8/10
·176 syf.··
2026 28. kitabı
Murata Efendi’nin Türkiye Seyahetnamesi İnsanlar geçmişi olmadan var olamaz Murata 1899 yılında Türk padişahının davetiyle,bu toprakların tarihini ve kültürünü araştırmak için gelmişti. Aslında buralara gelmesinde dokuz yıl önce japon imparatoruna mektup götüren Ertuğrul isimli fırkateyn de 650 kişiden 587’si boğularak ölmüştü..O günlerden sonra Türk padişahı iki ülkenin dostluğunu pekiştirmek ve halkımızı daha iyi tanımaları için japon bir bilgini kendi ülkesine davet etmiş. Kitap boyunca eski İstanbul’un atmosferini hissetmek çok güzeldi. Sokaklar, insanlar, günlük yaşam… Özellikle Murata’nın şehri büyük bir merakla izlemesi hoşuma gitti. Osman Hamdi Bey’le karşılaştığı bölümler de kitabın en ilgi çekici yerlerinden biriydi bence. Kitabı okurken Beni en çok üzen tarihi eserlerimizin hep yabancı arkeologlar tarafından yurt dışına götürülmesi oldu. Berlin müzesindeki eserlerimizi düşününce üzülmemek elde değil. Farklı kültürlerden ,farklı dillerden ,dinlerden insanların bir arada dost olmasını çok güzel anlatmış. Japon edebiyatın sakin kitaplarını seviyorsanız eski istanbuluda anlatan bu kitaba bir şans verin . “Emperyalizm doymak bilmeyen vahşi bir canavar gibi.Kanlarının son damlasına kadar sömürmeye çalışıyor.”
Murata Efendi’nin Türkiye SeyahatnamesiKaho Nashiki · Can Yayınları · 20269 okunma
9/10
·368 syf.··
2024 19. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2024 12:47
Bu romanın içinde kırk meselle birlikte Asr-ı saadet zamanına, peygamberimizin evine misafir olup Hz. Fatıma ve Hz. Ali'nin evliliğini, yaşantısını, birbirine ve müminlere bağlılığını anlatan okuması çok keyifli bir kitap. Ara ara gülümseten, bazen hüzünlenip ağlatan, bilgilerinizi tazeleyip sizi bazı konularda düşündüren kısımları ile okuyan herkese faydalı olacağını düşünüyorum. "Bu şiir çöl yolcusuna öğüttür. Güneş ve gündüz; Fahr-i Kâinat, Seyyidel Mürselin Hz. Muhammed (sav) Efendimizin rumuzudur. Güneşten sonra Ay doğacaktır. Kamer ise Emirel Mü'minin keremallahü veche Hz. Ali'dir. Ay battıktan sonra doğan Güzeller Güzeli Zühre yıldızı da Azra-i Betül, Zekiye-i Merziye, Hz. Fatıma Zehra'dır. Zühre yıldızından sonra ise Sitare-i Fırkateyn doğar. Fırkateyn yıldızlarıysa Reyhan-ı Cennet, İzzet-i Haseneyn, Şimal ve Cenup Kutupları Hz. Hasen ile Hz. Hüseyn'i temsil eder... Bunlar arka arkaya doğarak, çöl yolcusuna rehber olurlar. Böylece gece, seher vaktine kavuşur, Güneş yeniden doğar ve çöl yolcusu hiçbir zaman yalnız kalmaz, yolunu kaybetmez... Çöl yolcusu gibiyiz hepimiz hayatta, rehberlerimiz ise yollarımızı aydınlatmaktadır, der bu şiir..."
1000Kitap
CanfedaSibel Eraslan · Timaş Yayınları · 2012832 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevinçle sefere çıkan ama hüzünle dönen Ertuğrul fırkateyni
8/10
·74 syf.··
2023 174. kitabı
İkinci Abdülhamid zamanı, Japonya'nın dostluk ziyaretine karşılık Ertuğrul fırkateyni Türk Japon dostluğunu güçlendirmek adına Japonya'ya gönderilir. Şair Ali Ruhi Bey de gemi seyir defterini tutmak amacıyla bu seyahatte görevlendirilir. Yolculuk devam ederken Süveyş kanalında, rüzgar ve akıntının şiddetiyle ilk kazayı geçirirler. Fırkateyn iki ay gibi bir süre sonunda tamir edilip tekrar yola çıkar. Yedi ay gibi süre sonunda Kolombo ve sonra Singapur'a vardıklarında Ali Ruhi Bey teşhis edilemeyen bir hastalığa yakalanır. Kendisini tedavi amaçlı burada bırakırlar. Bu süre zarfında Yüzbaşı Osman Paşa seyir notlarını İstanbul'da ki abisine mektup yazarak iletir. Gerek hava koşulları gerek mevsim şartları nedeniyle zorlu ve uzun bir yolculuk geçirirler. Nagasaki'ye vardıklarında askerî birliklerce selamlaşırlar ve dört gün burada kaldıktan sonra sırasıyla Kobe'ye, Yokohama'ya oradan da Tokya'ya ulaşırlar. Burada çok güzel karşılanırlar ve imparatorun ziyafetleriyle ağırlanırlar. Aynı zamanda padişahın yolladığı nişan ve hediyeler imparatora takdim edilir. İstanbul'dan dönüş için haber ve para beklerken gemide kolera salgını başlar, karantinaya alınırlar. Kaybedilen bu zaman yolculuğu riske atmaktadır. Süvari birliği bir yandan buradan bir an önce İstanbul'a hareket etmek istemekte, diğer yandan bu yolculuğun riskli olacağının da farkındalardır. Ancak emir büyük yerden durumu hareket etmeleri yönünde karar almalarına sebep olur. Çünkü 14 ay önce Singapur'dan ayrılırken geminin uzun yolculuğa elverişli olmadığı yüzbaşı Osman Bey ve süvari birliği tarafından İstanbul'a rapor edildiği halde gemi bu yolculuğa çıkarılmış, Bahriye nazırı tarafından aksi karar verilmiştir. Yola çıktıktan bir süre sonra sert rüzgarlar ve şiddetli dalgalara maruz kalmışlardır. Kobe limanına
Ertuğrul FaciasıBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2018203 okunma
9/10
·526 syf.··
2023 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2023 08:19
Merhaba yeni bir kitapla geldim. Aslında uzun diyebileceğimiz bir kitaptı fakat elimden bırakmadığım için çok kısa bir zamanda okudum. Jules Verne yakın zamanda tanıştığım bir yazar. Kitaplarının çoğu popüler ve beyaz perdeye de aktarılmış. Bu da benim ilgimi çekti. Bilim-kurgunun babası sayılan bu Fransız yazar gerçekten de bu kadar ünlenmesinin hakkını veriyor kitaplarında. Denizler Altında Yirmi Bin Fersah yazardan okuduğum üçüncü kitap. Çok keyif alarak okudum. Spoiler vermek istemiyorum ama kısaca şöyle bir bahsedeyim. O dönemde denizlerde bir deniz canavarı görülür. Balinadan daha büyük ve daha hızlı bir canavar... Deniz kazalarından sorumlu tutulur. Tabi buna dünya ülkeleri seyirci kalamaz. Birleşik Devletler dönemin Profesörlerinden Beyefendi Aronnax'a bir mektup gönderir ve bu canavarı aramaya hatta yok etmeye çıkan Abraham Lincoln isimli fırkateynde yola çıkmasını teklif eder. Fırkateyn yola çıkar ve o açık denizlerde hikayemiz başlar. Döneme bakarak değerlendirince denizaltı, dalış giysileri, basınca dayalı araç ve ekipmanlar kullanıldığını ifade eden bu kitap gerçekten insana olağanüstü geliyor. Jules Verne kitaplarında dikkatimi çeken bir nokta da şu bilim-kurgunun hakkını sadece kurgu kısmını bastırarak değil bilim kısmını da hayli zenginleştirerek veriyor bence. Okuması gerçekten keyifli, uzun olmasına rağmen bir solukta okunacak bir roman. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat & Roman
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201916,2bin okunma
Yığınla Macera
Puan vermedi·532 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 00:00
Öncelikle büyük bir heyecanla başladığım bu kitabı okurken yaşanan deprem felaketi sonrası aynı heyecanla devam edemesem de ilerleyen süreçte bitirmek nasip oldu. Bilim-kurgu ve fantastik edebiyat deyince akla gelen ilk isimlerden birisi olan Jules Verne'in en yaratıcı eserlerinden birisi kesinlikle bu kitaptır. Kitabı okurken yer altı dünyasının her bir köşesine gidip o dünyaları tanımak isterseniz bu kitabı okumalısınız... Neler neler yok ki içinde... Öncelikle bütün dünyada yankı uyandıran büyük bir canavarın hikayesiyle başlıyoruz romanımıza... Bu canavarı araştırmak için kurulan heyetin içinde Profesör Aronnax, yanından bir an bile ayrılmayan hizmetkarı Conseil ve zıpkıncı Ned Land de bulunmaktadır. Fırkateyn ile yapılan arama sonucunda canavar bulunmuş fakat yok edilememiştir. Meydana gelen çarpışma sonucu bu üç adam denize düşer ve kaybolurlarken canavarın metal zırhıyla karşılaşırlar. Aradıkları canavar aslında bir deniz aracıdır. Kaptan Nemo komutasındaki Nautilus'a alınan bu üç kazazedenin macerası daha yeni başlamaktadır. Nautilus bir tür deniz altıdır ama o zamanlar böyle bir icattan söz etmek imkansızdır. Tamamıyla Verne'in hayal ürünü olan bir araçtır. Bu araçta birçok oda, bir mutfak, bir büyük salon vs. bulunmaktadır. Üç kazazedeye gemide yaşayabilmeleri dışında hiçbir seçenek sunulmamıştır ve onlar da mecburen bu araçta yaşamaya başlamışlardır. Deniz altındaki birçok donanım elektrik sayesinde işlevini yerine getirmektedir. Kaptan Nemo, bütün ihtiyacını derin okyanuslardan karşılamaktadır: yakacak, yiyecek, içecek, giyecek... Kaptan Nemo ve Bay Aronnax'ın maceralarının ilki deniz altı ormanlarındaki av partisi. Crespo Adası olarak bilinen ve devasa okyanus çayırlarının ve bitkilerinin oluşturduğu devasa yer altı ormanı. Sonra Torres
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202116,2bin okunma
Savaşın Modern Gemileri
9/10
·304 syf.·
2022 96. kitabı
Tarafımdan oluşturulmuş bu yorumun tüm hakları kitapyurdu.com'a aittir Savaşın Modern Gemileri İnsanlar klasik manada ilk gemiyi yaptıklarından bugüne kadar denizde kendilerine uzakları yakın eden bu vasıtaları geliştirmesini bildiler. Ama 19. yüzyıla gelindiğinde deniz vasıtalarındaki teknolojik gelişim, Sanayi İnkılabının da rüzgarını arkasına alarak, muazzam bir ivme kazandı. Harp sanayisindeki ilerlemeler sayesinde gemiler; adeta savaşının dehşetini karalara yakın eden, yeri geldiğinde bir ada cesametiyle düşmanın karasularını tahakküm altına alan, yüksek ateş gücüyle her orduyu zafere ulaştırabilecek bir güce erişti. Peki, insanlık tarihi düşünüldüğünde oldukça kısa denilebilecek bir zaman dilimindeki (1850’den günümüze kadar) bu hızlı değişim nasıl gerçekleşti? Ele alacağımız “Modern Harp Gemileri” isimli eser bu soruya cevap arar. Eser, her ne kadar böylesine mütevazı bir soruya cevap arıyor gibi gözükse de ele alınan araştırmanın altyapısı incelendiğinde fazlasını içerdiği görülür. Bir kere eserle hedeflenen amaçlar çok katmanlı yapısıyla dikkat çeker. İlk aşamada eser araştırılan konu üzerinde akademik yönelimi olmayan denize tatil bölgesi mesabesinde bakan okura tarihi malumat kazandırır. Özellikle, objelerin tarihine dokümanter şekilde yaklaşarak ilgiyi merkeze çeken tarihi anlayışın hız kazandığı dönemimizde, geminin tarihini irdelemenin okurun ufkunu açacağını düşünmek gayet makuldür. Fakat gerek akademik gerekse de belgesel tarzı olarak nesnelerin tarihine yönelen eserlerin ülkemizde fazla olduğu söylenemez. Ayrıca üç tarafı denizlerle çevrili tarihi deniz zaferleriyle dolu bir milletin gemilere pek de öyle olmazsa olmaz gözüyle baktığı görülmez. Bu yüzden eserin gemiye ve denize olan ilgiyi arttırmak ve alandaki boşluğu doldurmak gayesiyle yazıldığını
Tarih
Modern Harp Gemileri -1850'den GünümüzeEvren Mercan · Kronik · 202241 okunma