10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:07
Uzun süredir okumayı düşünüp , devamlı ertelettiğim bir kitaptı. Kitapçıda cilt cilt ayrılmış şekilde görünce hemen aldım..ilk cildini bitirdim ve gerçekten kitaba hayran kaldım..Kitabın bu cildinde Genç, deniz kaptanı Edmond Dantesin en mutlu gününde sevgilisi Mersedes ile evleneceği sırada bir iftira ya maruz kalıp zindana atılmasını ,ve bu süreçte rastlantı sonucunda yer altından tünel kazarak firar etmeye çalışan Rahip Faria ile karşılaşması anlatılmaktadır. Edmond'un Rahip Faria ile yaşadığı arkadaşlığı okurken etkilenmemek elde değil...Rahip Faria'nın ölmesi Edmond Dantesin kurtuluşu olur ve Edmond firar ettikten sonra Rahip Faria'nın dediği hazineye ulaşmak için Monte Cristo adasına gider.Heyacan dolu bir yerde bitti birinci cilt ikinci cildi okumak için sabırsızlanıyorum.
Alıntı
Monte Cristo Kontu (1. Cilt)Alexandre Dumas · Kapra Yayıncılık · 202337,1bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 71. kitabı
Gogol'ün o dâhice ve iğneleyici kalemiyle, sıradan insanların zihinlerindeki kırılmaları, toplumsal sınıfların eziyetini ve bürokrasinin absürtlüğünü kahkahalarla karışık bir hüzünle okudum. Çarlık Rusyası'nın o soğuk ve kasvetli atmosferinde, aklını yitiren bir memurdan burnu firar eden bir devlet görevlisine kadar her hikâyede insan psikolojisinin en karanlık ve mizahi dehlizlerine indim. Gerçeklik ile hayal gücünün sınırlarını altüst eden, toplumsal ikiyüzlülüğü yüzüme bir tokat gibi çarpan zamansız bir klasikti.
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,5bin okunma
Reklam
Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir.
Puan vermedi·201 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:03
Sokrates’in herhangi bir eser kaleme almamış olması, aslında onun felsefesinin en tutarlı kanıtıdır. O, bilgiyi kâğıda hapsetmek yerine, yaşayan insan zihninde, karşılıklı bir diyalog süzgecinden geçirerek aramayı seçti. Platon’un kaleminden süzülüp bize ulaşan "Sokrates’in Savunması", sadece Atina mahkemelerinde geçen bir davanın kayıtları değil; insan olma onurunun, dogma karşısında verdiği o kadim ve sarsıcı mücadelenin destanıdır. Platon’un hocası için söylediği şu söz, eserin anahtarı niteliğindedir: "Sokrates, her şeyden kuşkulanmanın doğurduğu belirsizliği aşabilmek için, mutlak etik değerlere dayanarak gerçek bilgeliği aramanın gerektiğini savunur." Sokrates’in suçu, Atina’nın o dönemdeki "karanlık" huzurunu bozmak, gençlerin zihinlerinde şüphe tohumları ekmek ve "bildiğini sananların" cehaletini yüzlerine vurmaktı. Bugünün dünyasında bile "sorgulayan zihnin" neden hala bir tehdit olarak algılandığını, 2400 yıl öncesinden bizlere haykıran bir metin bu. "Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir. Sokrates " Bu cümle, cehaletin en utanç verici formunun "bildiğini zannetmek" olduğunu gösteren bir bilgeliğin zirvesidir. Sokrates, ölümü bir kaçışla -firar ederek veya cezayı paraya çevirerek- erteleyebilecekken bunu reddeder. Çünkü o, ölümden değil; haksızlıktan, kendi ilkelerine ihanet etmekten ve ruhundaki o ahlaki tutarlılığı yitirmekten korkmaktadır. Onun için "kendini savunup ölmeyi, yalvarıp yakararak yaşamaya yeğ tutmak", mağlubiyet değil, felsefi bir zaferdir. Kitabın yapısını incelediğimizde; Euthyphron ile başlayan, savunmayla zirveye ulaşan, Kriton ile sadakati/hukuku sorgulatan ve Phaidon ile ruhun ölümsüzlüğüne odaklanan dört bölümlük bir "yaşam kılavuzu" ile karşılaşıyoruz. Özellikle Kriton bölümündeki o firar teklifi, Sokrates’in kendi
1000Kitap
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,7bin okunma
8/10
·600 syf.··
2026 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:39
Banks evren kurmada mahir biri ve bu Kültür uygarlığını falan epey kafa yorarak anlatıyor. Oyunların oyuncusu daha sonraki bir eseriydi ama biz biraz ters bir sıralamayla Phlebas'ı daha sonra okuduk. Buna rağmen bir akış problemi olmadı. Evet güzel anlatıyor ama okurun da onun kadar konuya hakim olduğu kabulüyle biraz karışık anlatıyor bence. Her neyse. Kitabımızda Kültür ile İndir uygarlıkları arasında yaşanan bir savaş konu alınıyor. Kültür 'ün süper beyin yapıları Zihin'lerden bir tanesi firar eder. İdir'lişer bu zihnin peşine düşer. Bu iş için de Değişçin denilen bir türün belki de son temsilcilerinden birini, Bora Horza Gobuchul'u kullanırlar. Bora Horza'nın maceraları diyelim kitaba. Aksiyonu bol ama bir miktar uzun ve sıkıcı bir kitap. Okunur mu, kötü değil. Tavsiye ediyorum.
Bilim-Kurgu
Phlebas'ı HatırlaIain M. Banks · İthaki Yayınları · 201987 okunma
10/10
·284 syf.··
2024 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2024 23:03
Faruk Nafiz Çamlıbel’in bu eseri, Anadolu’nun tozlu yollarını ve sessiz hanlarını Türkçenin en yalın haliyle kucaklayan bir gönül borcudur. Şair, yaylı arabasıyla Kayseri’ye ilerlerken karşılaştığı kimsesiz ruhların acısını kendi kalbinde hisseder ve bu topraklara duyduğu derin hayranlığı her dizede ilmek ilmek işler. ​Firari şiirine gelince, bu dizelerin ardında vatan sevgisiyle harmanlanmış hüzünlü bir kaçış öyküsü yatar. Şiir, Milli Mücadele döneminde işgal altındaki İstanbul’dan ayrılarak Anadolu’nun kalbine, yani bağımsızlık ateşinin yandığı yere koşan bir Türk gencinin ruh halini yansıtır. Şair, bu "firar"ı korkakça bir kaçış değil, aksine özgürlüğe ve öze dönüş yolculuğu olarak kurgular. Geride bırakılan sevgilinin ve şehrin yerini, Anadolu’nun sert doğası ile istiklal umudu alır. Bu eser, bir insanın toprağına duyduğu sarsılmaz bağlılığın ve bağımsızlık uğruna her şeyden vazgeçişinin dokunaklı bir seslenişidir. Memleket edebiyatını tatmak isteyenler bu kitapta çok şey bulacaktır. İyi okumalar dilerim Faruk Nafiz Çamlıbel
Han DuvarlarıFaruk Nafiz Çamlıbel · Yapı Kredi Yayınları · 20213,530 okunma
Bir kız yıldızları görebildiğini söylüyor ve bende kahroluyorum
10/10
·316 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 01:43
Titan'ın Laneti benim için gerçek bir roller coaster deneyimiydi. Kitabı okurken o kadar çok duygu değişimi geçirdim ki bunu kelimelerle açıklamam çok zor. Bana çok farklı duyguları bir kitapta hissettiren kitapların sayısı bir elimin beş parmağını geçmez ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Titan'ın Laneti o kitaplardan biriydi benim için. Kitap; Thalia, Annabeth ve Percy'nin iki melez çocuğu bulup kampa götürmek için görev almalarıyla başlıyor. Bianca di Angelo ve Nico di Angelo. Artemis avcılarının ve Zoe Nightshade'in de kitaba girmesiyle planları hiç beklemediği bir yöne evriliyor. Her şeyden daha önemlisi bu görevde Annabeth'i kaybediyorlar. Annabeth sonlara kadar kitapta yok onun yerine yeni karakterlerimiz var. Zaten kitap başlamasıyla birlikte size beş altı karakteri birden fırlatıyor ve neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. En azından ben şaşırmıştım. Özellikle de Bianca'nın Artemis'in teklifini sanki akşam yemeğinde ne yiyeceğini seçmesi kadar kısa bir sürede kabul etmesiyle kendime "Bu kitap nereye gidiyor?" sorusunu sormak durumunda kaldım. Çok geçmeden sanki işler daha da karisamazmis gibi daha da karmaşık bir hal alıyor. Artemis kayboluyor ve görev artık bizzat karakterlerin ayağına geliyor. (Gerçekten ayağına geliyor) Ama bir sorun var ki Percy bu görev için seçilmiyor. Bu onu söz konusu Annabeth'in hayatıyken tabii ki durdurmuyor ve Pegasusunu da alıp Melez Kampı'ndan firar ediyor. Zoe onu başta istemese de ekibe yardımlarından dolayı kabul etmek zorunda kalıyor böylece ekibimiz tamamlanıyor. Fakat aldığımız küçük zafer uzun sürmüyor. "Başıma bir şey gelirse bunu Nico'ya ver. De ki... De ki üzgünüm." "Bianca, hayır!" İşte çölün ortasındaydık ve Bianca di Angelo kaybolmuştu. Bianca'nın kaybı beni baya etkiledi ama en çok da Nico'ya üzüldüm. Çaresizce
Titan’ın LanetiRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20176,1bin okunma
Reklam
Reklam