Seda Yendekoğlu Aksoy

Seda Yendekoğlu Aksoy
@fitzgeraldsonya
Puan vermedi·160 syf.··
6 günde okudu
·
2025 23. kitabı
Judith Hermann
6.4/10 · 593 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Filizlenme Öğretisi.
Puan vermedi·116 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 01:30
Öncelikle hayatınızda sevdiğiniz, yürekten sevdiğiniz Kadınları düşünün. Onlarla kurduğumuz görünmez bağları, yitip gitmiş hayaller ormanında bir yabani otun içine ilişmiş, hayatını yaşayamayan Kadınları. Tanıdık geldi mi? Anneniz, büyükanneniz belki de siz. Türkan işte tüm dünyanın kıyısında dolaşan Kadınların Arasında anlatılacak bir mitsel öykü adeta. Eşini kaybettikten sonra sarı karavanla bir zeytinliğe doğru yelken alan bir üveyik kuşu. Niye üveyik? Ürkek. Hepimiz gibi. Hisleri dolu dolu. Umudu,umutsuzluğu, yarım kalmışlığını tanımlayamaması. Sevdiğini düşündüğünü eşinin geçmişinde sığıntı bazen. Şefkatli görünmezlik aslında evliliği. Yola çıktığı andan itibaren kendisini adım adım izliyor Türkan. Ah canım Türkan. Ne çok ihtiyacın varmış, şöyle oturup kendini karşıdan izlemeye. Kendini bulmaya. Çiçeklenmeler yalnızca Kadınların kendi Arasında konuştuğu bir dil, imge, ortak bir mit. Bir kadının bir erkeğin aşkından aşk sandığı sığınmalarından çıkıp, çırılçıplak kendiyle kaldığı bir uyanış hikayesi. Kabilemi buldum dedi Türkan. Buldum işte. Biraz da böyledir hayat. Anlamlı ve umutlu yaşamak için saklanmak gerekir. Türkan Orhan'ın bile kendine itiraf edemediği başkaca ilişkilerin içinde yer alan küçük bir kız çocuğu. Annesi kardeşini doğururken hayatını kaybetmiş. Böylece bir yanı da onunla gitmiş. Sonrası hep kendini kabullendirmekle geçen bir ürkek ruh hikayesi. Çocukken sevilmeyenlerin ortak derdi işte. İnsan, kendini tanıma yoluna girsin yeter ki o zaman dağ olup uzaklaşır geçmişinden. Kendini izler, dinler, durdurur, yatıştırır aniden Evren de kulak verir bu değişime. Bir eşlikçi, bir sohbet, bir uğraş, bir bebek, bir sevgili, bir bardak çay, bir minik sıpanın gözlerinde, bir zeytinliğin gizli bahçelerinde, bir belik örgünün dalgalanan
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 01:30
·
2025 22. kitabı
Melisa Kesmez
8.4/10 · 7,5bin okunma
Gerçek ile Hayal Arasında Bir Annelik Hikâyesi
Puan vermedi·72 syf.··
2025 20. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 14:01
Éric-Emmanuel Schmitt’in kısa romanı Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çocuğu, Çin’in tek çocuk politikası bağlamında annelik, hayal gücü ve özgürlük temalarını işler. Hikâyenin merkezinde, otel tuvaletinde çalışan sıradan bir kadın olan Bayan Ming vardır. O, hiç doğurmamış olsa da on çocuğa sahip olduğunu söyler; her birine ayrı bir kişilik, ayrı bir hayat hikâyesi verir. Bu hayali çocuklar, aslında yasaklanan arzuların ve bastırılan annelik duygusunun sembolüdür. Bayan Ming’in hayal gücü, devletin bireyin en mahrem alanına getirdiği sınırlamaya karşı sessiz bir direnişe dönüşür. Schmitt’in masalsı ve şiirsel dili, okuru bu hayali dünyaya inandırır, hatta hayalin gerçeklikten daha sahici olabileceğini düşündürür. Kısacık hacmine rağmen eser, “varlık” ve “özgürlük” üzerine evrensel sorular sorar. Bayan Ming’in hiç olmamış çocukları, insan ruhunun sınırlandırılamayan yaratıcı gücünü simgeler.
1000Kitap
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
“Çevremi saran bu sanayi kentini kâr peşinde koşmak örgütlüyordu ve yine de, bu ilerilik karikatürü içinde, görünmez bir mimariyi, ele gelmeyen bir belleği hissediyordum.” “Yunhai büyümüş, yer değiştirmiş, yeniden inşa edilmiş, defalarca yerle bir edilip yeniden yapılmış olabilirdi, ama tarihi olan eski bir Çin kasabası olarak varlığını koruyordu.” “Konfüçyüs insanların beyninde yer ediyordu: Aile aşkını savunması, saygıyı taparcasına sevmesi, aşırılığa karşı mücadelesi kafalarda yaşamaya devam edecekti.” “Çinliler kültürlerini taşlarda barındırmıyorlardı.”
Doğan Kitap·Kitabı okudu