
Sayfa 236·Kitabı okudu
1000Kitap
Ve final :(
"Biz seninle aynı gökyüzünün altında, birbirine hasret kalmış iki yaralı ruhuz. Ne tamamen kavuşabiliyoruz ne de tamamen kopabiliyoruz."
Sayfa 540 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Toshack, Türkiye'de kaderine terk edilmişken, bu sezon Madrid'in yeni teknik direktörü, yani son Avrupa şampiyonu unvanına sahip bir takımın sorumlusu oldu. Bu şahsın görevinde kalıp kalmayacağını bilmiyorum, ama favori kulübümün felaketler tarihinde kendine şerefli bir yer edindi bile. Bu kuruma, onun kişiliğine, hissiyatına dair hiçbir şey anlamayacak kadar ahmak olduğunu ortaya koymuş bu kişiyi asla unutmayacağız. Ben bu olacakları, Valencia'ya karşı oynanacak Kral Kupası yarı final maçının hemen öncesinde sorulan o vahim soruya cevap verdiğinde anlamıştım: "Bu kupayı kazanmak ile La Liga ikincisi olmak arasında kalsanız, hangisini seçerdiniz?" Herhangi bir Madrid çalışanı, bir merengue çocuk, hatta en yontulmamış ve kafasız taraftar bile bu sorunun tek bir cevabı olduğunu bilir: "Seçmeme gerek yok ki. Real Madrid için birbiriyle çelişen zaferler yoktur, biz hepsini isteriz." Ama yok: Bu zırcahil Kral Kupası'nın bir önemi olmadığını ve kendisini sadece bir sonraki La Liga maçının ilgilendirdiğini söyledi. Şimdi herkes sonucu biliyor ve hatırlayacak: Valencia 6 - Real Madrid 0. Vikingler olarak hafızamızda böyle bir tenis skoruyla alınmış bir mağlubiyet yer almıyordu. Bazı 5-0'lar olmuş olabilir (Van Basten'li Milan'a, Cruyff'lü veya Laudrup'lu Barça'ya, yani müthiş rakiplere karşı, Valencia'nın ise on sekiz yıldır kazandığı bir kupa yok).
Metafizik Bir Sorun·Kitabı okudu
Reklam
Reklam