Şiro

Sen yıldan yıla nasıl da kemikleştiğini, hareket-sizleştiğini, ruhunun ve bedeninin kuruduğunu görmüyor musun? Çocukken nasıl da sıçradığını, eğilip büküldüğünü, günde on kez düşsen de hiçbir şey olmamışçasına on kez ayağa kalktığını hatırlamıyor musun? Cildinin nasıl narin olduğunu, etinin nasıl yumuşak ve sağlam olduğunu, nasıl uysal ama yenilmez bir yaşama gücüne sahip olduğunu unuttun mu? Bir de şimdiki haline bak! Derin kırışmış, buruşmuş, suratın asık, çentik çentik , içsel acılarınla bitmiş tükenmiş, bedenin kaskatı, sızlıyor, her hareketin bir ıstırap, her adımın bir karar, yere düşüp de kuru bir testi gibi paramparça olacağım, diye duyduğun o sürekli korku. Bu korkuyu hissetmiyor musun?
Önemli bir Zen ustası şöyle demiş: Otururken otur, yürüken yürü, her şey bir yana, sendeleme.
Sayfa 32 - Butik yayıncılık·Kitabı okuyor
Psikoloji okumuş olan Starling’di ama çamaşır makinesinin temposunun büyük bir kalbin atışını andırdığını ve dönen suyun çıkardığı sesin de doğmamış bir insanın duyduğu ses olduğunu bilen Mapp'dı.
İnsanın yaşlandıkça daha akıllı olup olmadığından pek emin değilim, Starling. Ama bazı şeylerden sakınmayı öğreniyorsun, burası kesin.
Her yeni enformasyon zaten sahip olduğumuz değer yargılarına ve varmış olduğumuz sonuçlara göre değerlendirilir. Bunun sonucunda da beynimiz her zaman o anda doğru hissettiğimize arka çıkar. Kız kardeşimizle ilişkimiz şahaneyken onunla ilgili her anıyı bu pozitif ışıkta hatırlarız. Ama ilişki acılaşırsa, aynı anıları çok farklı görmeye başlar, şimdiki zamandaki ona duyduğumuz öfkeyi açıklayacak şekilde yeniden yazarız. Geçenlerde vermiş olduğu o tatlı hediye artık imalı ve aşağılayıcıdır. Bizi göl kıyısındaki evine çağırmayı unutması artık masum bir hata değil, korkunç bir ihmaldir.
Alıntı·Kitabı okudu