‘’senin odanda masayla kitaplık arasında, öğleyle akşam arasında ve hatırlamakla unutmak arasında bizi birbirimiz için var eden cümlelerinle anlatmıştın bana bunları.’’
‘‘çukurova insanları gittikçe zalim, kötü, sevgisiz oluyorlarmış... dost diyecek hiç dost kalmamış. herkes herkesin gözünü oyuyormuş , beş kuruşa insan babasını öldürürmüş. kendisi o kadar insan içine girmiyormuş. baharda portakal çiçekleri öyle bir kokarmış ki kokularından insan sarhoş olurmuş.”