10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 174. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:38
"FİGARO'NUN DÜĞÜNÜ" "İntikam, oh, tatlı intikam Onurlu bir adam için bir ferahlıktır; Utanç ve onursuzluğu unutmak, Alçaklık ve adiliktir. Zarif ve esprili, keskin ve nükteli, Her zaman eleştirel ve her zaman politik, Evet, yapabilirsin... Dava önemlidir! Ama inan bana, onu mahvedeceğim. Ve tüm yasaları çarpıtmalıysam, Ve tüm kayıtları gözden geçirmek zorundaysam, Entrikalarla ve müdahalelerle, Başarısız olunamaz, zafer benimdir. Ve eğer tüm yasaları ben yaparsam..." Figaro’nun Düğünü, sahnelendiği dönemde pek çok kişiyi güldürmekten çok tedirgin eden bir opera. Mozart’ın başyapıtı, bestelendiği 1786 yılında “tehlikeli” damgası yemiş, hatta İmparator II. Joseph’in sansüründen geçmekte zorlanmış. Bu neşeli aşk oyununu bu kadar kışkırtıcı yapan neydi? Soyluların âhlaki çöküşü sergileniyordu. Kont sadakatsiz, kibirli ve halkının haklarını hiçe sayan biri olarak resmedilmişti. Alt sınıftan karakterler akıllı, becerikli ve âhlaki üstünlüğe sahipti. Feodal haklar (soylunun gelin üzerindeki “ilk gece hakkı”) alaya alınıyordu. Kont’un uşağı Figaro, güzel Susanna ile evlenmek ister ancak efendisi Kont Almaviva, eski feodal hakkını kullanarak gelinle ilk geceyi kendisi geçirmeyi planlamaktadır. Figaro ve Susanna, zekâlarıyla Kont’u alt etmek için çevirmedikleri dolaplar kalmaz. Opera tarihinde kadınlar hep birbirinin kuyusunu kazır. Burada değil tam aksine. Kontes ve Susanna rakip değil, müttefik. Biri eş, biri hizmetçi. Aralarındaki statü farkı dağlar kadar. Ama el ele verip Kont’a oyun kuruyorlar. En sevdiğim sahne burası oldu. Kontes diyor ki: “Gel kocama ders verelim.” Susanna “Olur” diyor. İntikam için değil, saygı için. Kadın dayanışması 250 yıl önce yazılmış. Kont karısını aldatıyor. Kontes öğreniyor. Modern bir dizi olsa bavul toplanır, kapı çarpılır. Ama Kontes öyle
Edebiyat
Figaro'nun DüğünüWolfgang Amadeus Mozart · Fihrist Kitap · 20245 okunma
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Mozart’ın bestelediği ve Lorenzo Da Ponte’nin librettosunu yazdığı Figaro’nun Düğünü, opera tarihinin sadece en eğlenceli ve aynı zamanda en devrimci eserlerinden biridir. ️🩷 Fransız yazar Pierre Beaumarchais’nin aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanan bu opera, 1786 yılındaki ilk gösteriminden bu yana güncelliğini ve büyüsünü hiç kaybetmedi. Ben Mersin Devlet Opera ve Balesinden çok keyif alarak izlemiştim. Karşıma bir daha çıksa yine hiç düşünmeden izlemeyi tercih eder içinde kaybolur eririm Eser, Kont Almaviva’nın sarayında uşak olan Figaro ile Kontes’in hizmetçisi Susanna’nın düğün gününde geçer. Hikaye temelde tek bir güne sığdırılmış bir entrikalar yumağıdır. Kont Almaviva, gözü dışarıda bir çapkındır ve kaldırdığını iddia ettiği "ilk gece hakkını" Susanna üzerinde kullanmak ister. Figaro ve Susanna, Kontes Rosina’nın ve sarayın diğer renkli karakterlerinin yardımıyla Kont’a unutamayacağı bir ders vermek için zekice bir plan yaparlar. Peki devriminin ayak sesleri nerede geliyor ? Sınıfsal eleştiri sunma kısmında. Kont gücü elinde bulunduran kibirli, bencil pislik biridir. Hizmetçi sınıfından olan Figaro ve Susanna; zeki, pratik zekalı ve olayları kontrol eden karakterler olarak gücü eline alır:) Figaro’nun Düğünü, komedi olmasının dışında çok güçlü bir insanlık ve adalet manifestosu bence. Operanın sonunda Kont’un diz çöküp Kontes’ten af dilediği ve Kontes’in onu bağışladığı sahne sadece bir evlilik krizinin çözülmesi değil; sınıflar, cinsiyetler ve insanlar arasında bir uzlaşı ve barış çağrısıdır. ​Mozart, insan kusurlarını (kıskançlık, şehvet, kibir) yargılamadan, onları muazzam bir empati ve müzikal estetikle ele alan harika bir sanatçı Bu yüzden Figaro’nun Düğünü, yazıldığı çağın çok ötesinde her dönem için ayna niteliğinde harika bir eser.
Figaro'nun DüğünüWolfgang Amadeus Mozart · Fihrist Kitap · 20245 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·672 syf.··
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 20:01
Takıntılı karakterleri, manipülasyonları, toksik ilişkileri, spor rekabetlerini de içine katarak çok güzel anlatmış bir kitap. Sonları hele çok akıcı bir şekilde deli gibi okudum, karakterlere yer yer deli oluyorsun. Sonunu kesinlikle daha başka yapardım, puanı biraz da bundan kırdım. Baş karakter daha iyilerini hakediyorsun…
The FavoritesLayne Fargo · Random House · 20255 okunma
9/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 11:35
Amin Maalouf uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı ve bu librettosu ile başladım. Librettolar genellikle daha yakın hissettiğim bir edebi tür çünkü okurken karakterlerin hareketlerinin betimlenmesi hikayeyi hayal etmemi kolaylaştırıyor. Kitaba gelecek olursak kitap konu bakımından ilgimi çekti; savaş zamanında birçok durumun olumsuzluğu belirtilirken yağmalama,tecavüz, insanların özel hakkının yok sayılması gibi konular göz ardı ediliyor. Kitabın bu konuları nasıl ele aldığını merak ettim. Kitap bahsettiğim konuları ele alış bakımından biraz eksik bulduğum ama beğendiğim bir kitap oldu. Kitapta hoşuma gitmeyen tek konu Tsargo gibi hataları kabul edilemeyecek bir adamın; geçmişini, aşkını öne sürerek yaptığı yanlışların güzellenmesiydi. Kitapta göze çarpan bir başka konu da yer yer kendisiyle tezata düşmesiydi, bir yerde Adriana kanın önemsiz olduğunu söylerken bir yerde oğlu Yonas'ın karakterini babasının kanı şekillendirecek mi endişesi duyuyordu. Bu iki konu dışında kitapta pek gözüme çarpan bir şey olmadı. Kitapta beğendiğim çok fazla alıntı oldu. Tüm kitabın altını çizmemek için zor tuttum kendimi. Beni en çok etkileyen alıntı Adriana'nın insanın kendi kanına yüklediği gereksiz anlam kısmıydı. Bu eseri izlemeyi de çok isterdim. Amin Maalouf adına güzel önyargısız bir başlangıç yaptığımı hissediyorum diğer kitapları da büyük ihtimalle okunacak listemde yer alacak.
Adriana MaterAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20181,666 okunma
9/10
·98 syf.··
2026 11. kitabı
İlk kez bir libretto okuyorum. Adriana Mater 2006 da Kaija Saariaho tarafından bestelenmiş ve Bastille operasında sergilenmiş. Uğradığı tecavüz sonucunda hamile kalan anne Adriana, büyüdüğünde babasının gerçek kimliğini öğrenen ve onu öldürmeye yemin eden oğul Yonas, savaştan kör olmuş olarak dönen ve gençliğinde savaşın verdiği güçle korkunç şeyler yapan baba Tsargo ve Adriana’nın kız kardeşi Refka operanın karakterleri. Son sahne çok etkileyiciydi. Yonas yemin etmesine rağmen gözleri görmeyen babasını öldüremez ve onun yanından kaçar. Özür dilemek için annesine gelir ve annesi belki intikamımızı alamadın ama bugün ikimizde kurtulduk der. Artık tamamen eminim sen benim oğlumsun, damarlarında o canavarın kanını taşımıyorsun. Eğer taşısaydın bir saniye düşünmez onu öldürürdün der. Ah bu operayı Bastille’de izlemeyi çok isterdim. Eserde; annelik , barbarlık, ölüm, yaşam, pişmanlık,bağışlama, intikam…. çok net işlenmiş. savaşın verdiği güçle canavara dönüşen insanların başkalarının hayatını nasıl mahvettiğini görüyoruz. Kısa ama derin bir kitap. Sevdim.
Adriana MaterAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20181,666 okunma
4/10
·360 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 21:29
Kitabı ne yazık ki genel olarak sevmedim. Dark academia etiketiyle beklentim daha farklı bir atmosfer ve entelektüel derinlikti. Akademide geçmesi ve içinde ölüm olması, bir hikayeyi tek başına dark academia yapmaya yetmiyor diye düşünüyorum. * 1000 Gemi; bir romanın bir parçası ve devamı nasıl olurdu merak ettim. * Tahribat, çok sevdim ve heyecanla okudum. * X Evi; çok iyi başladı ama sonrası beklentimi karşılamadı. * Phobos; atmosferi sevdim. Dark Akademi atmosferine alışmak için başlangıç adına değerlendirilebilir belki ancak türün tecrübelilerini asla besleyebileceğine inanmıyorum. Kutsal Salonlarda
Kutsal SalonlardaPaul Kane · Athica Yayınları · 202421 okunma